Open Sound and shape Köhler, 1929

Bouba mı, kiki mi?

Uydurma bir kelimenin şekli, hatta büyüklüğü olabilir mi? Dört kısa elde sesleri şekillerle eşleştir; kalabalığın cevabı Türkçe için şaşırtıcı olabilir.

1 dkto take part 7responses Anonymousno sign-up needed
boubakiki
EXP. 005

Bu iki şekilden hangisinin adı 'bouba'?

Loading the experiment… It needs JavaScript to run; you can still read the science box and the article below.

Take part first.

Reading the science could sway your answer. Everything unlocks once you take part, but you can read it now if you prefer.

Back to the experiment
Science box

Anlamsız seslerin bile çoğu insana bir 'şekli' varmış gibi gelir.

What we measure

Sana yuvarlak hatlı bir şekil ve sivri köşeli bir şekil gösteriyor, hangisinin 'bouba' olduğunu soruyoruz. Şekillerin sol-sağ yerleri rastgele değiştiği için kalabalığın yüzde kaçının 'bouba'yı yuvarlak şekle bağladığını, yani ses ile şekil arasındaki eşleşmeyi ölçüyoruz. Sonraki ellerde Köhler'in özgün 'takete' sorusunu, dört uydurma kelimeyi dört şekille eşleştirmeyi ve Sapir'in 'mil' ile 'mal' kelimelerini küçük ve büyük bir daireyle eşleştirmeyi soruyoruz. Böylece yalnızca şekil değil büyüklük sembolizmine de bakıyor, her el için beklenen eşleşmeyi yapanların oranını ayrı ayrı hesaplıyoruz.

What the research says

Wolfgang Köhler 1929'daki Gestalt Psychology kitabında okurlara biri sivri, biri yuvarlak iki şekil gösterip hangisinin 'takete' olduğunu sordu. Ramachandran ve Hubbard (2001), 'bouba' ve 'kiki' kelimeleriyle insanların %95'inin sivri şekle kiki, yuvarlak olana bouba dediğini yazdı; ancak bu sayının örneklemi ve yöntemi makalede ayrıntılı verilmez. Maurer ve arkadaşları (2006) 2,5 yaşındaki 20 çocukta bile eşleşmenin şans düzeyinin üstünde olduğunu buldu. Ćwiek ve arkadaşlarının (2022) 25 dilden 917 kişiyle yaptığı çevrimiçi çalışmada, sesli dinletilen bouba ve kiki'nin ikisini de beklenen şekle bağlayanların oranı ortalama %72 çıktı; ama Türkçe, Mandarin Çincesi ve Rumence konuşanlarda betimsel ortalama %50'nin altında kaldı. Edward Sapir (1929), yalnızca bir ünlüsü farklı uydurma kelime çiftleriyle (ör. ikisi de 'masa' anlamına gelen 'mil' ve 'mal') yaptığı çalışmada katılımcıların 'a' içeren kelimeyi büyük, 'i' içereni küçük masaya bağlama eğiliminde olduğunu buldu. Sonraki çalışmalar etkinin yalnızca ünlülerden gelmediğini gösterdi: Nielsen ve Rendall (2011) ünsüz ve ünlüleri kelimeler arasında yer değiştirdikleri deneylerde şekil eşleştirmelerinin ünsüzleri izlediğine dair kanıt buldu; D'Onofrio (2014) ise ünlünün art ya da ön olmasının, ünsüzün ötümlülüğünün ve çıkış yerinin her birinin ayrı bir etki yarattığını bildirdi.

Why it happens

Önde gelen açıklamalardan biri ağız hareketleri: 'bouba' derken dudaklar yuvarlaklaşır, 'kiki' derken dil damağa keskin biçimde değer (Ramachandran ve Hubbard, 2001). Diğeri akustik: Fort ve Schwartz (2022), yuvarlak nesnelerin çarptığında ya da yuvarlandığında daha düşük frekanslı ve daha kesintisiz sesler çıkardığını, 'bouba'nın da bu özellikleri taşıdığını öne sürdü. Yazının da payı olabilir (O ve B yuvarlak, K ve İ köşeli harfler), ama Ćwiek çalışmasında Latin alfabesi kullananların avantajı küçüktü. Büyüklük için de benzer bir ağız açıklaması öne sürülür: 'a' derken ağız geniş açılır, 'i' derken dil öne ve yukarı kalkar ve ağız boşluğu daralır; büyüklük ile ağzın açıklığı arasında doğal bir benzerlik kurulduğu düşünülür.

Limitations

Biz kelimeyi yazılı gösteriyoruz; Ćwiek çalışmasında ise katılımcılar kelimeyi dinledi ve her iki eşleşmeyi de doğru yapmaları gerekiyordu, yani oranlar birebir karşılaştırılamaz. Ayrıca bouba-kiki internette çok bilinen bir test; cevabı önceden bilenleri ayırt edemiyoruz. Eller aynı kişide art arda geldiği için ilk eldeki cevap sonraki elleri etkileyebilir; ilk elde 'kuralı' fark eden biri sonrakilerde ona göre davranabilir. Ayrıca 'mal' ve 'mil' Türkçede gerçek kelimeler; anlamlarının çağrışımları 4. eldeki sonucu kaydırabilir.

%72 (n=917)25 dilde iki eşleşmeyi de beklenen yönde yapanlarĆwiek vd., 2022
%50'nin altında, şanstan ayırt edilemedi (n=38)Türkçe konuşanlar (aynı çalışma)Ćwiek vd., 2022
%95Ramachandran ve Hubbard'ın bildirdiği oranRamachandran & Hubbard, 2001
4 denemede ortalama 2,8 (n=20)2,5 yaşındaki çocuklarda beklenen eşleşmeMaurer vd., 2006
  1. Köhler, W. (1929). Gestalt psychology. New York: Liveright. View source ↗
  2. Ramachandran, V. S., & Hubbard, E. M. (2001). Synaesthesia: A window into perception, thought and language. Journal of Consciousness Studies, 8(12), 3–34. View source ↗
  3. Maurer, D., Pathman, T., & Mondloch, C. J. (2006). The shape of boubas: Sound–shape correspondences in toddlers and adults. Developmental Science, 9(3), 316–322. View source ↗
  4. Ćwiek, A., Fuchs, S., Draxler, C., Asu, E. L., Dediu, D., Hiovain, K., Kawahara, S., Koutalidis, S., Krifka, M., Lippus, P., Lupyan, G., Oh, G. E., Paul, J., Petrone, C., Ridouane, R., Reiter, S., Schümchen, N., Szalontai, Á., Ünal-Logacev, Ö., Zeller, J., Perlman, M., & Winter, B. (2022). The bouba/kiki effect is robust across cultures and writing systems. Philosophical Transactions of the Royal Society B, 377(1841), 20200390. View source ↗
  5. Styles, S. J., & Gawne, L. (2017). When does maluma/takete fail? Two key failures and a meta-analysis suggest that phonology and phonotactics matter. i-Perception, 8(4), 2041669517724807. View source ↗
  6. Fort, M., & Schwartz, J.-L. (2022). Resolving the bouba-kiki effect enigma by rooting iconic sound symbolism in physical properties of round and spiky objects. Scientific Reports, 12, 19172. View source ↗
  7. Köhler, W. (1947). Gestalt psychology: An introduction to new concepts in modern psychology (2. baskı). New York: Liveright. View source ↗
  8. Sapir, E. (1929). A study in phonetic symbolism. Journal of Experimental Psychology, 12(3), 225–239. View source ↗
  9. Nielsen, A., & Rendall, D. (2011). The sound of round: Evaluating the sound-symbolic role of consonants in the classic Takete-Maluma phenomenon. Canadian Journal of Experimental Psychology, 65(2), 115–124. View source ↗
  10. D'Onofrio, A. (2014). Phonetic detail and dimensionality in sound-shape correspondences: Refining the bouba-kiki paradigm. Language and Speech, 57(3), 367–393. View source ↗

Takete ve maluma: bir Gestalt bilmecesi

Dilbilimin temel varsayımlarından biri, kelimelerle anlamları arasındaki bağın keyfi olduğudur: 'masa' kelimesinde masaya benzeyen hiçbir şey yoktur. Ama bazı sesler bize bazı şekillerden daha 'uygun' gelir. Alman Gestalt psikoloğu Wolfgang Köhler bunu 1929'da yayımladığı kitapta basit bir bilmeceyle gösterdi: okura biri sivri köşeli, biri yumuşak kıvrımlı iki şekil gösterdi ve hangisinin 'takete' olduğunu sordu.

Köhler, sonraki baskıda yuvarlak şekil için 'maluma' kelimesini kullandı ve çoğu kişinin bu soruyu hiç duraksamadan yanıtladığını belirtti. Sivri şekil takete, yuvarlak şekil maluma: neredeyse herkes için açık görünen bu cevap, sesle şekil arasında doğal bir bağ olabileceğini düşündürdü.

Bouba ve kiki: %95 iddiası

Etkiyi 21. yüzyılda ünlü yapan, nörobilimci V. S. Ramachandran ve Edward Hubbard oldu. 2001'de sinestezi (bir duyunun başka bir duyuyu da tetiklemesi) üzerine yazdıkları makalede, Köhler'in şekillerine benzer iki çizim ve 'bouba' ile 'kiki' kelimelerini kullandılar. Yazdıklarına göre insanlara 'Marslıların dilinde bunlardan biri bouba, diğeri kiki; hangisi hangisi?' diye sorulduğunda %95'i sivri şekli kiki, yuvarlak olanı bouba olarak seçiyordu.

Bu sayı sık sık alıntılanır, ancak makalede kaç kişiyle ve nasıl ölçüldüğü ayrıntılı biçimde raporlanmaz. Ramachandran ve Hubbard'ın asıl iddiası daha büyüktü: bu tür doğal ses-şekil eşleşmeleri, insanlığın ilk kelimelerinin nasıl ortaya çıktığına dair bir ipucu olabilirdi.

Bebekler, çocuklar ve civcivler

Etki yalnızca okuma yazma bilen yetişkinlere mi özgü? Daphne Maurer ve arkadaşları 2006'da 2,5 yaşındaki 20 çocuğu ve 20 yetişkini test etti. Dört farklı şekil ve kelime çiftinde çocuklar ortalama 2,8 denemede, yetişkinler 3,3 denemede beklenen yönde seçim yaptı; iki grup da şans düzeyinin anlamlı biçimde üstündeydi ve aralarındaki fark anlamlı değildi.

Daha da çarpıcı bir sonuç 2026'da Science dergisinde yayımlandı: Loconsole ve arkadaşları, yumurtadan yeni çıkmış 1 ve 3 günlük civcivlerin 'kiki' sesini duyunca sivri, 'bouba' sesini duyunca yuvarlak şekle yöneldiğini bildirdi. Bu bulgu tekrarlanırsa, ses-şekil eşleşmesinin dile özgü değil, türler arasında paylaşılan daha temel bir algı eğilimi olabileceğini düşündürür.

25 dil, 10 alfabe: etki evrensel mi?

Aleksandra Ćwiek ve arkadaşlarının 2022'de yayımladığı çalışma, şimdiye kadarki en geniş kültürlerarası testlerden biri. 25 dilden 917 kişi, kelimeleri yazılı görmek yerine sesli kayıttan dinledi ve iki ayrı denemede bouba ile kiki'yi şekillerle eşleştirdi. Araştırmacılar bir kişiyi ancak iki eşleşmeyi de beklenen yönde yaptıysa 'eşleşmiş' saydı; bu katı ölçütle ortalama oran %72 çıktı. Bouba'nın yuvarlak şekle bağlanması 25 dilin 22'sinde güvenilir biçimde görülürken, kiki'nin sivri şekle bağlanması yalnızca 11 dilde bu kadar netti.

Türkçe açısından ilginç olan şu: betimsel ortalaması %50'nin altında kalan yalnızca üç dil vardı ve bunlardan biri Türkçeydi (diğerleri Mandarin Çincesi ve Rumence). Türkçe örneklem 38 kişiydi ve sonuç şans düzeyinden istatistiksel olarak ayırt edilemiyordu; yani Türkçe konuşanlarda etkinin olmadığı değil, bu örneklemde görülmediği söylenebilir. Yazarlar olası nedenler arasında dillerin ses yapısını ve uydurma kelimeye benzeyen gerçek kelimeleri sayıyor; örneğin Rumencede 'bubă' yara anlamına geliyor. Styles ve Gawne (2017) de Nepal'de Syuba konuşanlarda etkiyi bulamamış ve test kelimeleri dilin ses kurallarına uymadığında etkinin bozulabileceğini öne sürmüştü.

Neden? Ağız, kulak ve fizik

Üç açıklama birbirini dışlamıyor. Birincisi eklemleme: 'bu' ve 'ba' hecelerinde dudaklar yuvarlaklaşıp yumuşakça açılır, 'ki' hecesinde ise dil damağa sert bir vuruş yapar. İkincisi akustik: Fort ve Schwartz (2022), yuvarlak nesnelerin bir yüzeye çarptığında ya da yuvarlandığında daha düşük frekanslı ve daha kesintisiz sesler çıkardığını, 'bouba' ile 'kiki'nin de bu iki boyutta ayrıştığını gösterdi. Yani beynimiz dünyadaki gerçek ses-şekil ilişkilerini öğrenmiş olabilir.

Üçüncüsü yazı: Latin alfabesinde O ve B yuvarlak, K ve İ köşeli harflerdir. Ćwiek çalışmasında Latin alfabesi kullanan dillerde eşleşme oranı betimsel olarak daha yüksekti (%75'e karşı %63), ama bu fark istatistiksel olarak zayıftı ve kelimeler sesli dinletildiği için etkinin yalnızca harf şekillerinden kaynaklandığı söylenemez.

Takete'den dört kelimeye: hangi sesler sivri?

İkinci elde Köhler'in kendi kelimelerine dönüyoruz: 'takete' ve 'maluma'. Ramachandran ve Hubbard'ın 'bouba' ile 'kiki'si bu bilmecenin yeniden yorumlanmış hali, ama iki çift aynı sesleri taşımıyor. 'Takete'de patlamalı 't' ve 'k' sesleri, 'maluma'da ise 'm' ve 'l' gibi akıcı, yumuşak ünsüzler ve yuvarlak 'u' ünlüsü var. Üçüncü elde iş biraz zorlaşıyor: 'lula', 'kitiki', 'momo' ve 'zizi' kelimelerini, en yuvarlaktan en sivriye uzanan dört şekille eşleştiriyorsun.

Bu dört kelime, sesin hangi parçasının şekil duygusunu taşıdığını ayırmak için seçildi. Alan Nielsen ve Drew Rendall (2011), ünsüz ve ünlüleri kelimeler arasında yer değiştirdikleri deneylerde eşleştirmelerin ünsüzleri izlediğine dair kanıt buldu: bu çalışma çizgisinde m, n, l gibi akıcı ünsüzler yuvarlak, t, k, p gibi patlamalı ünsüzler sivri şekillerle eşleşmesi beklenen sesler olarak ele alınır. Annette D'Onofrio (2014) ise ünlünün ağzın arkasında ya da önünde üretilmesinin, ünsüzün ötümlü olup olmamasının ve çıkış yerinin her birinin ayrı ayrı etkili olduğunu gösterdi. Bu çerçevede 'momo' ve 'lula' yuvarlak uca, 'kitiki' sivri uca yakın duruyor; 'zizi' ise ilginç bir ara durum: ünlüsü 'kiki'deki gibi önde, ama ünsüzü ötümlü ve kesintisiz bir ses.

Mil küçük, mal büyük: sesin büyüklüğü

Ses sembolizmi yalnızca şekille sınırlı değil. Dilbilimci Edward Sapir 1929'da yayımladığı çalışmada katılımcılara yalnızca bir ünlüsü farklı uydurma kelime çiftleri verdi. Örneğin 'mil' ve 'mal' ikisi de bir masanın adıydı; biri büyük, biri küçük masayı anlatıyordu ve katılımcılar hangisinin hangisi olduğunu tahmin ediyordu. Katılımcılar 'mal'ı büyük, 'mil'i küçük masaya bağlama eğilimindeydi. Dördüncü elde aynı soruyu bir küçük ve bir büyük daireyle soruyoruz.

En yaygın açıklama yine ağızla ilgili: 'a' derken ağız geniş açılır, 'i' derken dil öne ve yukarı kalkar ve ağız boşluğu daralır. Türkçe açısından küçük bir uyarı var: 'mal' Türkçede gerçek bir kelime (mülk, eşya) ve 'mil' de hem bir uzunluk birimi hem de makinelerdeki dönen çubuğun adı. Ćwiek ve arkadaşlarının Rumencede 'bubă' için tartıştığı gibi, gerçek kelimelerin çağrışımları sonucu kaydırabilir; bu yüzden Türkçe sonuçları dikkatle yorumlayacağız.

Bu deneyi nasıl okumalı?

Bizim deneyimiz kelimeyi yazılı gösteriyor ve ilk elde yalnızca 'bouba'yı soruyor. Bu, Ćwiek çalışmasının katı 'iki eşleşme birden' ölçütünden daha kolay bir görev; o yüzden kalabalığın oranı %72'den yüksek çıkarsa şaşırmamak gerekir. Öte yandan Türkçede 'ou' bir harf çifti olarak okunmadığı için 'bouba' yazımı kimine 'bo-u-ba' gibi gelebilir; bu da sonucu etkileyebilir.

Asıl merak ettiğimiz soru şu: büyük bir Türkçe konuşan kalabalıkta bouba-kiki etkisi ne kadar güçlü? 38 kişilik bir örneklemin gösteremediğini, binlerce kişi daha net gösterebilir.

FAQ

Bouba kiki etkisi nedir?

İnsanların anlamsız 'bouba' kelimesini yuvarlak bir şekle, 'kiki' kelimesini sivri bir şekle bağlama eğilimidir. Sesler ile görsel özellikler arasındaki bu tür bağlara ses sembolizmi denir.

İnsanların yüzde kaçı bouba'yı yuvarlak şekle bağlıyor?

Ramachandran ve Hubbard (2001) %95 diye yazdı ama yöntemini ayrıntılı vermedi. 25 dilde 917 kişiyle yapılan çalışmada iki eşleşmeyi de beklenen yönde yapanların oranı ortalama %72'ydi (Ćwiek vd., 2022).

Türkçe konuşanlarda bouba kiki etkisi var mı?

Ćwiek ve arkadaşlarının çalışmasında 38 Türkçe konuşanın betimsel ortalaması %50'nin altında kaldı ve şanstan ayırt edilemedi. Örneklem küçük olduğu için bu, etkinin Türkçede olmadığını kanıtlamaz.

Takete maluma ile bouba kiki aynı şey mi?

Evet, aynı olgunun iki versiyonu. Köhler 1929'da 'takete' ile başladı, sonraki baskıda yuvarlak şekil için 'maluma'yı kullandı; Ramachandran ve Hubbard 2001'de 'bouba' ve 'kiki'yi kullandı.

Neden birden fazla kelime ve şekil soruyorsunuz?

Tek bir 'bouba' sorusu, etkinin hangi seslerden kaynaklandığını ayırt etmeye yetmez. Takete-maluma, dört kelimeli eşleştirme ve mil-mal soruları; ünsüzlerin, ünlülerin ve büyüklüğün rolünü ayrı ayrı görmemizi sağlıyor.

Discussion 0 comments

Volunteer to comment and vote. It takes 20 seconds.
Log inVolunteer
No comments yet. Be the first.

Threads about this experiment

Start a new thread →
There’s no separate thread for this experiment yet. Start one to critique the method, share a paper or ask a new question.