Open Visual illusion Müller-Lyer, 1889

Hangi çizgi daha uzun?

İki çizgiyi eşitlemek kolay görünür; ta ki oklar, raylar ve çevredeki daireler işe karışana kadar. Dört illüzyonda gözünün ne kadar yanıldığını ölçüyoruz.

2 dkto take part 5responses Anonymousno sign-up needed
EXP. 010

Dört göz yanılmasında iki parçayı kaydırıcıyla ayarla ve tam olarak eşit göründükleri yerde bırak.

Loading the experiment… It needs JavaScript to run; you can still read the science box and the article below.

Play again, climb higher

Leaderboard.

  1. No one is on the leaderboard yet. Be the first.
Only volunteers appear on the leaderboard. Your anonymous plays are linked to your account when you volunteer.Volunteer total illusion · each person’s best play counts · “Today” resets every midnight (Istanbul time)
Take part first.

Reading the science could sway your answer. Everything unlocks once you take part, but you can read it now if you prefer.

Back to the experiment
Science box

Çizgilerin aynı uzunlukta olduğunu bilsen bile gözün sana başka bir şey söylemeye devam eder.

What we measure

Dört elde dört klasik geometrik illüzyonu ölçüyoruz. 1. elde üstteki çizginin uçlarında dışa açılan kanatlar (>—<), alttakinde içe dönük ok uçları (<—>) var; alttaki çizgiyi iki gövde sana eşit görünene kadar ayarlıyorsun. 2. elde birbirine yaklaşan iki çizginin arasında iki yatay çubuk (Ponzo), 3. elde biri küçük, biri büyük dairelerle çevrili iki daire (Ebbinghaus), 4. elde ters T biçiminde bir dikey ve bir yatay çizgi var. Her elde ayarladığın büyüklük ile gerçek eşitlik arasındaki farkı yüzde olarak hesaplıyoruz: bu senin o illüzyondaki yanılma payın. Dört elin mutlak hatalarının toplamı da toplam puanın (az olan iyi).

What the research says

Franz Carl Müller-Lyer illüzyonu 1889'da yayımladı. Segall, Campbell ve Herskovits'in 1960'larda 16 toplumdan yaklaşık 2.000 kişiyle yaptığı ünlü karşılaştırmada, Henrich ve arkadaşlarının (2010) özetine göre Amerikalı üniversite öğrencilerinin iki çizgiyi eşit görmesi için ok uçlu çizginin yaklaşık beşte bir (~%20) daha uzun olması gerekiyordu; Kalahari'deki San toplulukları ise neredeyse hiç etkilenmiyordu. Yanılsamanın gücü şekle bağlı: Dewar'ın (1967) ölçümlerinde kanatlar uzadıkça ve aralarındaki açı daraldıkça büyüdü. Doğuştan kör olup katarakt ameliyatıyla ilk kez görmeye başlayan 8-16 yaşındaki çocuklar da illüzyonu, görmeye başladıktan hemen sonra yaşadı (Gandhi ve ark., 2015). Ponzo yanılsamasının adı, Mario Ponzo'nun 1912'de Ay'ın ufukta neden büyük göründüğünü tartıştığı kısa bir nottan geliyor; Ponzo şeklin daha önce bilindiğini kendisi de belirtmişti (Bertamini ve Wade, 2023). Leibowitz ve arkadaşları (1969) yanılsamanın perspektif çizgilerinin yanı sıra doku, stereoskopik derinlik ve tanıdıklıktan da etkilendiğini gösterdi. Ebbinghaus yanılsamasında hedef dairenin büyük ya da küçük görünmesini büyük ölçüde iki etken belirliyor: çevredeki dairelerin hedefe göre büyüklüğü ve hedefe uzaklığı (Roberts, Harris ve Yates, 2005). Dikey-yatay yanılsamasında ise aynı uzunluktaki dikey çizgi yatay olandan uzun görünür; Künnapas (1957) bunu görme alanımızın yatay yönde uzamış biçimine bağladı.

Why it happens

Richard Gregory'nin (1963) klasik açıklamasına göre beyin, kanatları üç boyutlu köşelerin izdüşümü gibi yorumlar: dışa açılan kanatlı çizgi bir odanın içten görünen köşesine (uzakta), ok uçlu çizgi bir binanın dıştan görünen köşesine (yakında) benzer; beyin 'uzaktaki' çizgiyi büyütür. Howe ve Purves (2005) ise yanılsamanın, doğal sahnelerde bu tür görüntülerin hangi gerçek uzunluklardan gelme olasılığının istatistiğiyle açıklanabileceğini savunur. Çizgi yerine nokta kullanılan versiyonlarda da illüzyonun sürmesi, tek bir derinlik açıklamasının yetmeyebileceğini düşündürür. Diğer illüzyonlarda da benzer tartışmalar sürüyor. Ponzo'da birbirine yaklaşan çizgiler uzaklaşan raylar gibi okunuyor ve 'uzaktaki' çubuk büyütülüyor olabilir; ancak bazı araştırmacılar klasik Ponzo şeklinin derinlik algısıyla ilgisi olmadığını savunuyor (Yildiz ve ark., 2022). Ebbinghaus'ta beyin hedefin büyüklüğünü çevresindekilerle karşılaştırarak göreli biçimde yargılıyor. Dikey-yatay yanılsamasında Künnapas'ın çerçeve açıklaması öne çıkıyor: dikey çizgi, yatay olarak uzamış görme alanımızın sınırlarına daha yakın düştüğü için daha uzun algılanıyor.

Limitations

Ekran boyutu, bakış mesafesi ve kaydırıcının adım büyüklüğü ölçümü etkiler; tek bir ayar da kişisel bir ölçüm için gürültülüdür. Kültürler arası farklar üzerine klasik bulgular bugün ciddi biçimde tartışmalı. Dört illüzyon hep aynı sırayla ölçüldüğü için önceki ellerde edinilen deneyim ve yorgunluk sonraki elleri etkileyebilir; her illüzyon için tek bir ayar yapılması da kişisel sonucu gürültülü kılıyor.

~%20 (yaklaşık beşte bir)Amerikalı üniversite öğrencileri: eşit görmek için ok uçlu çizginin fazladan uzunluğuHenrich ve ark., 2010
~%0 (sıfırdan ayırt edilemedi)Kalahari'deki San toplulukları (aynı proje)Henrich ve ark., 2010
~%30Dokunsal (kabartma) Müller-Lyer versiyonu, Suzuki ve Arashida (1992)Amir ve Firestone, 2025
tüm çocuklarda, tüm varyantlarda illüzyonİlk kez görmeye başlayan çocuklar (Gandhi ve ark., 2015)Amir ve Firestone, 2025
  1. Müller-Lyer, F. C. (1889). Optische Urtheilstäuschungen. Archiv für Physiologie, Supplement-Band, 263–270. View source ↗
  2. Segall, M. H., Campbell, D. T., & Herskovits, M. J. (1963). Cultural differences in the perception of geometric illusions. Science, 139(3556), 769–771. (Ayrıntılı rapor: The influence of culture on visual perception. Indianapolis: Bobbs-Merrill, 1966.) View source ↗
  3. Henrich, J., Heine, S. J., & Norenzayan, A. (2010). The weirdest people in the world? Behavioral and Brain Sciences, 33(2–3), 61–83. View source ↗
  4. Gregory, R. L. (1963). Distortion of visual space as inappropriate constancy scaling. Nature, 199(4894), 678–680. View source ↗
  5. Howe, C. Q., & Purves, D. (2005). The Müller-Lyer illusion explained by the statistics of image–source relationships. Proceedings of the National Academy of Sciences, 102(4), 1234–1239. View source ↗
  6. Amir, D., & Firestone, C. (2025). Is visual perception WEIRD? The Müller-Lyer illusion and the cultural byproduct hypothesis. Psychological Review. Advance online publication. View source ↗
  7. Bertamini, M., & Wade, N. J. (2023). Mario Ponzo (1928) on perception of numerosity: A translation and commentary. Perception, 52(8), 545–575. View source ↗
  8. Leibowitz, H., Brislin, R., Perlmutter, L., & Hennessy, R. (1969). Ponzo perspective illusion as a manifestation of space perception. Science, 166(3909), 1174–1176. View source ↗
  9. Yildiz, G. Y., Sperandio, I., Kettle, C., & Chouinard, P. A. (2022). A review on various explanations of Ponzo-like illusions. Psychonomic Bulletin & Review, 29(2), 293–320. View source ↗
  10. Roberts, B., Harris, M. G., & Yates, T. A. (2005). The roles of inducer size and distance in the Ebbinghaus illusion (Titchener circles). Perception, 34(7), 847–856. View source ↗
  11. de Fockert, J., Davidoff, J., Fagot, J., Parron, C., & Goldstein, J. (2007). More accurate size contrast judgments in the Ebbinghaus illusion by a remote culture. Journal of Experimental Psychology: Human Perception and Performance, 33(3), 738–742. View source ↗
  12. Aglioti, S., DeSouza, J. F. X., & Goodale, M. A. (1995). Size-contrast illusions deceive the eye but not the hand. Current Biology, 5(6), 679–685. View source ↗
  13. Franz, V. H., Gegenfurtner, K. R., Bülthoff, H. H., & Fahle, M. (2000). Grasping visual illusions: No evidence for a dissociation between perception and action. Psychological Science, 11(1), 20–25. View source ↗
  14. Künnapas, T. M. (1957). The vertical-horizontal illusion and the visual field. Journal of Experimental Psychology, 53(6), 405–407. View source ↗
  15. Prinzmetal, W., & Gettleman, L. (1993). Vertical-horizontal illusion: One eye is better than two. Perception & Psychophysics, 53(1), 81–88. View source ↗
  16. Chouinard, P. A., Peel, H. J., & Landry, O. (2017). Eye-tracking reveals that the strength of the vertical-horizontal illusion increases as the retinal image becomes more stable with fixation. Frontiers in Human Neuroscience, 11, 143. View source ↗

Bir yüzyılı aşkın bir göz yanılması

İki eşit çizgi çiz. Birinin uçlarına içe dönük ok uçları (<—>), diğerinin uçlarına dışa açılan kanatlar (>—<) ekle. Hemen hemen herkes kanatlı olanı daha uzun görür. Alman psikiyatrist ve sosyolog Franz Carl Müller-Lyer bu basit şekli 1889'da yayımladı ve o günden bu yana Müller-Lyer illüzyonu, psikoloji ders kitaplarının en tanıdık yüzlerinden biri oldu.

Bu deneyde illüzyonu sadece görmekle kalmıyor, ölçüyorsun. Alttaki ok uçlu çizgiyi, üstteki kanatlı çizgiyle eşit görünene kadar ayarlıyorsun. Çoğu insan alttaki çizgiyi gerçekte olması gerekenden belirgin biçimde uzun bırakır. Aradaki fark, gözünün sana ne kadar “yalan söylediğinin” sayısal karşılığıdır.

İllüzyon ne kadar büyük?

Büyüklük, şeklin ayrıntılarına sıkı sıkıya bağlıdır. Robert Dewar 1967'de 160 üniversite öğrencisiyle yaptığı bir çalışmada kanatların uzunluğunu (1-4 cm) ve aralarındaki açıyı (30-120 derece) sistematik olarak değiştirdi. Kanatlar uzadıkça illüzyon büyüdü, kanatlar arasındaki açı genişledikçe küçüldü. 10 cm'lik çizgi parçalarında ortalama yanılma en elverişsiz düzenlemede yaklaşık 3 mm, en güçlü düzenlemede (dar açı, uzun kanat) yaklaşık 12 mm oldu. Dewar ayrıca illüzyonun deneme tekrarlandıkça bir miktar azaldığını gözlemledi.

Kültürler arası klasik çalışmada ise Henrich, Heine ve Norenzayan'ın 2010'daki özetine göre Amerikalı öğrencilerin iki çizgiyi eşit görmesi için ok uçlu çizginin yaklaşık yüzde 20 daha uzun olması gerekiyordu. Senin sonucun bu aralıklarda bir yerde çıkarsa, gözün tamamen beklendiği gibi çalışıyor demektir.

Bilmek yetmiyor

Müller-Lyer illüzyonunun en ilginç yanlarından biri, çizgilerin eşit olduğunu bilmenin yanılsamayı ortadan kaldırmamasıdır. Cetvelle ölçsen bile, bir sonraki bakışta kanatlı çizgi yine uzun görünür. Filozof Jerry Fodor 1983'te bu inatçılığı, görsel sistemin bir “modül” gibi çalıştığına, yani bildiklerimizin ve inançlarımızın görme sürecine doğrudan sızamadığına kanıt olarak kullandı.

Bu deney de bunu sınamanın bir yolu. Belki daha önce bu illüzyonu gördün ve “beni kandıramazsın” diye düşünüyorsun. Bilinçli olarak düzeltmeye çalışan insanlar bile çoğu zaman sıfıra inemez; çünkü neyi düzelteceğini bilmek, neyi gördüğünü değiştirmez.

Neden yanılıyoruz?

En ünlü açıklama İngiliz psikolog Richard Gregory'ye aittir. Gregory 1963'te Nature'da yayımladığı makalede, beynin iki boyutlu çizgileri otomatik olarak üç boyutlu sahnelerin izdüşümü gibi yorumladığını öne sürdü. Ok uçlu çizgi, dışarıdan bakılan bir bina köşesine (bize doğru çıkıntı yapan, yakın bir kenar) benzer. Kanatlı çizgi ise bir odanın içinden bakılan köşesine (bizden uzaklaşan, uzak bir kenar) benzer. Beyin, uzakta olduğunu varsaydığı şeyleri büyük algılayarak telafi eder; bu yüzden “uzaktaki” kanatlı çizgi daha uzun görünür. Buna uygunsuz büyüklük değişmezliği ölçeklemesi denir.

Catherine Howe ve Dale Purves 2005'te farklı bir yol izledi. Doğal sahnelerin derinlik bilgisini içeren bir görüntü veritabanını taradılar ve Müller-Lyer şekline benzeyen görüntülerin gerçek dünyada hangi fiziksel kaynaklardan gelme olasılığını hesapladılar. Bu olasılık dağılımlarının, illüzyonun ve başlıca varyantlarının yönünü doğru tahmin ettiğini gösterdiler. Bu görüşe göre görme, “ne görüyorum?” sorusunu geçmişteki görüntü-kaynak ilişkilerinin istatistiğine dayanarak yanıtlar. Öte yandan illüzyonun kanat yerine yay ya da yalnızca noktalar kullanıldığında bile sürmesi, tek bir açıklamanın her şeyi kapsamayabileceğini düşündürüyor.

Kültür ne görürsün'ü değiştirir mi?

1960'larda Marshall Segall, Donald Campbell ve Melville Herskovits, illüzyonu dünyanın farklı yerlerinden yaklaşık 2.000 kişiye gösterdi. Amerika'daki Evanston'dan öğrenciler illüzyondan güçlü biçimde etkilenirken, bazı küçük ölçekli toplumlarda etki çok daha zayıftı; Kalahari'deki San topluluklarında ise neredeyse hiç görülmüyordu. Araştırmacılar bunu “marangozlaşmış dünya” hipoteziyle açıkladı: dik açılı odalar ve dikdörtgen yapılarla dolu bir çevrede büyümek, görme sistemini bu köşe yorumuna alıştırıyor olabilirdi. Henrich, Heine ve Norenzayan 2010'daki ünlü “WEIRD” makalelerinde bu bulguyu, Batılı öğrencilerden yapılan genellemelerin tehlikesine en çarpıcı örnek olarak öne çıkardı.

Ancak bu hikâye bugün ciddi biçimde sorgulanıyor. Dorsa Amir ve Chaz Firestone 2025'te Psychological Review'da, illüzyonun pek çok hayvan türünde görüldüğünü, doğal sahne istatistikleriyle açıklanabildiğini, düz çizgi gerektirmediğini, dokunma duyusunda da ortaya çıktığını ve doğuştan kör olup ilk kez görmeye başlayan çocuklarda hemen ortaya çıktığını derledi. Ayrıca orijinal kültürler arası verilerin tutarsız olduğunu ve bugün sorunlu sayılan yöntemlerle (örneğin uygun istatistiksel testlerin yapılmaması) analiz edildiğini savundular. Yani kültürel farklar tamamen yok sayılamasa da, illüzyonun yalnızca Batılılara özgü olduğu fikri artık zayıf bir zemin üzerinde duruyor.

Raylar ve daireler: Ponzo ile Ebbinghaus

Ponzo yanılsamasında birbirine doğru yaklaşan iki çizginin arasına eşit uzunlukta iki yatay çubuk konur. Çizgilerin daraldığı uca yakın olan çubuk daha uzun görünür; tıpkı uzaklaşan tren raylarının üzerine bırakılmış iki eşit kalas gibi. Yanılsama İtalyan psikolog Mario Ponzo'nun adını taşıyor, ama Marco Bertamini ve Nicholas Wade'in 2023'teki tarih incelemesine göre Ponzo bu şekli 1912'de Ay'ın ufukta neden büyük göründüğünü tartıştığı kısa bir notta kullanmış ve şeklin zaten bilindiğini, daha önce Edmund Sanford'un ders kitabında yer aldığını kendisi yazmıştı. Sık sık kaynak olarak gösterilen 1910 ve 1911 tarihli makaleleri ise bambaşka bir konuyu, çapraz parmaklarla dokunulan tek bir nesnenin iki tane gibi hissedildiği Aristoteles yanılsamasını ele alıyor.

Ebbinghaus yanılsaması (Titchener daireleri) Alman psikolog Hermann Ebbinghaus'a atfedilir ve İngilizce literatüre Edward Titchener'in 1901 tarihli deneysel psikoloji el kitabıyla girmiştir. Büyük dairelerle çevrili bir daire, aynı büyüklükteki ama küçük dairelerle çevrili bir daireden küçük görünür. Roberts, Harris ve Yates 2005'te bu karmaşık görünen etkinin büyük ölçüde iki bağımsız etkenle açıklanabildiğini gösterdi: çevredeki dairelerin hedefe göre büyüklüğü ve hedefe olan uzaklığı. Kültür burada da tartışmanın bir parçası: de Fockert ve arkadaşları 2007'de Himba topluluğundan katılımcıların yanılsamadan İngiliz katılımcılara göre daha az etkilendiğini buldu ve bunu, Himbaların görsel sahnede yerel ayrıntılara öncelik verme eğilimine bağladı.

Dikey çizgi neden uzun görünür, el de aldanır mı?

Ters T biçiminde çizilmiş, eşit uzunlukta bir dikey ve bir yatay çizgide dikey olan belirgin biçimde uzun görünür. Teodor Künnapas 1950'lerde yayımladığı bir dizi çalışmada bunu görme alanımızın şekline bağladı: iki gözün görme alanları birleşince yatay yönde uzamış bir alan ortaya çıkar ve dikey çizgi bu 'çerçevenin' sınırlarına daha yakın düştüğü için daha uzun algılanır. Prinzmetal ve Gettleman 1993'te bu açıklamanın bir öngörüsünü sınadı: tek gözle bakıldığında görme alanı daha az asimetrik olduğundan yanılsamanın da zayıflaması gerekiyordu ve koşullar uygun olduğunda gerçekten zayıfladı. Chouinard ve arkadaşlarının (2017) derlediği bulgulara göre etki, dikey çizginin yatay çizgiyi tam ortadan böldüğü klasik ters T düzeninde en güçlü; bu yüzden biz de bu düzeni kullanıyoruz.

İllüzyonlar, algı ile hareketin aynı görsel bilgiyi kullanıp kullanmadığı tartışmasında da kilit rol oynadı. Aglioti, DeSouza ve Goodale 1995'te Ebbinghaus düzeninde iki ince diski 14 katılımcıya gösterdi: diskler göze farklı büyüklükte görünse de katılımcılar onları almak için uzandığında parmak açıklıkları büyük ölçüde disklerin gerçek boyutuna göre ayarlanıyordu. Bu bulgu, 'algı için görme' ile 'eylem için görme'nin beyinde ayrı yollarla işlendiği fikrine güçlü bir destek sayıldı. Ancak Franz ve arkadaşları 2000'de algı ve kavrama görevleri dikkatle eşleştirildiğinde iki yanılsama arasında fark kalmadığını bildirdi. Tartışma bugün de sürüyor; bizim deneyimiz yalnızca algıyı, yani neyi gördüğünü ölçüyor.

FAQ

Müller-Lyer illüzyonu nedir?

Aynı uzunluktaki iki çizgiden, uçlarında dışa açılan kanatlar olanın, içe dönük ok uçları olandan daha uzun görünmesidir. Franz Carl Müller-Lyer 1889'da yayımlamıştır.

Çizgilerin eşit olduğunu bildiğim halde neden farklı görüyorum?

Görsel sistem bu yorumu bilinçli düşüncenden bağımsız ve otomatik olarak yapar. Bu yüzden bilgi, algıyı doğrudan düzeltemez; illüzyon ölçüp gördükten sonra da sürer.

Herkes bu illüzyonu görür mü?

Çoğu insan görür, ama gücü kişiden kişiye ve şeklin ayrıntılarına göre değişir. 1960'larda bazı toplumlarda çok zayıf bulunması ünlüdür, ancak bu kültürler arası bulgular bugün tartışmalıdır.

Hayvanlar da Müller-Lyer illüzyonunu görür mü?

Amir ve Firestone'un (2025) derlemesine göre kuşlar, balıklar ve böcekler dahil pek çok türde illüzyona duyarlılığa işaret eden bulgular var. Bu, illüzyonun kökeninin kültürden daha eski olabileceğini düşündürüyor.

Pratik yaparak bu illüzyondan kurtulabilir miyim?

Kısmen. Dewar'ın (1967) çalışmasında tekrar eden denemelerle illüzyonun büyüklüğü azaldı, ama tamamen kaybolmadı.

Neden dört farklı illüzyon var, tekrar oynayabilir miyim?

Her illüzyon görme sisteminin farklı bir varsayımını yokluyor: köşe ve derinlik ipuçları (Müller-Lyer, Ponzo), çevreyle karşılaştırma (Ebbinghaus) ve görme alanının biçimi (dikey-yatay). Tekrar oynayabilirsin; ancak Dewar'ın (1967) gözlemlediği gibi illüzyon tekrarla bir miktar zayıflayabildiği için en anlamlı ölçüm ilk denemendir.

Discussion 0 comments

Volunteer to comment and vote. It takes 20 seconds.
Log inVolunteer
No comments yet. Be the first.

Threads about this experiment

Start a new thread →
There’s no separate thread for this experiment yet. Start one to critique the method, share a paper or ask a new question.