Açık Dikkat Treisman ve Gelade, 1980

Hedefi bul.

Bazı hedefler kalabalığın içinden fırlar, bazılarını tek tek aramak gerekir. Görsel aramanın hızını ve sınırlarını ölç.

2 dksürer 0katılım Anonimkayıt gerekmez
EXP. 024

Ekranda kırmızı dik bir çubuk var mı, yok mu: ne kadar hızlı karar verebilirsin?

Deney yükleniyor… JavaScript kapalıysa deney çalışmaz; bilim kutusunu ve makaleyi aşağıda okuyabilirsin.

Tekrar oyna, yüksel

Sıralama.

  1. Henüz kimse sıralamaya girmedi. İlk sen ol.
Sıralamada yalnızca gönüllüler görünür. Anonim oynayışların, gönüllü olunca hesabına bağlanır.Gönüllü ol zor arama · her kişinin en iyi oynayışı sayılır
Önce deneye katıl.

Bilimi okumak cevabını etkileyebilir. Katıldıktan sonra her şey açılır; istersen yine de şimdi okuyabilirsin.

Deneye dön
Bilim kutusu

Tek bir özellikle ayrılan hedef kalabalıktan fırlar; iki özelliğin birleşimiyle tanımlanan hedefi aramak ise ekrandaki öğe sayısı arttıkça uzar.

Ne ölçüyoruz

Görsel aramanın verimliliğini ölçüyoruz. Her ekranda 6, 12 ya da 24 çubuk var ve hedef, denemelerin yarısında bulunuyor. Cevap süresinin öğe sayısıyla ne kadar arttığı (öğe başına milisaniye, yani eğim) aramanın ne kadar verimli olduğunu gösteriyor. Özellik aramasında hedef yalnızca rengiyle ayrılıyor; birleşik aramada ise hedef, bir dikkat dağıtıcıyla rengini, ötekiyle yönünü paylaşıyor. Hedef var ve yok denemelerini ayrı inceliyoruz. Sıralama, birleşik aramadaki doğru cevapların ortanca süresine göre yapılıyor (doğruluk en az %80 olmalı).

Araştırmalar ne diyor

Treisman ve Gelade'nin (1980) ilk deneyinde altı katılımcı, kahverengi T'ler ve yeşil X'ler arasında yeşil bir T aradı (birleşik arama); ekranda 1, 5, 15 ya da 30 harf vardı. Cevap süresi hedef varken öğe başına 28,7 ms, hedef yokken 67,1 ms arttı; oran yaklaşık yarıydı. Yalnızca rengiyle ya da şekliyle ayrılan hedeflerde ise hedef varken eğim ortalama 3,1 ms/öğe idi. Wolfe, Cave ve Franzel (1989) pek çok birleşik aramanın bu kadar yavaş olmadığını gösterdi. Wolfe'un (1998) yaklaşık 1 milyon denemelik (2.500 oturum) arşiv analizinde eğimler 'paralel' ve 'seri' diye iki gruba ayrılmıyor, kesintisiz bir yelpazeye yayılıyordu; ortanca eğim hedef varken 8,4, yokken 20,1 ms/öğe idi.

Neden böyle

Treisman'ın özellik bütünleştirme kuramına göre renk ve yön gibi temel özellikler bütün görme alanında aynı anda, dikkat gerektirmeden işlenir; tek bir özellikle ayrılan hedef bu yüzden 'fırlar'. Bir nesnenin hem kırmızı hem dik olduğunu bilmek ise özellikleri birbirine bağlamayı, bunun için de dikkati o nesneye yöneltmeyi gerektirir; öğe sayısı arttıkça süre de artar. Wolfe'un rehberli arama modeline göre temel özellikler dikkati olası adaylara yönlendirir: 'kırmızı' ve 'dik' bilgisi birlikte kullanılınca arama, öğeleri tek tek gezmekten çok daha verimli olabilir. Hedef yokken 'yok' demek için daha fazla öğeye bakmak gerektiğinden, hedef yok denemeleri hemen her zaman daha uzun sürer.

Sınırlılık

Tarayıcı ve ekran zamanlaması cihaza göre değişir; dokunmatik ekranda cevap vermek fareden ya da klavyeden yavaş olabilir. Her öğe sayısı ve hedef var/yok koşulu için kişi başına yalnızca birkaç deneme olduğundan kişisel eğim gürültülüdür; daha güvenilir eğimler kalabalık ortalamasından hesaplanır. Kırmızı-yeşil renk ayrımında güçlük çekenler için özellikle 1. el zor olabilir. Ekran boyutu, ışık ve dikkat dağınıklığı da sonucu etkiler; kendiliğinden gelen internet örneklemi laboratuvar katılımcılarına benzemeyebilir.

28,7 / 67,1 ms/öğeBirleşik aramada eğim, hedef var / yok (Treisman ve Gelade, Deney 1)Treisman ve Gelade, 1980
3,1 ms/öğeÖzellik aramasında eğim, hedef varTreisman ve Gelade, 1980
8,4 / 20,1 ms/öğe~1 milyon denemede ortanca eğim, hedef var / yokWolfe, 1998
%30 / %12Radyologlarda kaçırılan kanser: nadir (~%1) / sık (%50) hedefEvans ve ark., 2013
  1. Treisman, A. M., & Gelade, G. (1980). A feature-integration theory of attention. Cognitive Psychology, 12(1), 97–136. Kaynağa git ↗
  2. Wolfe, J. M., Cave, K. R., & Franzel, S. L. (1989). Guided search: An alternative to the feature integration model for visual search. Journal of Experimental Psychology: Human Perception and Performance, 15(3), 419–433. Kaynağa git ↗
  3. Wolfe, J. M. (1994). Guided Search 2.0: A revised model of visual search. Psychonomic Bulletin & Review, 1(2), 202–238. Kaynağa git ↗
  4. Wolfe, J. M. (1998). What can 1 million trials tell us about visual search? Psychological Science, 9(1), 33–39. Kaynağa git ↗
  5. Wolfe, J. M., & Horowitz, T. S. (2017). Five factors that guide attention in visual search. Nature Human Behaviour, 1(3), 0058. Ayrıca: Wolfe, J. M., & Horowitz, T. S. (2004). What attributes guide the deployment of visual attention and how do they do it? Nature Reviews Neuroscience, 5(6), 495–501. https://doi.org/10.1038/nrn1411 Kaynağa git ↗
  6. Wolfe, J. M., Horowitz, T. S., & Kenner, N. M. (2005). Rare items often missed in visual searches. Nature, 435(7041), 439–440. Kaynağa git ↗
  7. Evans, K. K., Birdwell, R. L., & Wolfe, J. M. (2013). If you don't find it often, you often don't find it: Why some cancers are missed in breast cancer screening. PLoS ONE, 8(5), e64366. Kaynağa git ↗

Kalabalıkta bir kırmızı çubuk

Kalabalık bir istasyonda sarı montlu arkadaşını bulmak birkaç saniye sürer, çünkü sarı mont gözüne kendiliğinden çarpar. Aynı arkadaşı, herkesin koyu renk giydiği bir kalabalıkta yüzünden tanımaya çalıştığında ise insanları tek tek gözden geçirmen gerekir. Psikologlar bu farkı 'görsel arama' adı verilen basit bir görevle inceliyor: ekranda bir hedef var mı, yok mu, mümkün olduğunca hızlı söyle.

Görevin gücü, aradığımız şeyin ne kadar zor bulunduğunu tek bir sayıyla ifade edebilmesinde. Ekrandaki öğe sayısını artırıp cevap süresinin ne kadar uzadığına bakılır. Süre neredeyse hiç değişmiyorsa arama verimlidir; her yeni öğe süreye birkaç on milisaniye ekliyorsa, dikkat öğeleri büyük olasılıkla tek tek ya da küçük gruplar halinde dolaşıyordur. Bu deneyde aynı hedefi, kırmızı dik bir çubuğu, iki farklı kalabalıkta arıyorsun.

Treisman'ın iki tür araması

Anne Treisman ve Garry Gelade 1980'de, görsel algının iki aşamada işlediğini öne süren özellik bütünleştirme kuramını yayımladı. İlk aşamada renk, yön, eğrilik gibi temel özellikler bütün görme alanında paralel olarak çıkarılır. Ama bu özelliklerin hangi nesneye ait olduğunu, yani kırmızının dik çubuğa mı yoksa yatık çubuğa mı ait olduğunu bilmek için dikkatin o konuma yönelmesi gerekir.

Kuramı sınadıkları ilk deneyde katılımcılar kahverengi T'ler ile yeşil X'ler arasında yeşil bir T aradı. Bu hedefi ne rengi ne de şekli tek başına ele veriyordu; ikisinin birleşimine bakmak gerekiyordu. Cevap süresi öğe sayısıyla neredeyse kusursuz bir doğru halinde arttı: hedef varken öğe başına 28,7 ms, hedef yokken 67,1 ms. Hedef yalnızca rengiyle ya da şekliyle ayrıldığında ise eğim hedef varken 3,1 ms/öğe kadar küçüktü; 30 harflik bir ekranda bile süre neredeyse hiç uzamıyordu. Yazarlar sonuçları, dikkatin öğeleri birer birer, öğe başına yaklaşık 60 ms'de taradığı bir aramayla açıkladı.

'Var' demek kolay, 'yok' demek zor

Treisman ve Gelade'nin birleşik aramasında hedef var eğimi, hedef yok eğiminin yaklaşık yarısıydı. Bunun sade bir açıklaması var: öğeleri tek tek kontrol ediyorsan hedefi ortalamada yolun yarısında bulursun, ama hedef yoksa 'yok' diyebilmek için hepsine bakman gerekir. Bu 2'ye 1 oranı uzun süre seri, kendi kendini sonlandıran bir aramanın imzası olarak görüldü.

Wolfe'un 1998'de yaklaşık bir milyon denemeyi kapsayan 2.500 oturumu yeniden analiz ettiği çalışma bu tabloyu hem doğruladı hem karmaşıklaştırdı. Hedef yok eğimleri gerçekten de ortalamada hedef var eğimlerinin yaklaşık iki katıydı; ancak oran özellikle verimli aramalarda 2'nin biraz üstündeydi ve 2'ye 1 ilişkisi her zaman tek tek taramayı kanıtlamıyordu. İnsanların 'yok' kararını nasıl verdiği, yani aramayı ne zaman bırakmaya karar verdiği, bugün hâlâ araştırılan bir soru. Bizim deneyimizde de 'Yok' cevaplarının 'Var' cevaplarından daha uzun sürmesini ve aradaki farkın birleşik aramada, özellikle de 24 çubuklu ekranlarda, daha belirgin olmasını bekliyoruz.

Seri mi, paralel mi? Rehberli arama

Jeremy Wolfe ve arkadaşları 1989'da birleşik aramaların, deneyimsiz katılımcıların bile pek çoğunda, Treisman'ın kuramının öngördüğünden çok daha verimli olduğunu gösterdi. Renk ve yön gibi iki özelliğin birleşimini aramak, beklenen yavaş taramaya hiç benzemeyebiliyordu; üç özelliğin birleşimini aramak ise iki özelliğinkinden bile kolay olabiliyordu. Önerdikleri rehberli arama modeline göre temel özellikleri işleyen paralel süreçler, dikkati hedef olabilecek öğelere yönlendirir. Senin aradığın kırmızı dik çubukta, 'kırmızı' bilgisi dikkati kırmızılara, 'dik' bilgisi dik olanlara çeker; ikisinin kesiştiği yerde hedef öne çıkar. Wolfe, modeli 1994'te 'Guided Search 2.0' adıyla güncelledi ve rehberli arama fikri bugün görsel dikkat araştırmalarının temel çerçevelerinden biri.

Wolfe'un milyon denemelik analizi bu fikri destekledi. Eğimler 'paralel' ve 'seri' diye iki tepeli bir dağılım oluşturmuyor, sıfırdan yüksek değerlere kesintisiz bir yelpaze halinde uzanıyordu. Wolfe, aramaları 10 ms/öğe gibi efsanevi bir eşikle ikiye ayırmanın yanıltıcı olduğunu vurguladı. Bu yüzden senin birleşik arama eğimin büyük olasılıkla Treisman'ın harf deneyindekinden düşük çıkacak; renk ve yön, aramayı yönlendirmede en güçlü özellikler arasında.

Havalimanında, hastanede, evde

Görsel arama, bir laboratuvar oyunundan çok daha fazlası. Wolfe ve Horowitz (2017), aramayı yönlendiren beş etkeni şöyle sıralıyor: göze çarpıcılık, aradığın özelliklere göre yukarıdan aşağıya rehberlik, sahnenin yapısı ve anlamı, geçmiş aramaların izi ve hedeflerin değeri. Anahtarlarını ararken önce masaya ve kapı önüne bakman, aramanın sahnenin anlamıyla yönlendirildiğini gösterir; bir önceki seferde nerede bulduğunu hatırlaman da geçmişin izidir. Markette sevdiğin çikolatayı ambalajının renginden tanıyıp raflar arasında hızla bulman, bir çocuk kitabında çizgili kazaklı kahramanı kalabalık sayfalarda araman ya da telefon ekranında bir uygulamanın simgesini seçmen; hepsi, özelliklerin dikkati nasıl yönlendirdiğine dair aynı ilkeleri izler. Arayüz tasarımcılarının önemli bir düğmeyi tek başına farklı bir renge boyaması, onu bir özellik aramasının hedefine dönüştürmenin en basit yoludur.

Arama hatalarının bedeli bazı mesleklerde çok yüksek. Wolfe, Horowitz ve Kenner (2005), havalimanında bavul taraması gibi görevlerde hedef nadir olduğunda insanların onu çok daha sık gözden kaçırdığını gösterdi. Bu 'nadirlik etkisi' laboratuvarla sınırlı değil: Evans, Birdwell ve Wolfe'un (2013) çalışmasında radyologlar, kanserli vakaların gerçek tarama koşullarında olduğu gibi yaklaşık %1 sıklıkla karşılarına çıktığı durumda kanserlerin %30'unu, aynı vakaları %50 sıklıkla gördükleri bir oturumda ise %12'sini kaçırdı. Bizim deneyimizde hedef denemelerin yarısında var; yani sen, aramanın en kolay koşulundasın.

Sonucun ne anlatır, ne anlatmaz?

Sonuç ekranında üç şey görüyorsun: iki tür aramadaki ortanca süren, öğe sayısı arttıkça sürenin ne kadar uzadığı ve hedef yok denemelerinin hedef var denemelerinden ne kadar uzun sürdüğü. Özellik aramasında eğimin sıfıra yakın, birleşik aramada belirgin biçimde pozitif çıkması beklenir. Karışık elde iki tür ekran rastgele sırayla geldiği için, ne arayacağını önceden ayarlayamamanın küçük bir maliyetini de görebilirsin. Bu elde süre sınırı da kısalıyor; hızlanırken hatalarının artıp artmadığına bakmak, hız ile doğruluk arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu gösterir. Süre baskısında kimi insanlar daha sık 'Yok' diyebilir, kimisi de acele edip hedefi gördüğünü sanabilir.

Kişisel eğimini dikkatle yorumla: her öğe sayısı ve koşul için yalnızca birkaç denemen var ve tek bir dalgın deneme eğimi belirgin biçimde değiştirebilir. Ortanca kullanmamız ve yanlış cevapları süre hesabına katmamamız bu gürültüyü azaltıyor ama yok etmiyor. Kalabalığın binlerce denemesinden hesaplanan eğimler ise, Treisman'dan bu yana tartışılan soruya, yani dikkatin bir kalabalığı nasıl taradığına dair çok daha sağlam bir tablo sunacak.

Sık sorulanlar

Görsel arama nedir?

Bir hedefi dikkat dağıtıcı öğeler arasında bulma işidir. Deneylerde ekrandaki öğe sayısı değiştirilir ve cevap süresinin öğe başına ne kadar arttığı ölçülür; bu eğim aramanın verimliliğini gösterir.

Özellik araması ile birleşik arama arasındaki fark nedir?

Özellik aramasında hedef tek bir özellikle, örneğin yalnızca rengiyle ayrılır ve kalabalıktan fırlar. Birleşik aramada hedef ancak iki özelliğin birlikte kontrol edilmesiyle bulunur; bu yüzden öğe sayısı arttıkça süre uzar.

Hedef yokken cevap vermek neden daha uzun sürüyor?

Hedefi bulduğun an aramayı bitirebilirsin, ama 'yok' demek için çok daha fazla öğeye bakman gerekir. Laboratuvar çalışmalarında hedef yok eğimi ortalamada hedef var eğiminin yaklaşık iki katıdır.

Öğe başına kaç milisaniye normaldir?

Göreve göre çok değişir. Yaklaşık bir milyon denemelik bir analizde ortanca eğim hedef varken 8,4, yokken 20,1 ms/öğe idi; Treisman ve Gelade'nin harflerle yaptığı birleşik aramada ise hedef varken 28,7 ms/öğe.

Nadir hedefleri neden daha çok kaçırırız?

Hedef seyrek olduğunda gözden kaçırma oranı belirgin biçimde artar; buna nadirlik etkisi denir. Radyologlarla yapılan bir çalışmada, gerçek tarama koşullarına yakın düşük sıklıkta kanserlerin %30'u, yüksek sıklıkta ise %12'si kaçırıldı.

Tartışma 0 yorum

Yorum yazmak ve oy vermek için gönüllü ol. 20 saniye sürer.
GirişGönüllü ol
Henüz yorum yok. İlk yazan sen ol.

Bu deney hakkında konular

Yeni konu aç →
Bu deney için açılmış ayrı bir konu yok. Yöntemi eleştirmek, bir makale paylaşmak ya da yeni bir soru sormak için konu açabilirsin.