Açık Kişilik Forer, 1949

Seni okuduk.

Bir renk, bir şekil, bir çizgi ve beş dokunuş. Ardından sana bir kişilik analizi gösteriyoruz ve ne kadar tuttuğunu soruyoruz. Sonunda analizin asıl sırrını açıklıyoruz.

2 dksürer 1katılım Anonimkayıt gerekmez
sanaözel
EXP. 059

Birkaç tuhaf sorudan çıkan bir kişilik analizi seni ne kadar iyi anlatabilir?

Deney yükleniyor… JavaScript kapalıysa deney çalışmaz; bilim kutusunu ve makaleyi aşağıda okuyabilirsin.

Önce deneye katıl.

Bilimi okumak cevabını etkileyebilir. Katıldıktan sonra her şey açılır; istersen yine de şimdi okuyabilirsin.

Deneye dön
Bilim kutusu

Herkese uyan genel cümleler, “sana özel” diye sunulunca insanlara şaşırtıcı derecede isabetli gelir. Bu deneyde herkes, ne seçerse seçsin, kelimesi kelimesine aynı analizi okuyor.

Ne ölçüyoruz

Bertram Forer’ın 1949’daki sınıf deneyinin çevrimiçi bir uyarlamasını yapıyoruz. Önce birkaç tuhaf soru soruyoruz: bir renk, bir şekil, günün en üretken saati; ardından ekrana bir çizgi çizmeni ve beş kez dokunmanı istiyoruz. Bunlardan bazı gerçek ölçümler çıkarıyoruz (çizginin uzunluğu, kaç kez yön değiştirdiği, dokunuşlarının ritmi) ve ekranda gösteriyoruz. Sonra sana 12 cümlelik bir kişilik analizi sunuyoruz. Analizi 0 (hiç tutmadı) ile 5 (tıpatıp beni anlatıyor) arasında puanlıyor, ardından her cümle için “bana uyuyor” ya da “uymuyor” diyorsun. En sonda bu tür analizlere genel olarak ne kadar güvendiğini ve okurken bir şeyden şüphelenip şüphelenmediğini soruyoruz. Asıl sır sonuç ekranında: analiz herkes için aynı. Seçtiğin renk ve şekil yalnızca ekranın süsünü değiştirdi; 12 cümle hiçbir cevaptan etkilenmedi. Kaydettiğimiz tek şeyler puanın, cümle cümle işaretlerin, güven ve şüphe cevapların ve seçtiğin renk, şekil ve saat; çizimin ve dokunuşların cihazından çıkmaz.

Araştırmalar ne diyor

Forer (1949), 39 öğrencisine bir kişilik testi uyguladı ve bir hafta sonra her birine “kişisel” bir değerlendirme verdi. Değerlendirmeler aslında herkese aynıydı ve cümlelerin çoğu bir gazete bayisinde satılan astroloji kitabından alınmıştı. Öğrenciler değerlendirmenin isabetini 0–5 arasında puanladı; Dickson ve Kelly’nin (1985) derlemesine göre ortalama 4,3 idi, kimse 2’nin altında puan vermedi ve yalnızca 5 öğrenci 4’ün altında kaldı. Meehl (1956) bu olguya, “herkese bir şey” sunan gösteri ustası P. T. Barnum’a gönderme yaparak “Barnum etkisi” adını verdi. Sonraki çalışmalar, metin “özellikle senin için” diye sunulduğunda, olumlu ifadeler içerdiğinde ve saygın görünen bir yöntemden çıktığı söylendiğinde kabulün arttığını gösterdi (Dickson ve Kelly, 1985; Snyder, Shenkel ve Lowery, 1977; Furnham ve Schofield, 1987).

Neden böyle

Barnum cümleleri neredeyse herkes için doğrudur ama kişiye özelmiş gibi okunur. Birkaç teknik bunu sağlar: iki uçlu cümleler (“çekingensin ama güvendiğin yerde rahatsın”) her iki ucu da kapsar; evrensel deneyimler (“bir şarkı seni yıllar öncesine götürebilir”) herkeste vardır; gurur okşayan ifadeler kabul edilmeye daha açıktır; belirsiz cümleler (“potansiyelini gösterebileceğin yeri arıyorsun”) yanlışlanamaz. Okurken insan cümleyi kendi anılarıyla eşleştirir; uyan örneği hemen bulur, uymayanı aramaz. Analiz “senin cevaplarından çıktı” diye sunulunca bu eşleştirme daha da kolaylaşır. Forer’ın vurguladığı nokta da buydu: bir kişilik testinin kişiye isabetli gelmesi, o testin geçerli olduğunu göstermez.

Sınırlılık

Bu, Forer’ın sınıf gösterisinin kısa bir çevrimiçi uyarlaması; tek bir sabit metin kullanıyoruz ve kontrol grubu yok, yani “kendine özel” bir analizle karşılaştırma yapmıyoruz. Analizin ekranda hesaplanmış gibi gösterilmesi deneyin parçası; bu küçük aldatmacayı sonuç ekranında hemen açıklıyoruz. Barnum etkisini bilenlerin ya da deneyi daha önce oynamış olanların puanı doğal olarak düşer; bu yüzden şüphe sorusunu ayrıca soruyoruz. Puanlar bir kişilik ölçüsü değildir ve kişisel bir sonuç çıkarmak için kullanılmamalıdır. Metin yalnızca Türkçe ve İngilizce yazıldı; çevirinin ifadeleri biraz farklı olduğu için iki dildeki ortalamalar doğrudan karşılaştırılamayabilir.

4,3Forer’ın sınıfında “kişisel” değerlendirmeye verilen ortalama isabet puanı (0–5)Dickson ve Kelly, 1985
39 kişiden 5Aynı sınıfta 4’ün altında puan veren öğrenciDickson ve Kelly, 1985
daha yüksek isabet puanıAynı metni “özellikle senin için” diye duyanlarSnyder ve Larson, 1972
  1. Forer, B. R. (1949). The fallacy of personal validation: A classroom demonstration of gullibility. Journal of Abnormal and Social Psychology, 44(1), 118–123. Kaynağa git ↗
  2. Meehl, P. E. (1956). Wanted—a good cook-book. American Psychologist, 11(6), 263–272. Kaynağa git ↗
  3. Dickson, D. H., & Kelly, I. W. (1985). The ‘Barnum effect’ in personality assessment: A review of the literature. Psychological Reports, 57(2), 367–382. Kaynağa git ↗
  4. Snyder, C. R., Shenkel, R. J., & Lowery, C. R. (1977). Acceptance of personality interpretations: The “Barnum effect” and beyond. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 45(1), 104–114. Kaynağa git ↗
  5. Snyder, C. R., & Larson, G. R. (1972). A further look at student acceptance of general personality interpretations. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 38(3), 384–388. Kaynağa git ↗
  6. Furnham, A., & Schofield, S. (1987). Accepting personality test feedback: A review of the Barnum effect. Current Psychology, 6(2), 162–178. Kaynağa git ↗

Bir kahvaltı sorusundan kişilik analizi çıkar mı?

Burç yorumları, kahve falı, “hangi kahvesin?” testleri ve kişilik çözümlemesi vaat eden uygulamalar hep aynı duyguya oynar: biri ya da bir şey seni okumuş gibi hissetmek. Bu deneyde o duyguyu kendi gözünle görmek istiyoruz. Önce birkaç tuhaf soru soruyoruz; ardından cevaplarından çıkmış gibi görünen 12 cümlelik bir kişilik analizi gösteriyoruz.

Analizi ne kadar isabetli bulduğunu 0 ile 5 arasında puanlıyor, sonra her cümle için “bana uyuyor” ya da “uymuyor” diyorsun. Sonuç ekranında asıl sırrı açıklıyoruz: analiz herkes için kelimesi kelimesine aynı. Kalabalığın ortalama puanını, hangi cümlenin en çok “tuttuğunu” ve Forer’ın 1949’daki öğrencileriyle aranızdaki farkı orada görebilirsin.

Forer’ın sınıfı

Psikolog Bertram Forer 1949’da giriş düzeyindeki psikoloji dersinde 39 öğrencisine bir kişilik testi uyguladı. Bir hafta sonra her öğrenciye adı yazılı, “kişisel” bir değerlendirme verdi ve isabetini 0 (çok zayıf) ile 5 (mükemmel) arasında puanlamalarını istedi. Değerlendirmeler aslında herkese aynıydı; cümlelerin çoğunu bir gazete bayisinde satılan astroloji kitabından almıştı.

Dickson ve Kelly’nin (1985) aktarımına göre öğrencilerin verdiği ortalama puan 4,3 idi. Kimse 2’nin altında puan vermedi ve yalnızca beş öğrenci 4’ün altında kaldı. Forer’ın uyarısı nettir: bir değerlendirmenin kişiye isabetli gelmesi, onu üreten yöntemin kişiyi başkalarından ayırt edebildiğini göstermez. Herkese aynı derecede uyan bir metin, aslında kimseyi tarif etmez.

Neden “Barnum”?

Paul Meehl 1956’da, klinik psikolojideki kişilik raporlarını eleştirirken bu olguya “Barnum etkisi” adını verdi. Ad, gösterilerinde “herkese bir şey” sunmasıyla ünlü sirk patronu P. T. Barnum’dan geliyor. Meehl’in kaygısı, neredeyse herkes için doğru olan cümlelerin bir hasta hakkında bilgi veriyormuş gibi rapora yazılmasıydı.

Sonraki yıllarda yapılan çok sayıda çalışma Forer’ın bulgusunu tekrar tekrar üretti. Dickson ve Kelly’nin (1985) derlemesi, kabulün özellikle iki şeye bağlı olduğunu vurgular: metnin kişiye özel olduğunun söylenmesi ve metnin olumlu olması. Snyder ve Larson’ın (1972) çalışmasında aynı metnin “özellikle senin için” hazırlandığını duyanlar, “insanların çoğu için geçerli” diye duyanlardan daha yüksek isabet puanı verdi.

Bir Barnum cümlesinin anatomisi

Bu deneydeki 12 cümleyi Forer’ın metnini kullanmadan, bilinen tekniklerle yeniden yazdık. İki uçlu cümleler bir özelliği ve tersini birlikte söyler: “önce gözlemci kalırsın, güvendiğinde rahatlarsın.” Hemen herkes bu iki durumu da yaşamıştır. Evrensel cümleler herkesin deneyimini anlatır: bir şarkının insanı yıllar öncesine götürmesi gibi. Gurur okşayan cümleler (“derin bağları önemsersin”) kabul edilmeye daha yatkındır; insanlar olumlu özellikleri kendilerine daha kolay yakıştırır.

Belirsiz cümleler ise yanlışlanamaz: “gerçek potansiyelini gösterebileceğin yeri hâlâ arıyorsun” cümlesine kim kesin bir “hayır” diyebilir? Okurken her cümleyi kendi hayatımızdaki bir örnekle eşleştiririz; uyan örneği hemen buluruz, uymayan örnekleri aramayız. Sonuç ekranındaki çözümde her cümlenin hangi teknikle yazıldığını ve kalabalığın yüzde kaçının “bana uyuyor” dediğini görebilirsin.

Bu bilgi ne işe yarar?

Barnum etkisi yalnızca burç yorumlarını açıklamaz. İşe alımda kullanılan bazı kişilik raporları, “bilimsel” görünen çevrimiçi testler ve kişiselleştirilmiş reklamlar da aynı duygudan yararlanabilir. Bir sonucun sana çok uyması, onun senin hakkında bir şey bildiğini göstermez; asıl soru, aynı sonucun başkalarına da ne kadar uyacağıdır.

Barnum metinlerine karşı en iyi savunma, sonucu başkalarının sonucuyla yan yana koymaktır. Forer’ın öğrencileri değerlendirmelerinin aynı olduğunu ancak birbirlerine gösterince anladı. Sonucunu paylaşırsan arkadaşların da aynı analizi göreceğini unutma; bu deneyin en eğlenceli yanı belki de bu.

Sık sorulanlar

Barnum etkisi nedir?

Herkese uyabilecek genel ve belirsiz kişilik tanımlarını, insanların kendilerine özel ve isabetli bulma eğilimidir. Adını Paul Meehl (1956) koydu; ilk deneysel gösterimi Forer’ın (1949) sınıf deneyidir. Bu yüzden “Forer etkisi” de denir.

Analiz gerçekten herkese aynı mı?

Evet. Seçtiğin renk ve şekil yalnızca ekranın görünüşünü değiştirdi; 12 cümle ve sıraları herkes için aynı. Çizgin ve dokunuşların gerçekten ölçüldü ve ekranda gösterildi, ama metne hiçbir etkisi olmadı.

Neden yüksek puan verdim, saf mıyım?

Hayır. Cümleler, neredeyse herkesin hayatında karşılığı olacak biçimde yazıldı. Forer’ın psikoloji öğrencileri ortalama 4,3 verdi. Yüksek puan, cümleleri dürüstçe kendi hayatınla karşılaştırdığını gösteriyor; sorun metnin herkese uymasında.

Bu, kişilik testlerinin hepsi işe yaramaz demek mi?

Hayır. Geçerliliği araştırılmış kişilik ölçekleri insanları birbirinden ayırt eden ve başka davranışları belirli ölçüde öngören puanlar verir. Barnum etkisi şunu gösterir: bir sonucun kişiye isabetli gelmesi, testin geçerli olduğunun kanıtı değildir. Geçerlilik, sonuçların insanlar arasında anlamlı farklar göstermesiyle ölçülür.

Hangi verilerimi kaydediyorsunuz?

İsabet puanını, her cümle için “uyuyor / uymuyor” işaretini, bu tür analizlere güvenini, okurken şüphelenip şüphelenmediğini ve seçtiğin renk, şekil ve saati kaydediyoruz. Çizdiğin çizgi ve dokunuşların cihazından çıkmaz.

Tartışma 0 yorum

Tartışmaya katılOkumak serbest. Yorum yazmak ve oy vermek için gönüllü ol; 20 saniye sürer.
Henüz yorum yok.İlk yazan sen ol; iyi bir soru tartışmayı başlatır.

Bu deney hakkında konular

Yeni konu aç →
Bu deney için açılmış ayrı bir konu yok. Yöntemi eleştirmek, bir makale paylaşmak ya da yeni bir soru sormak için konu açabilirsin.