Open Cooperation Ledyard, 1995

Ortak kasa.

Kasaya konan her jeton büyüyor ama herkese eşit bölünüyor. Herkes koyarsa herkes kazanır, tek başına koyan kaybeder. Sekiz elde grubun ne yapacak?

4 dkto take part 0responses Anonymousno sign-up needed
×1.6
EXP. 019

Elindeki 20 jetondan kaçını, 1,6 ile çarpılıp dört kişiye eşit bölünecek ortak kasaya koyarsın?

Loading the experiment… It needs JavaScript to run; you can still read the science box and the article below.

Take part first.

Reading the science could sway your answer. Everything unlocks once you take part, but you can read it now if you prefer.

Back to the experiment
Science box

Herkes kasaya koysa herkes kazanır; yine de katkılar elden ele erir ve ancak bedavacıları cezalandırma imkânı gelince çoğu grupta toparlanır.

What we measure

Sen ve önceki katılımcılar arasından seçilen üç kişi dört kişilik bir grup oluşturuyorsunuz. Her elde 20 jetonun var; kasaya koyduğun her jeton 1,6 ile çarpılıp dört kişiye eşit bölünüyor, yani koyduğun her jetonun sana dönen kısmı 0,4 jeton. İlk beş el cezasız; son üç elde katkılar açıklandıktan sonra 1 jeton harcayarak bir grup üyesinin kazancından 3 jeton silebilirsin. Ellere göre ortalama katkıya (cezasız ellerde düşüş, cezalı ellerde toparlanma bekleniyor), başkaları daha çok koyduğunda senin de daha çok koyup koymadığına (koşullu işbirliği) ve kimi neden cezalandırdığına bakıyoruz.

What the research says

Ledyard'ın (1995) derlemesine göre tek seferlik oyunlarda ve tekrarlı oyunların ilk ellerinde insanlar genellikle bağışlarının kabaca üçte biri ile üçte ikisi arasını kasaya koyar ve katkılar tekrarla azalır. Fehr ve Gächter (2000), bizimkiyle aynı parametrelerle (20 jeton, dört kişilik grup, jeton başına 0,4 getiri) cezasız koşulda katkıların çok düşük düzeylere indiğini, ceza imkânı olduğunda ise yüksek işbirliğinin sürdürülebildiğini gösterdi. Fischbacher, Gächter ve Fehr (2001) katılımcıların yaklaşık %50'sinin koşullu işbirlikçi, yaklaşık %30'unun bedavacı olduğunu buldu. Herrmann, Thöni ve Gächter'in (2008) İstanbul dahil 16 şehirde 1.120 üniversite öğrencisiyle yaptığı deneyde, cezalı oyunda en işbirlikçi örneklem bağışının ortalama %90'ını, en az işbirlikçi örneklem %29'unu kasaya koydu. İstanbul örnekleminde ortalama katkı 20 jetonda cezalı oyunda 7,1, cezasız oyunda 5,4'tü.

Why it happens

Kasaya koyduğun her jeton sana yalnızca 0,4 jeton olarak döner; bu yüzden ötekiler ne yaparsa yapsın kendi cebini düşünen biri için hiç koymamak her zaman daha kârlıdır. Ama herkes böyle düşünürse herkes 20'de kalır, oysa herkes her şeyini koysa herkes 32 jetonla çıkardı. Laboratuvarda çoğu insan tamamen bencil değil: Fischbacher ve Gächter'e (2010) göre birçoğu başkaları koyduğu sürece koymaya hazır, ama genellikle ötekilerden biraz daha azını koyuyor. Bu 'eksik karşılık' bedavacılarla birleşince katkılar elden ele eriyor. Ceza imkânı tabloyu değiştiriyor: Fehr ve Gächter (2002), insanların kendilerine maddi bir yararı olmasa bile bedavacıları cezalandırmak için bedel ödediğini ve bunun arkasında bedavacılara duyulan öfke gibi olumsuz duyguların yattığını gösterdi.

Limitations

Jetonlar hipotetik. Grup arkadaşların canlı değil, senden önce oynamış ziyaretçilerin kaydedilmiş kararları; senin katkına ya da cezana gerçek zamanlı tepki vermiyorlar, sana gelen cezalar da önceki katılımcıların ceza davranışından örnekleniyor. Cezasız eller her zaman önce geldiği için cezanın etkisi, ellerin ilerlemesiyle oluşan öğrenme ve yorgunluk etkilerinden tam ayrılamıyor. Fehr ve Gächter (2000) ile Herrmann ve arkadaşlarının (2008) deneylerinde her koşul 10 el sürerken bizde toplam 8 el var. Kendiliğinden gelen bir internet kitlesi ve farklı cihazlar da sonuçları etkileyebilir.

bağışın ~1/3–2/3'üTek seferlik oyunlarda ve ilk ellerde tipik katkıLedyard, 1995
~%50 / ~%30Koşullu işbirlikçi / bedavacı oranıFischbacher, Gächter & Fehr, 2001
%90 / %2916 şehir, cezalı oyun: en yüksek / en düşük ortalama katkıHerrmann, Thöni & Gächter, 2008
7,1 / 5,4İstanbul örneklemi, 20 jetonda ortalama katkı (cezalı / cezasız)Herrmann, Thöni & Gächter, 2008
  1. Ledyard, J. O. (1995). Public goods: A survey of experimental research. In J. H. Kagel & A. E. Roth (Eds.), The handbook of experimental economics (pp. 111–194). Princeton University Press. View source ↗
  2. Fehr, E., & Gächter, S. (2000). Cooperation and punishment in public goods experiments. American Economic Review, 90(4), 980–994. View source ↗
  3. Fehr, E., & Gächter, S. (2002). Altruistic punishment in humans. Nature, 415(6868), 137–140. View source ↗
  4. Fischbacher, U., Gächter, S., & Fehr, E. (2001). Are people conditionally cooperative? Evidence from a public goods experiment. Economics Letters, 71(3), 397–404. View source ↗
  5. Herrmann, B., Thöni, C., & Gächter, S. (2008). Antisocial punishment across societies. Science, 319(5868), 1362–1367. View source ↗
  6. Fischbacher, U., & Gächter, S. (2010). Social preferences, beliefs, and the dynamics of free riding in public goods experiments. American Economic Review, 100(1), 541–556. View source ↗

Herkes koysa herkes kazanır, peki neden koymayız?

Apartman aidatı, ortak bir projeye harcanan emek, iklim değişikliğiyle mücadele, gönüllülerin yazdığı bir ansiklopedi: hepsinin ortak yanı, katkının bedelini tek başına ödememiz ama faydasının herkese dağılması. İktisatçılar bu tür durumları 'kamu malı oyunu' denen basit bir deneyle inceliyor. Bizim sürümümüzde dört kişilik bir grupta herkesin 20 jetonu var; kasaya konan her jeton 1,6 ile çarpılıyor ve kasa dört kişiye eşit bölünüyor.

Hesap şöyle işliyor: dört kişi de 20'şer jeton koyarsa kasada 80 jeton olur, 1,6 ile çarpılınca 128'e çıkar ve herkes 32 jeton alır. Sen hiçbir şey koymazken diğer üçü 20'şer koyarsa kasa 96 olur; sen 24 jetonu kendi 20 jetonunun üstüne ekleyip 44 ile ayrılırsın. Tersine, yalnız sen 20 koyarsan kasadan sana 8 jeton döner. Kendi çıkarı açısından hiç koymamak hep daha iyidir; ama herkes böyle davranırsa herkes, herkesin koyduğu duruma göre kaybeder. İşte sosyal ikilem budur.

Laboratuvarda katkılar neden erir?

Kurama göre kimse tek jeton koymamalı. Gerçekte öyle olmuyor: John Ledyard'ın 1995'te Handbook of Experimental Economics için yazdığı derlemeye göre insanlar tek seferlik oyunlarda ve tekrarlı oyunların ilk ellerinde genellikle bağışlarının kabaca üçte biri ile üçte ikisi arasını kasaya koyuyor. Ama oyun tekrarlandıkça katkılar düzenli olarak azalıyor ve son ellerde oldukça düşük düzeylere iniyor.

Ernst Fehr ve Simon Gächter'in 2000'de American Economic Review'da yayımladığı deneyde parametreler bizimkiyle aynıydı: 20 jeton, dört kişilik gruplar ve kasaya konan her jeton için herkese 0,4 jeton getiri. Cezasız koşulda katkılar ellerin sonuna doğru çok düşük bir düzeye indi; son elde katılımcıların yarısından fazlası hiç katkı yapmadı. Herrmann ve arkadaşlarının 16 şehirlik deneyinde de cezasız oyunda katkılar neredeyse her yerde zamanla düştü.

Bedavacılar mı, koşullu işbirlikçiler mi?

Katkıların erimesi insanların çoğunun bencil olduğunu mu gösteriyor? Urs Fischbacher, Simon Gächter ve Ernst Fehr 2001'de bunu doğrudan sordu: katılımcılardan, grubun ortalama katkısının her olası değeri için kendilerinin ne kadar koyacaklarını belirtmelerini istediler. Katılımcıların yaklaşık yarısı 'koşullu işbirlikçi' çıktı; başkaları ne kadar çok koyarsa onlar da o kadar çok koymaya hazırdı. Yaklaşık %30'u bedavacıydı, %14'ü de başkaları belli bir düzeye kadar koyduğunda katkısını artıran, sonra azaltan 'tümsek biçimli' bir örüntü gösterdi.

Fischbacher ve Gächter 2010'da bu bilgiyi katkıların neden düştüğünü açıklamak için kullandı. Koşullu işbirlikçilerin çoğu tam karşılık vermiyor, ötekilerden biraz daha az koyuyor. Gruptaki birkaç bedavacıyla birleşince bu küçük eksiklik her elde büyüyor ve katkılar aşağı doğru sarmal çiziyor. Yazarların özetiyle: çoğu insan bencil olmadığı hâlde, sonunda yaygın bedavacılık ortaya çıkabiliyor. Bizim deneyimizde başkalarının katkısını gördükten sonra seninkinin nasıl değiştiğine bakarak senin de koşullu işbirlikçi olup olmadığını tahmin ediyoruz.

Ceza sopası işe yarıyor mu?

Fehr ve Gächter'in deneylerindeki kilit yenilik, katkılar açıklandıktan sonra eklenen ikinci aşamaydı: katılımcılar kendi kazançlarından bir bedel ödeyerek grup üyelerinin kazancını düşürebiliyordu. Bu cezanın cezalandırana hiçbir maddi yararı yoktu; üstelik bazı koşullarda gruplar her elde yeniden karıldığı için ileride karşılık görme ihtimali de neredeyse sıfırdı. Kurama göre kimse ceza vermemeli, bunu bilen bedavacılar da davranışını değiştirmemeliydi.

Oysa katılımcılar bedavacıları yoğun biçimde cezalandırdı ve bir oyuncu grup ortalamasının ne kadar altında kalırsa o kadar çok ceza aldı. Sonuç olarak ceza imkânı olan koşullarda işbirliği yüksek düzeylerde tutunabildi. Aynı dört kişinin on el boyunca birlikte oynadığı gruplarda ise yazarların ifadesiyle neredeyse tam işbirliğine ulaşılıp korunabildi; oysa bencillik varsayımı altında hiç işbirliği olmaması gerekiyordu. Fehr ve Gächter 2002'de Nature'da yayımladıkları çalışmada bu davranışa 'fedakâr cezalandırma' adını verdi: insanlar bedel ödeyerek ve hiçbir maddi kazanç beklemeden cezalandırıyor; bunun arkasında da bedavacılara karşı duyulan olumsuz duygular yatıyor. Bizim deneyimizde son üç elde, aşağıda anlatılan 16 şehirlik deneydeki 1'e 3 oranını kullanıyoruz: 1 jeton harcarsan hedeflediğin kişiden 3 jeton silinir.

İstanbul dahil 16 şehirde ortak kasa

Benedikt Herrmann, Christian Thöni ve Simon Gächter 2008'de Science'ta aynı oyunu Boston'dan Kopenhag'a, Seul'den Riyad'a, Atina'dan İstanbul'a 16 şehirde, toplam 1.120 üniversite öğrencisiyle oynattı. Parametreler bizimkine çok yakındı: dört kişilik gruplar, 20 jeton, jeton başına 0,4 getiri ve 1 jetonluk bedelle 3 jeton silen ceza puanları. Cezalı oyunda en işbirlikçi örneklem bağışının ortalama %90'ını kasaya koyarken, en az işbirlikçi örneklem yalnızca %29'unu koydu. İstanbul'da ortalama katkı 20 jetonda cezalı oyunda 7,1, cezasız oyunda 5,4 jetondu.

Ceza her yerde aynı işe yaramadı: ceza seçeneği 16 örneklemin 11'inde işbirliğini en azından zayıf biçimde anlamlı olarak artırdı, kalan beşinde ise cezasız oyuna göre anlamlı bir fark yaratmadı. Çalışmanın en çok ses getiren bulgusu da bununla ilgili 'antisosyal ceza' oldu: bazı şehirlerde insanlar yalnızca bedavacıları değil, kendilerinden daha çok ya da kendileri kadar katkı yapanları da cezalandırdı. Antisosyal cezanın yüksek olduğu yerlerde, ceza imkânının işbirliğini artırıcı etkisi zayıfladı, hatta bazı örneklemlerde tamamen ortadan kalktı. Yazarlar, sivil işbirliği normlarının ve hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu ülkelerde antisosyal cezanın daha yaygın olduğunu buldu ve ceza imkânının ancak güçlü işbirliği normlarıyla birlikte topluma yarar sağladığı sonucuna vardı.

Gündelik hayattaki ortak kasalar

Bu deneylerin gündelik hayata taşıdığı ders, işbirliğinin kendiliğinden ne kadar kırılgan olduğu. Çoğu insan adil payını vermeye hazır, ama başkalarının da vereceğinden emin olmak istiyor. Bir apartmanda aidatı ödemeyenler görünür hâle geldiğinde ödeyenlerin de hevesi kaçabiliyor; bir ekipte yükü taşımayan birkaç kişi, zamanla herkesin daha az çalışmasına yol açabiliyor.

Öte yandan katkıların görünür olması, bedavacılığın bir bedeli olması ve güçlü ortak normlar işbirliğini ayakta tutabiliyor. Ama ceza da sihirli bir değnek değil: yanlış kişilere yöneldiğinde ya da intikam döngüsüne dönüştüğünde yarardan çok zarar getirebiliyor. Bizim deneyimiz bu hikâyenin kısa bir özetini sunuyor: ilk beş elde grubunun ve senin katkının nasıl değiştiğini, altıncı elde ceza hakkı gelince bir sıçrama olup olmadığını ve son ellerde işbirliğinin tutunup tutunmadığını izliyoruz. Deneyin sonunda katkı eğrini grubunla ve kalabalıkla karşılaştırabilir, cezaları kimlere verdiğini ve bunların bedavacılara mı yoksa işbirlikçilere mi yöneldiğini görebilirsin.

FAQ

Kamu malı oyunu nedir?

Bir grubun üyelerinin, bireysel olarak kendilerine pahalıya mal olan ama gruba toplamda kazandıran bir ortak kasaya ne kadar katkı yapacağına karar verdiği bir deneydir. İşbirliği ile bedavacılık arasındaki gerilimi ölçer.

Kasaya hiç jeton koymamak mantıklı değil mi?

Sadece kendi kazancını düşünen biri için evet: koyduğun her jetonun sana dönen kısmı 0,4 jeton. Ama herkes böyle davranırsa herkes 20 jetonda kalır; herkes her şeyini koysa herkes 32 jeton alırdı.

Katkılar neden elden ele azalıyor?

Pek çok kişi koşullu işbirlikçi: başkaları koydukça o da koyuyor, ama genellikle biraz daha az. Birkaç bedavacıyla birleşince bu küçük eksiklik her elde büyüyor ve ortalama katkı düşüyor.

Antisosyal ceza nedir?

Kendisi kadar ya da kendisinden daha çok katkı yapan, yani işbirlikçi davranan kişileri cezalandırmaktır. Herrmann, Thöni ve Gächter'in 16 şehirlik deneyinde bazı örneklemlerde yaygındı ve cezanın işbirliğini artırıcı etkisini zayıflattı.

Türkiye'den bu konuda veri var mı?

Evet. 2008'de Science'ta yayımlanan 16 şehirlik deneyde İstanbul'dan bir öğrenci örneklemi de vardı; ortalama katkı 20 jetonda cezalı oyunda 7,1, cezasız oyunda 5,4 jetondu.

Discussion 0 comments

Volunteer to comment and vote. It takes 20 seconds.
Log inVolunteer
No comments yet. Be the first.

Threads about this experiment

Start a new thread →
There’s no separate thread for this experiment yet. Start one to critique the method, share a paper or ask a new question.