Açık Sayı algısı Jevons, 1871

Kaç nokta?

Üç noktayı bir bakışta görürüz, otuz noktayı ise tahmin ederiz. Bir bakışta sayabildiğin sınırı ve tahminlerinin ne kadar şaştığını ölç.

2 dksürer 0katılım Anonimkayıt gerekmez
?
EXP. 025

Ekranda bir an beliren noktaları saymaya fırsat bulmadan kaç tane olduklarını söyleyebilir misin?

Deney yükleniyor… JavaScript kapalıysa deney çalışmaz; bilim kutusunu ve makaleyi aşağıda okuyabilirsin.

Tekrar oyna, yüksel

Sıralama.

  1. Henüz kimse sıralamaya girmedi. İlk sen ol.
Sıralamada yalnızca gönüllüler görünür. Anonim oynayışların, gönüllü olunca hesabına bağlanır.Gönüllü ol puan · her kişinin en iyi oynayışı sayılır
Önce deneye katıl.

Bilimi okumak cevabını etkileyebilir. Katıldıktan sonra her şey açılır; istersen yine de şimdi okuyabilirsin.

Deneye dön
Bilim kutusu

Dört civarına kadar nesneyi saymadan, bir bakışta ve neredeyse hatasız biliriz; bu sınırın ötesinde hatalar artar ve kalabalık kümeleri genellikle olduğundan az tahmin ederiz.

Ne ölçüyoruz

Noktalar ekranda yalnızca 200 ms kalıyor, sonra bir maskeyle örtülüyor; bu süre tek tek saymaya yetmez. 1. elde 1–4, 2. elde 5–9 nokta gösteriyoruz ve doğru cevap oranına ve cevap süresine bakıyoruz: doğruluğun hangi sayıdan sonra düştüğü, senin bir bakışta sayma sınırına dair bir ipucu. 3. elde 15–60 nokta gösteriyoruz ve tahminin gerçek sayıdan ne kadar, hangi yönde saptığını ölçüyoruz. Puanın üç eldeki doğruluk puanlarının toplamı.

Araştırmalar ne diyor

W. Stanley Jevons 1871'de Nature'a yazdığı notta, bir kutuya rastgele siyah fasulyeler atıp sayılarını bir bakışta tahmin ettiği 1.027 denemeyi raporladı: 3 ve 4'te hiç hata yapmadı, 5'te denemelerin %5'inde yanıldı; küçük sayıları biraz fazla, büyükleri az tahmin etme eğilimindeydi. 'Subitizing' terimi, Latince 'ani' anlamındaki subitus sözcüğünden, Kaufman, Lord, Reese ve Volkmann (1949) tarafından türetildi. Trick ve Pylyshyn'in (1994) özetine göre yaklaşık dörde kadar öğe hızlı (öğe başına 40–100 ms), zahmetsiz ve doğru biçimde sayılır; daha fazlasını saymak ise yavaştır (öğe başına 250–350 ms) ve hataya açıktır. Revkin ve arkadaşlarının (2008) maskeli gösterimle yaptığı deneyde 1–4 öğede kesinlik, zorluğu eşitlenmiş 10–40 öğelik kümelerdekinden çok daha yüksekti. Izard ve Dehaene (2008) geri bildirim olmadan büyük kümelerin sayısının sistematik olarak az tahmin edildiğini, birkaç kalibrasyon denemesinin bunu düzelttiğini gösterdi.

Neden böyle

Küçük kümelerde görsel sistem her nesneyi ayrı ayrı 'işaretleyebilir'. Trick ve Pylyshyn'e göre bu, aynı anda yalnızca birkaç nesneyi izleyebilen sınırlı kapasiteli, paralel bir mekanizmayla yapılır; kapasite dolunca sayı artık tek bakışta 'görülmez', ya sayılır ya da tahmin edilir. Kalabalık kümelerde ise beyin kesin bir sayı değil, yaklaşık bir büyüklük temsili üretir ve bu temsilin belirsizliği sayı büyüdükçe artar. Bu yaklaşık büyüklüğü '37' gibi bir sözcüğe çevirmek ayrıca öğrenilmiş bir eşleme gerektirir; geri bildirim olmadığında bu eşleme kayar ve tahminler sistematik olarak aşağıda kalır.

Sınırlılık

Ekranlar görüntüyü kare kare çizer: 60 Hz'lik bir ekranda 200 ms yaklaşık 12 kareye karşılık gelir, ama tarayıcı ve cihaza göre birkaç milisaniye sapma olabilir. Nokta büyüklüğü, kümenin kapladığı alan ve noktaların sıklığı sayı algısını etkileyebilir; bunları değiştirerek etkiyi azaltmaya çalışıyoruz ama tamamen ortadan kaldıramıyoruz. Cevap süresine yazma süren de karışıyor. Her aralıkta yalnızca altı deneme var ve kendiliğinden gelen internet örneklemi laboratuvar katılımcılarına benzemeyebilir.

3 ve 4 (5'te %5 hata)Jevons'un 1.027 denemesinde hatasız olduğu sayılarJevons, 1871
40–100 / 250–350 ms/öğeCevap süresindeki artış: bir bakışta sayma / saymaTrick ve Pylyshyn, 1994
3–4 öğeBir bakışta sayma sınırıRevkin ve ark., 2008
sistematik eksik tahmin; birkaç kalibrasyon örneğiyle düzeliyorGeri bildirimsiz büyük küme tahminiIzard ve Dehaene, 2008
  1. Jevons, W. S. (1871). The power of numerical discrimination. Nature, 3(67), 281–282. Kaynağa git ↗
  2. Kaufman, E. L., Lord, M. W., Reese, T. W., & Volkmann, J. (1949). The discrimination of visual number. The American Journal of Psychology, 62(4), 498–525. Kaynağa git ↗
  3. Trick, L. M., & Pylyshyn, Z. W. (1994). Why are small and large numbers enumerated differently? A limited-capacity preattentive stage in vision. Psychological Review, 101(1), 80–102. Kaynağa git ↗
  4. Revkin, S. K., Piazza, M., Izard, V., Cohen, L., & Dehaene, S. (2008). Does subitizing reflect numerical estimation? Psychological Science, 19(6), 607–614. Kaynağa git ↗
  5. Izard, V., & Dehaene, S. (2008). Calibrating the mental number line. Cognition, 106(3), 1221–1247. Kaynağa git ↗
  6. Kılıç, A., & İnan, A. B. (2022). Response bias in numerosity perception at early judgments and systematic underestimation. Attention, Perception, & Psychophysics, 84(1), 188–204. Kaynağa git ↗

Bir avuç fasulye

1871'de İngiliz iktisatçı ve mantıkçı William Stanley Jevons, filozofların uzun süredir tartıştığı bir soruyu deneyle cevaplamaya karar verdi: zihin aynı anda kaç nesneyi kavrayabilir? Jevons'un Nature'daki notunda aktardığına göre filozof William Hamilton, bir avuç bilyeyi yere atınca altıdan, en fazla yediden fazlasını karışıklık olmadan bir anda görmenin zor olduğunu yazmıştı. Jevons ise bu tür 'hayalî deneylerin' kesin bilgi sağlamayacağını düşünüyordu.

Deneyini kendi üzerinde yaptı. Kenarları alçaltılmış, içi beyaz kâğıtla kaplı yuvarlak bir kutuyu siyah bir tepsinin ortasına koydu ve rastgele bir avuç siyah fasulyeyi kutuya doğru attı. Fasulyeler durduğu anda sayılarını hiç duraksamadan tahmin ediyor, sonra tek tek sayıp kaydediyordu. Toplam 1.027 deneme yaptı; 15'ten fazla fasulyenin düştüğü denemeleri dışarıda bıraktı. Bu basit düzenek, sayı algısı üzerine yapılmış ilk sistematik deneylerden biri olarak bugün hâlâ anılıyor.

Dörtte bir sınır var

Jevons'un sonuçları çarpıcıydı. 3 ve 4 fasulyede hiç yanılmadı. Kendi itirafıyla şaşırtıcı biçimde 5'te bile zaman zaman hata yaptı: denemelerin %5'inde. Sayı büyüdükçe ortalama hata düzenli olarak arttı. Jevons verilerden ampirik bir formül çıkardı ve kusursuz doğruluğun sınırının, eğer böyle bir sınır varsa, 4 ile 5'in tam ortasında olması gerektiği sonucuna vardı; kendisi de bu 'dört buçuk' sonucunun ne anlama geldiğini açıklayamadığını yazdı.

Yaklaşık 80 yıl sonra Kaufman, Lord, Reese ve Volkmann (1949), küçük sayıların bu hızlı ve doğru kavranışına bir ad verdi: Latince 'ani' anlamındaki subitus sözcüğünden 'subitizing'. Türkçede çoğu zaman 'bir bakışta sayma' diye karşılanıyor. Sonraki yarım yüzyılın araştırmalarını özetleyen Trick ve Pylyshyn (1994) tabloyu şöyle çiziyor: yaklaşık dörde kadar öğe, öğe başına 40–100 ms gibi küçük bir ek süreyle, zahmetsiz ve doğru biçimde sayılır. Bu sınırın ötesinde ise her yeni öğe 250–350 ms ekler; artık bir bakış değil, gerçek bir sayma söz konusudur. Bizim deneyimizde noktalar 200 ms sonra bir maskeyle örtüldüğü için 5–9 aralığında sayma fırsatın yok; bu yüzden 1. elde neredeyse hiç hata yapmamanı, 2. elde ise hataların belirgin biçimde artmasını bekliyoruz. Cevap süren de bir ipucu olabilir: 1–4 noktada cevap çoğu zaman kendiliğinden gelir, 5'ten sonra ise cevap vermeden önce daha uzun düşünmen olası.

Bir bakışta sayma neden dörtte duruyor?

Trick ve Pylyshyn'in açıklaması, görmenin daha genel bir özelliğine dayanıyor: görsel sistem aynı anda yalnızca az sayıda nesneyi ayrı ayrı 'işaretleyip' izleyebiliyor. Hareket eden birkaç noktayı aynı anda takip etme görevlerinde de benzer bir sınır görülüyor. Küçük bir küme bu işaretlerle bir anda kapsanabiliyor; işaretler tükenince sayının dikkatle, adım adım çıkarılması gerekiyor. Yazarlar ayrıca öğeleri ayırt etmek için dikkatin gerektiği durumlarda, örneğin hedeflerin renk ve şekil birleşimiyle tanımlandığı ekranlarda, bir bakışta saymanın ortadan kalktığını aktarıyor.

Her araştırmacı bunun ayrı bir mekanizma olduğu konusunda hemfikir değildi. Bir görüşe göre küçük sayılardaki başarı, büyük sayılarda da çalışan yaklaşık tahmin sisteminin küçük sayılarda daha kesin olmasından kaynaklanıyordu. Revkin ve arkadaşları (2008) bunu maskeli kısa gösterimlerle sınadı: katılımcılar 1–8 ve 10–80 öğelik, ayırt etme zorluğu eşitlenmiş kümelerin sayısını söyledi. Tek bir tahmin sistemi olsaydı iki aralıkta kesinlik benzer çıkmalıydı; oysa 1–4 öğede kesinlik 10–40 öğedekinden çok daha yüksekti. Yazarlar bunu, küçük sayılar için ayrı bir mekanizmanın lehine bir kanıt olarak yorumladı.

Kalabalığı neden az tahmin ederiz?

Jevons 1871'de bir eğilimi daha fark etmişti: küçük sayıları biraz fazla, büyük sayıları ise az tahmin ediyordu. Bunu kendisi, en sık karşılaştığı orta büyüklükteki sayılara doğru bir çekim olarak yorumladı. Modern çalışmalar büyük kümelerde aşağı yönlü sapmanın oldukça yaygın olduğunu gösteriyor. Izard ve Dehaene (2008) katılımcılara nokta kümelerinin sayısını tahmin ettirdi: tahminler gerçek sayıyla birlikte artıyordu ama sistematik olarak gerçek sayının altında kalıyordu.

Aynı çalışmanın ilginç bulgusu, bu sapmanın ne kadar kolay düzeltilebildiğiydi. Bir kümenin '30 nokta' içerdiğinin birkaç kez söylenmesi, hatta bu bilginin bazen kasıtlı olarak yanıltıcı verilmesi, kişinin bütün aralıktaki tahminlerini o yönde kaydırıyordu. Türkiye'den Aslı Kılıç ve Aslı Bahar İnan'ın (2022) çalışması da benzer bir sonuca ulaştı: katılımcılar nokta sayısını 50 ile karşılaştırırken sistematik olarak eksik tahmin yaptı; geri bildirim verildiğinde eksik tahmin azaldı, verilmediğinde büyüdü. Sayı hissi var, ama onu sözcüklere bağlayan cetvelin ayara ihtiyacı var.

Gündelik hayatta bir bakışta sayma

Bir zarın yüzüne baktığında beş noktayı saymazsın; deseni tanırsın. Jevons'un aktardığı Hamilton da aynı şeyi söylüyordu: nesneleri ikişerli, üçerli ya da beşerli gruplara ayırırsan, tek tek nesneler kadar grubu da bir anda kavrayabilirsin. İskambil kâğıtlarındaki simgeler, domino taşları ve çetele çizgileri, küçük sayıları bir bakışta görme becerimizi daha büyük sayılara taşımanın yolları.

Kalabalık kümelerde ise tahmin yaparız ve bu tahminler sıklıkla aşağıda kalır. Bir kavanozdaki şekerleri, bir meydandaki insanları ya da bir otoparktaki arabaları tahmin ederken ilk sayımızın gerçek sayının altında kalması bu yüzden şaşırtıcı değil. Sitemizdeki kavanoz tahmini deneyi de bu yeteneğin kalabalık ölçeğindeki halini inceliyor; burada ise aynı soruyu, tek bir kişinin 200 milisaniyelik bakışına indiriyoruz.

Bu testin sınırları

Noktaların görünme süresi kısa olsa da ekranlar görüntüyü kare kare çizdiği için gerçek süre cihazdan cihaza birkaç milisaniye değişebilir. Daha önemlisi, nokta sayısı her zaman başka görsel özelliklerle birlikte değişir: daha çok nokta genellikle daha geniş bir alan ya da daha sık bir doku demektir. Bu yüzden nokta büyüklüğünü ve kümenin yayıldığı alanı denemeden denemeye değiştiriyoruz; böylece cevabını yalnızca 'ne kadar kararmış' bir alana bakarak veremiyorsun.

Her aralıkta yalnızca altı deneme olduğu için kişisel 'sınırın' kaba bir tahmin. 5'te bir kez yanılmak, sınırının 4 olduğunu kesin olarak göstermez; Jevons bile 1.027 denemesinde 5'i yalnızca %5 oranında yanlış tahmin etmişti. Kalabalığın binlerce cevabı ise doğruluğun hangi sayıdan sonra düştüğünü ve büyük kümelerde eksik tahminin ne kadar büyük olduğunu çok daha net gösterecek. Bir not daha: geri bildirimi her denemeden sonra değil, el sonunda veriyoruz. Bunun nedeni, Izard ve Dehaene'nin gösterdiği gibi, birkaç doğru örneğin bile tahminleri yeniden ayarlaması; biz senin ayar yapılmamış, ilk izlenimine dayanan tahminini görmek istiyoruz.

Sık sorulanlar

Subitizing (bir bakışta sayma) nedir?

Küçük bir nesne kümesinin sayısını saymadan, bir bakışta, hızlı ve doğru biçimde bilmektir. Terim 1949'da Kaufman ve arkadaşları tarafından Latince 'ani' anlamındaki subitus sözcüğünden türetildi.

Bir bakışta en fazla kaç nesne sayabiliriz?

Çoğu yetişkin için sınır üç ile dört arasındadır. Jevons 1871'deki 1.027 denemesinde 3 ve 4'te hiç yanılmamış, 5'te ise denemelerin %5'inde yanılmıştı.

Büyük sayıları neden az tahmin ediyoruz?

Kalabalık kümelerde beyin kesin bir sayı değil yaklaşık bir büyüklük üretir ve bu büyüklüğü sayı sözcüklerine çevirmek bir kalibrasyon gerektirir. Geri bildirim olmadan tahminler çoğunlukla gerçek sayının altında kalır; birkaç doğru örnek görmek bu sapmayı azaltır.

Noktalar neden bu kadar kısa süre görünüyor?

Tek tek saymayı engellemek için. Dörtten fazla öğeyi saymak öğe başına yaklaşık 250–350 ms sürer; 200 ms ve ardından gelen maske, cevabın sayma değil bir bakışta algı ya da tahmin olmasını sağlar.

Daha büyük sayıları bir bakışta görmek mümkün mü?

Nesneler tanıdık desenler ya da küçük gruplar halinde olduğunda büyük ölçüde evet. Zar yüzündeki beş noktayı saymadan tanırız; Jevons'un aktardığı filozof Hamilton da nesneleri ikişerli, üçerli ya da beşerli gruplara ayırınca, tek tek nesneler kadar grubu da bir anda kavrayabildiğimizi yazmıştı.

Tartışma 0 yorum

Yorum yazmak ve oy vermek için gönüllü ol. 20 saniye sürer.
GirişGönüllü ol
Henüz yorum yok. İlk yazan sen ol.

Bu deney hakkında konular

Yeni konu aç →
Bu deney için açılmış ayrı bir konu yok. Yöntemi eleştirmek, bir makale paylaşmak ya da yeni bir soru sormak için konu açabilirsin.