Open Probability Tversky ve Kahneman, 1983

Linda problemi.

Linda, Bill ve bir sağlık taraması: dört kısa senaryoda sezgin mi kazanacak, olasılığın en basit kuralı mı?

2 dkto take part 6responses Anonymousno sign-up needed
tellerfeminist
EXP. 011

Dört kısa senaryo oku ve her birinde iki seçenekten hangisinin daha olası olduğunu seç.

Loading the experiment… It needs JavaScript to run; you can still read the science box and the article below.

Play again, climb higher

Leaderboard.

  1. 1B@berke11/4
Only volunteers appear on the leaderboard. Your anonymous plays are linked to your account when you volunteer.Volunteer correct · each person’s best play counts · “Today” resets every midnight (Istanbul time)
Take part first.

Reading the science could sway your answer. Everything unlocks once you take part, but you can read it now if you prefer.

Back to the experiment
Science box

İki şeyin birlikte doğru olması, ikisinden birinin tek başına doğru olmasından asla daha olası değildir; ama bize öyle gelir.

What we measure

Olasılık kuramının en basit kurallarından biri birleşim kuralıdır: “A ve B” olasılığı, “A” olasılığından büyük olamaz. Her feminist banka veznedarı zaten bir banka veznedarıdır. Linda'nın feminist bir banka veznedarı olmasını, sadece banka veznedarı olmasından daha olası seçmek, bu kuralı çiğnemek demektir ve buna birleşim yanılgısı denir. Dört elde aynı kuralı dört farklı biçimde sınıyoruz: Linda ve Bill'de kişilik tanımı, sağlık taramasında yaş ile kalp krizi arasındaki neden-sonuç bağı birleşik seçeneği cazip kılıyor; son elde ise soru olasılık yerine '100 kişiden kaçı?' diye, sıklık biçiminde soruluyor. Kaç elde kurala uyduğunu sayıyoruz.

What the research says

Tversky ve Kahneman 1983'te Linda'nın tanımını British Columbia Üniversitesi'nden 142 lisans öğrencisine gösterip yalnızca bu iki seçeneği sordu: yüzde 85'i “banka veznedarı ve feminist” seçeneğini daha olası buldu. Sekiz ifadenin sıralandığı versiyonda olasılık ve istatistik dersleri almış katılımcılarda bile ihlal oranı yüzde 85-90 civarındaydı. Ancak sonraki çalışmalar oranın koşullara çok bağlı olduğunu gösterdi: Charness, Karni ve Levin (2010) teşviksiz bireylerde yüzde 58, küçük bir para ödülü verildiğinde yüzde 33 buldu. Linda gibi 100 kişiden kaçının bu tanıma uyduğunu soran sıklık biçimleri de yanılgıyı belirgin biçimde azaltabiliyor. Aynı makalede Bill problemi de benzer sonuç verdi: sekiz ifadeyi olasılığa göre sıralayan katılımcıların yüzde 83 ile 92'si 'caz çalan bir muhasebeci' ifadesini 'caz çalıyor' ifadesinin üstüne koydu. Rastgele seçilmiş Bay F.'nin hem kalp krizi geçirmiş hem 55 yaşından büyük olmasını daha olası bulanlar, istatistik bilgisi olmayan 115 öğrencinin yüzde 58'iydi. Fiedler (1988) Linda problemini 'Linda'ya benzeyen 100 kişiden kaçı?' diye sorduğunda yanılgı oranı yüzde 22'ye indi.

Why it happens

Kahneman ve Tversky'ye göre insanlar olasılığı, bir durumun bir kalıba ne kadar benzediğine bakarak tahmin eder (temsil edicilik sezgisi). Linda'nın tanımı feministe çok, banka veznedarına az benzer; “feminist” eklemek hikâyeyi daha tutarlı hale getirir ama olasılığı ancak düşürebilir. Eleştirmenlere göre ise katılımcılar “olası” kelimesini “akla yatkın” diye ya da “banka veznedarı” seçeneğini “feminist olmayan banka veznedarı” diye anlıyor olabilir. Sağlık senaryosunda tuzak benzerlik değil, nedensellik: ileri yaş kalp krizinin bilinen bir risk etkenidir ve bu bağ birleşimi akla yatkın kılar. Tversky ve Kahneman bu bağı kopardıklarında, yani kalp krizini Bay F.'ye, 55 yaş üstünü onunla ilgisi olmayan Bay G.'ye verdiklerinde hata oranı yüzde 29'a düştü. Sıklık biçimi ise iç içe kümeleri görünür kılar: 100 kişiden kaçının veznedar olduğunu düşünen biri, feminist veznedarların bu grubun içinde kaldığını kolayca fark eder.

Limitations

Tek bir soruluk bir deney ve katılımcıların bir kısmı problemi daha önce görmüş olabilir. Ayrıca çeviri ve kelime seçimi (örneğin “olası” yerine “muhtemel”) sonuçları etkileyebilir. Dört senaryo aynı oturumda sorulduğu için ilk ellerde kuralı fark edenler sonraki ellerde daha az yanılabilir; eller arasındaki farkı yorumlarken bu öğrenme etkisini akılda tutmak gerekir. Bill probleminin orijinal verisi iki seçenekli değil, sekiz ifadeli sıralama biçiminde toplandı; oranlar doğrudan karşılaştırılamaz.

%85 birleşik seçeneği seçtiOrijinal iki seçenekli versiyon (142 lisans öğrencisi)Tversky ve Kahneman, 1983
%36 yanılgıİleri istatistik eğitimli lisansüstü öğrenciler, puanlama versiyonuTversky ve Kahneman, 1983
%58 yanılgıTeşviksiz bireyler, iki seçenekli versiyon (Charness ve ark., 2010)Charness ve ark., 2010
%33 yanılgıKüçük para ödülü verildiğinde (Charness ve ark., 2010)Charness ve ark., 2010
  1. Tversky, A., & Kahneman, D. (1983). Extensional versus intuitive reasoning: The conjunction fallacy in probability judgment. Psychological Review, 90(4), 293–315. View source ↗
  2. Hertwig, R., & Gigerenzer, G. (1999). The 'conjunction fallacy' revisited: How intelligent inferences look like reasoning errors. Journal of Behavioral Decision Making, 12(4), 275–305. View source ↗
  3. Mellers, B., Hertwig, R., & Kahneman, D. (2001). Do frequency representations eliminate conjunction effects? An exercise in adversarial collaboration. Psychological Science, 12(4), 269–275. View source ↗
  4. Charness, G., Karni, E., & Levin, D. (2010). On the conjunction fallacy in probability judgment: New experimental evidence regarding Linda. Games and Economic Behavior, 68(2), 551–556. View source ↗
  5. Chandrashekar, S. P., Cheng, Y. H., Fong, C. L., Leung, Y. C., Wong, Y. T., Cheng, B. L., & Feldman, G. (2021). Frequency estimation and semantic ambiguity do not eliminate conjunction bias, when it occurs: Replication and extension of Mellers, Hertwig, and Kahneman (2001). Meta-Psychology, 5. View source ↗
  6. Fiedler, K. (1988). The dependence of the conjunction fallacy on subtle linguistic factors. Psychological Research, 50(2), 123–129. View source ↗

Linda kimdir?

“Linda 31 yaşında, bekâr, açık sözlü ve çok zeki biri. Üniversitede felsefe okudu. Öğrenciyken ayrımcılık ve sosyal adalet konularıyla derinden ilgilendi, nükleer karşıtı gösterilere de katıldı.” Psikoloji tarihinin belki de en ünlü kurgusal karakteri, Amos Tversky ve Daniel Kahneman'ın bu birkaç cümlesiyle doğdu.

Ardından gelen soru basit: Linda bir banka veznedarı mı, yoksa banka veznedarı ve aynı zamanda feminist harekette aktif mi? Hangisi daha olası? Pek çok kişi ikinci seçeneği işaretler. Hikâye neredeyse onu seçmen için yazılmış gibidir. Ama mantık açısından ikinci seçenek, birincinin içinde kalan daha dar bir durumdur ve bu yüzden daha olası olamaz.

Yüzde 85 nereden geliyor?

Tversky ve Kahneman, 1983'te Psychological Review'da yayımlanan makalelerinde bu problemi farklı biçimlerde denediler. İlk versiyonda katılımcılar, aralarında “banka veznedarı” ile “banka veznedarı ve feminist” ifadelerinin de bulunduğu sekiz ifadeyi olasılığa göre sıraladı. İstatistik bilgisi olmayan öğrencilerde ihlal oranı yüzde 89, en az bir istatistik dersi almış lisansüstü ve tıp öğrencilerinde yüzde 90 çıktı. Stanford'daki karar bilimi doktora öğrencilerinde bile yüzde 85'ti.

Yazarlar daha sonra her türlü inceliği kaldırdı ve 142 öğrenciye yalnızca iki seçenek sundu. Seçeneklerin sırası katılımcıların yarısı için tersine çevrildi ve bunun bir etkisi olmadı. Sonuç: yüzde 85'i birleşik seçeneği daha olası buldu. İşte ünlü yüzde 85 bu çalışmadır. Bizim deneyimiz de bu iki seçenekli, sırası rastgele değişen versiyonu temel alıyor.

Yanılgıyı kırmak için “çaresiz” denemeler

Tversky ve Kahneman makalelerinde kendi deyişleriyle giderek “çaresizleşen” düzenlemeler denediler. Banka veznedarı seçeneğini “feminist olsun ya da olmasın banka veznedarı” diye yazdıklarında bile katılımcıların yüzde 57'si yanılgıya düştü. Katılımcılara iki argüman sundular: biri mantıklı (her feminist banka veznedarı bir banka veznedarıdır), diğeri benzerliğe dayalı. Yüzde 65'i benzerlik argümanını seçti.

Bazı değişiklikler işe yaradı. Hangi seçeneğe bahis oynamak istedikleri sorulduğunda ihlal oranı yüzde 56'ya indi. Birkaç ileri istatistik dersi almış lisansüstü öğrencilere puanlama versiyonu verildiğinde ise oran ilk kez yarının altına, yüzde 36'ya düştü. Benzer bir sağlık anketi probleminde “yüzde kaç?” yerine “100 kişiden kaçı?” diye sorulduğunda hata oranı yüzde 65'ten yüzde 25'e indi. Bu son bulgu, sonradan alevlenecek büyük bir tartışmanın tohumuydu.

Neden yanılıyoruz: temsil edicilik

Kahneman ve Tversky'nin açıklaması temsil edicilik sezgisidir. Bir olayın olasılığını değerlendirirken, aslında o olayın elimizdeki bilgiye ne kadar benzediğini değerlendiririz. Linda'nın tanımı, feminist bir aktivistin tipik resmine çok uyar, banka veznedarı resmine pek uymaz. “Banka veznedarı ve feminist” ise bu ikisinin arasında bir yerde durur ve sadece “banka veznedarı”ndan daha çok Linda'ya benzer. Makalede olasılık sıralamaları ile benzerlik sıralamaları arasındaki korelasyon Linda için 0,98 bulundu.

Gündelik hayatta bunun bedeli küçük değildir. Ayrıntılı, renkli bir senaryo bize daha inandırıcı gelir; oysa her ek ayrıntı senaryonun gerçekleşme olasılığını ancak düşürür. Bir mahkemede ayrıntılı bir hikâye, bir yatırım sunumunda adım adım bir başarı planı ya da bir komplo teorisinde birbirine bağlanan olaylar, tam da bu yüzden olduğundan daha olası görünebilir.

Eleştiriler: gerçekten bir yanılgı mı?

Linda problemi, psikolojinin en çok tartışılan bulgularından biridir. Ralph Hertwig ve Gerd Gigerenzer 1999'da, “olası” kelimesinin gündelik dilde “matematiksel olasılık” dışında “akla yatkın” ya da “inandırıcı” gibi anlamlara geldiğini vurguladı. Katılımcılara Linda'ya benzeyen 200 kadın düşünmeleri ve kaçının banka veznedarı, kaçının feminist banka veznedarı olduğunu tahmin etmeleri söylendiğinde, aynı kişinin iki soruyu birlikte yanıtladığı durumlarda yanılgı büyük ölçüde ortadan kalktı. Bir başka eleştiri, “ve” bağlacının bazen “ya da” gibi anlaşılabileceği ya da tek başına “banka veznedarı” seçeneğinin “feminist olmayan banka veznedarı” diye okunabileceğiydi.

Bu tartışma, Barbara Mellers, Ralph Hertwig ve Daniel Kahneman'ın 2001'de “karşıt işbirliği” denen yöntemle, yani birbirine karşı görüşteki araştırmacıların birlikte deney tasarladığı bir çalışmayla sürdü. Sonuç karışıktı: sıklık biçimi yanılgıyı azaltabiliyordu ama her koşulda ortadan kaldırmıyordu. 2021'de 1.032 kişiyle yapılan önceden kayıtlı bir replikasyon, Linda senaryosunda sıklık tahminlerinde bile birleşim etkisinin sürdüğünü gösterdi ve “ve” kelimesinin belirsizliğine dair bir destek bulmadı. Öte yandan Charness ve arkadaşları 2010'da yanılgı oranını teşviksiz bireylerde yüzde 58, küçük bir para ödülüyle yüzde 33 buldu; üç kişilik gruplarda ise daha da düşük. Kısacası etki gerçek, ama boyutu sorunun nasıl sorulduğuna ve insanların ne kadar çaba harcadığına bağlı.

Bill ve Bay F.: Linda tek başına değil

Linda'nın daha az bilinen bir ikizi var. Tversky ve Kahneman aynı 1983 makalesinde Linda'nın yanına Bill'i de koydular: 34 yaşında, zeki ama hayal gücü kıt, takıntılı ve genel olarak ruhsuz biri; okulda matematikte güçlü, sosyal bilgilerde ve beşeri bilimlerde zayıf. Tanım bir muhasebeciye çok, hobi olarak caz çalan birine pek az benzeyecek şekilde yazılmıştı. Sekiz ifadeyi olasılığa göre sıralayan katılımcılar arasında 'caz çalan bir muhasebeci' ifadesini 'caz çalıyor' ifadesinin üstüne koyanların oranı istatistik bilgisi olmayan öğrencilerde yüzde 92, istatistik dersi almış lisansüstü öğrencilerde yüzde 86, karar bilimi doktora öğrencilerinde yüzde 83'tü.

Aynı makaledeki sağlık taraması problemi başka bir tuzak kuruyor. Her yaştan ve meslekten erkeği kapsayan bir taramaya katılan ve listeden rastgele seçilen Bay F.'nin 'bir ya da daha fazla kez kalp krizi geçirmiş' olması mı, 'kalp krizi geçirmiş ve 55 yaşından büyük' olması mı daha olası? Bu kez benzerlik değil, neden-sonuç ilişkisi devrede: ileri yaş kalp krizinin bilinen bir risk etkeni olduğu için birleşim akla yatkın geliyor. İstatistik bilgisi olmayan 115 öğrencinin yüzde 58'i birleşik seçeneği işaretledi. Araştırmacılar kalp krizini Bay F.'ye, 55 yaş üstünü ise onunla ilgisi olmayan Bay G.'ye atadıklarında, yani nedensel bağı kopardıklarında hata oranı yüzde 29'a düştü.

'Kaç kişi?' diye sorunca ne değişiyor?

Klaus Fiedler 1988'de Linda problemini neredeyse hiç değiştirmeden yeniden sordu; tek fark, olasılık sıralaması yerine 'Linda'ya benzeyen 100 kişiden kaçı için bu ifadeler doğrudur?' sorusuydu. Hertwig ve Gigerenzer'in 1999'daki aktarımına göre Fiedler'in ilk deneyinde bu sıklık biçiminde Linda için yanılgı oranı yüzde 22'ye indi; yedi farklı problemin ortalamasında ise olasılık biçimindeki yüzde 73'lük ihlal, sıklık biçiminde yüzde 23'e geriledi. Tversky ve Kahneman da sağlık taramasında benzer bir şey görmüştü: yüzde soran versiyonda yüzde 65 olan hata, '100 katılımcıdan kaçı?' diye sorulunca yüzde 25'e, katılımcılara önce 55 yaş üstü kaç kişi olduğu da sorulunca yüzde 11'e düştü.

Bu bulgunun nasıl yorumlanacağı tartışmalı. Fiedler ile Hertwig ve Gigerenzer'e göre sıklık sorusu 'olası' kelimesinin çok anlamlılığını ortadan kaldırıyor: 'kaç kişi?' diye sorulan biri, kelimenin gündelik değil matematiksel anlamını düşünmek zorunda kalıyor. Tversky ve Kahneman ise somut sayıların kümeler arasındaki kapsama ilişkisini görünür kıldığını, yani doğru düşünmeyi kolaylaştırdığını savundu. Bizim dördüncü elimiz bu farkı senin üzerinde sınıyor: ilk elde Linda sorusunda yanılan biri, aynı soruyu 100 kişi üzerinden düşündüğünde kuralı fark ediyor mu? Yalnız aynı kişinin önceki ellerden öğrenmiş olabileceğini unutmamak gerekiyor; laboratuvar çalışmalarında farklı biçimler genellikle farklı kişilere veriliyor.

FAQ

Linda probleminin doğru cevabı nedir?

“Linda bir banka veznedarı” seçeneği daha olasıdır, çünkü her feminist banka veznedarı aynı zamanda bir banka veznedarıdır. İki koşulun birlikte doğru olma olasılığı, tek birinin doğru olma olasılığından büyük olamaz.

Birleşim yanılgısı nedir?

İki olayın birlikte gerçekleşmesini, bu olaylardan birinin tek başına gerçekleşmesinden daha olası görme hatasıdır. Tversky ve Kahneman 1983'te Linda problemiyle ünlü hale getirmiştir.

Linda probleminde insanların yüzde kaçı yanılıyor?

Orijinal iki seçenekli versiyonda yüzde 85 yanıldı. Sonraki çalışmalarda oran koşullara göre değişti; örneğin bir çalışmada teşviksiz bireylerde yüzde 58, küçük bir para ödülüyle yüzde 33 bulundu.

Yanılmak beni mantıksız biri yapar mı?

Hayır. İstatistik eğitimi almış kişiler de sıkça yanılıyor. Ayrıca bazı araştırmacılar, insanların “olası” kelimesini matematiksel değil gündelik anlamda yorumladığını ve bu yüzden makul davrandığını savunuyor.

Bu yanılgıdan nasıl korunabilirim?

Kendine “100 kişiden kaçı?” diye sormak işe yarayabilir. Linda gibi 100 kadın düşün: kaçı banka veznedarıdır, kaçı hem banka veznedarı hem feministtir? İkinci grup ilkinin içinde kalır.

Dört senaryonun hepsinde doğru cevap aynı mı, tekrar oynayabilir miyim?

Evet, her senaryoda tek başına olan seçenek birleşik olandan daha olasıdır ya da en azından ondan az olası olamaz. Sıklık elinde de banka veznedarlarının sayısı, feminist banka veznedarlarının sayısından az olamaz. Tekrar oynayabilirsin, ama artık kuralı bildiğin için sonucun ilk denemen kadar bilgilendirici olmaz.

Discussion 0 comments

Volunteer to comment and vote. It takes 20 seconds.
Log inVolunteer
No comments yet. Be the first.

Threads about this experiment

Start a new thread →
There’s no separate thread for this experiment yet. Start one to critique the method, share a paper or ask a new question.