Açık Hafıza Deese, 1959

Yanlış anı.

Dört kısa kelime listesi oku, sonra hangi kelimelerin listelerde olduğunu söyle. Her listede gizli bir kelime var: bütün kelimeler onu çağrıştırıyor ama kendisi hiç gösterilmiyor. Belleğin onu ekleyecek mi?

3 dksürer 0katılım Anonimkayıt gerekmez
rüyayatakgeceyastıkhorultuhuzurkaranlıkuyku?listede yoktu
EXP. 053

Hiç görmediğin bir kelimeyi, gördüğünden emin olacak kadar canlı hatırlayabilir misin?

Deney yükleniyor… JavaScript kapalıysa deney çalışmaz; bilim kutusunu ve makaleyi aşağıda okuyabilirsin.

Önce deneye katıl.

Bilimi okumak cevabını etkileyebilir. Katıldıktan sonra her şey açılır; istersen yine de şimdi okuyabilirsin.

Deneye dön
Bilim kutusu

Birbiriyle ilişkili kelimeleri okuyan insanlar, listede hiç geçmeyen ama hepsinin çağrıştırdığı kelimeyi çoğu zaman okunan kelimeler kadar sık ve emin bir biçimde 'hatırlar'.

Ne ölçüyoruz

Deese–Roediger–McDermott (DRM) yöntemiyle yanlış tanımayı ölçüyoruz. Altı listelik bir havuzdan dördünü okuyorsun; her liste, listede hiç geçmeyen bir 'gizli kelimenin' en güçlü on çağrışımı (örneğin rüya, yatak, gece, yastık… ama 'uyku' yok). Kelimeler ekranda birer birer 1,1 saniye görünür, aralarında 0,25 saniye boşluk vardır. Ardından 16 kelimelik tanıma testi gelir: okunan her listeden iki kelime (listenin ilk kelimesi ve ilk altı kelimeden biri), dört gizli kelime ve okumadığın iki listenin gizli kelimesi ile ilk kelimesi (ilgisiz kelimeler). Her kelimeye dört dereceli cevap verirsin: kesin vardı (4), galiba vardı (3), galiba yoktu (2), kesin yoktu (1). 3 ya da 4 'vardı' sayılır. Puan: isabet (okunan kelimeye 'vardı') eksi yanlış alarm (okunmayan kelimeye 'vardı'), −8 ile 8 arası. Listeler, test kelimeleri ve sıra oyun tohumundan gelir. Türkçe listeler Akdoğan, Akırmak ve Gürsoy'un (2020) Türkçe çağrışım normlarından (Tekcan ve Göz 2005) kurduğu listelerden, İngilizce listeler Stadler, Roediger ve McDermott'un (1999) normlarından alındı.

Araştırmalar ne diyor

Deese (1959) çağrışım listelerinden sonra yapılan serbest hatırlamada, listede olmayan belirli bir kelimenin sık sık araya karıştığını fark etti. Roediger ve McDermott (1995) bu bulguyu yeniden keşfetti. İlk deneylerinde, 12 kelimelik altı listeyi dinleyen katılımcılar gizli kelimeleri serbest hatırlamada %40 oranında 'hatırladı'; sonraki tanıma testinde okunan kelimelere %86, gizli kelimelere %84, ilgisiz kelimelere %2 oranında 'vardı' dediler ve gizli kelimelerin %58'inde 'kesin vardı' dediler. Stadler, Roediger ve McDermott (1999) 36 listenin normlarını çıkardı: gizli kelimeyi yanlış hatırlama listeden listeye %10 ile %65, yanlış tanıma %27 ile %84 arasında değişti; en güçlüsü 'pencere' listesiydi. Akdoğan, Akırmak ve Gürsoy (2020) Türkçe listelerle tanıma testinde okunanlara %83, gizli kelimelere %71, ilgisizlere %6 'vardı' cevabı buldu; en çok yanılma üreten listeler 'uyku', 'gömlek', 'bayrak', 'soğuk' ve 'pencere' oldu.

Neden böyle

İki temel açıklama birlikte anılır. Birincisine göre listedeki her kelime, anlam ağında gizli kelimeyi de kendiliğinden canlandırır; sonradan bu iç canlanmanın kaynağı ayırt edilemez ve kelime 'görülmüş' sanılır. İkincisine göre bellek bir listenin ayrıntılarının yanında özünü de saklar ('uyku hakkında bir liste'); ayrıntı izi soldukça cevaplar özüne uyan kelimelere kayar. Gallo (2010) DRM araştırmalarının on beş yılını derlerken bu yanılmanın tek bir süreçten değil, birden çok ve bazen birbirine karşı çalışan süreçten doğduğunu vurguladı. Önemli olan şu: bu bir dikkatsizlik hatası değil, anlamı saklayan sağlıklı bir belleğin yan ürünü.

Sınırlılık

Roediger ve McDermott ile Akdoğan ve arkadaşlarında tanıma testinden önce her listeden sonra serbest hatırlama vardı; hatırlama yanlış tanımayı artırabildiği için bizim oranlarımızın biraz daha düşük çıkması beklenebilir. Kelimeleri sesli değil yazılı gösteriyoruz ve listeler 10 kelime (özgün listeler 12 ve 15). Türkçe listelerde norm sırasına uyduk, ama başka bir listede de geçen ya da tek başına doğal durmayan birkaç kelimeyi atladık. Bu deneyi bilenler gizli kelimeyi arar; bu yüzden testten sonra deneyi daha önce görüp görmediğini soruyoruz ve kalabalık sonuçlarında ayrı gösteriyoruz. On altı kelime kişisel bir yanılma eğilimini kesin göstermek için az.

%86 / %84 / %2Okunan / gizli / ilgisiz kelimelere 'vardı' (tanıma, 1. deney)Roediger ve McDermott, 1995
%58Gizli kelimelere 'kesin vardı'Roediger ve McDermott, 1995
%40 / %55Gizli kelimenin serbest hatırlanması (12 / 15 kelimelik listeler)Roediger ve McDermott, 1995
%84 / %27Yanlış tanıma: 36 listenin en güçlüsü ('pencere') / en zayıfıStadler ve ark., 1999
%83 / %71 / %6Türkçe listeler: okunan / gizli / ilgisizAkdoğan ve ark., 2020
  1. Deese, J. (1959). On the prediction of occurrence of particular verbal intrusions in immediate recall. Journal of Experimental Psychology, 58(1), 17–22. Kaynağa git ↗
  2. Roediger, H. L., III, & McDermott, K. B. (1995). Creating false memories: Remembering words not presented in lists. Journal of Experimental Psychology: Learning, Memory, and Cognition, 21(4), 803–814. Kaynağa git ↗
  3. Stadler, M. A., Roediger, H. L., III, & McDermott, K. B. (1999). Norms for word lists that create false memories. Memory & Cognition, 27(3), 494–500. Kaynağa git ↗
  4. Gallo, D. A. (2010). False memories and fantastic beliefs: 15 years of the DRM illusion. Memory & Cognition, 38(7), 833–848. Kaynağa git ↗
  5. Akdoğan, M., Akırmak, Ü., & Gürsoy, İ. (2020). Türkçe kelimelerin bellek yanılması üretme oranlarının Deese-Roediger-McDermott (DRM) paradigması ile incelenmesi. Türk Psikoloji Yazıları, 23(46), 31–54. Kaynağa git ↗

Hiç olmamış bir şeyi hatırlamak

Bir arkadaşının sana bir düğünü anlattığını düşün: gelin, damat, pasta, dans, müzik… Birkaç gün sonra onun 'nikâh memurundan' da söz ettiğinden emin olabilirsin, oysa hiç söylememiştir. Belleğimiz olayların kaydını tutan bir kamera gibi çalışmaz; anlamı saklar ve boşlukları en olası parçalarla doldurur. Çoğu zaman bu işimize yarar, bazen de hiç olmamış bir ayrıntıyı canlı bir anı gibi yaşatır.

Bu deneyde dört kısa kelime listesi okuyorsun. Her liste, listede hiç geçmeyen bir kelimenin çağrışımlarından oluşuyor. Ardından gelen testte kelimelerin listelerde olup olmadığını ve ne kadar emin olduğunu söylüyorsun. Bu, psikolojide yanlış anıları incelemek için en çok kullanılan yöntemlerden biri: Deese–Roediger–McDermott, kısaca DRM.

Deese'den Roediger ve McDermott'a

James Deese 1959'da kelime listelerinden sonra yapılan serbest hatırlamalarda ilginç bir şey fark etti: bazı listelerden sonra insanlar, listede olmayan belirli bir kelimeyi sık sık yazıyordu. Bulgu uzun süre pek ilgi görmedi. Henry Roediger ve Kathleen McDermott 1995'te onu yeniden ele aldı ve yanlış anı araştırmalarının temel yöntemlerinden birine dönüştürdü.

İlk deneylerinde katılımcılar on iki kelimelik altı liste dinledi ('yatak, dinlenmek, uyanık, yorgun, rüya…' gibi, ama 'uyku' yok) ve her listeden sonra aklında kalanları yazdı. Gizli kelimeler %40 oranında 'hatırlandı', yani listenin ortalarındaki gerçek kelimeler kadar sık. Sonraki tanıma testinde okunan kelimelere %86, gizli kelimelere %84 oranında 'vardı' dendi; listelerle ilgisiz kelimelere ise yalnızca %2. Daha da çarpıcısı, gizli kelimelerin %58'inde insanlar 'kesin vardı' dedi.

Hatırlıyor musun, yoksa biliyor musun?

Roediger ve McDermott ikinci deneylerinde daha uzun, on beş kelimelik listeler kullandı; gizli kelimelerin serbest hatırlanma oranı %55'e çıktı. Tanıma testinde katılımcılardan 'vardı' dedikleri kelimeler için iki tür yaşantıyı ayırmalarını istediler: kelimenin söylendiği anı zihinlerinde yeniden yaşıyorlarsa 'hatırlıyorum', yalnızca orada olduğunu biliyorlarsa 'biliyorum'.

Sonuç, yanlış anıların yalnızca bir tahmin olmadığını gösterdi: insanlar hiç duymadıkları kelimeler için de sık sık 'hatırlıyorum' dedi, yani söylendiği anı yaşadıklarını bildirdi. Yazarlar makalelerini şu cümleyle özetledi: insanlar hiç olmamış olayları hatırlar. Bu deneyde 'hatırlıyorum ya da biliyorum' sormuyoruz, ama dört dereceli güven cevabı benzer bir şeyi gösteriyor: gizli kelimelere 'kesin vardı' deme oranın.

Her liste aynı değil

Michael Stadler, Roediger ve McDermott 1999'da 36 listenin normlarını yayımladı. Hepsi yanlış anı üretmek için kurulmuştu, ama etkileri çok farklıydı: gizli kelimeyi serbestçe 'hatırlayanların' oranı en zayıf listede %10, en güçlüsünde %65'ti; yanlış tanıma da %27 ile %84 arasında değişti. En güçlü liste 'pencere' listesiydi: kapı, cam, perde, pervaz… dinleyenlerin %84'ü sonra 'pencere'yi de duyduğunu söyledi. İngilizce oynayanlar için listeleri bu normlardan seçtik.

Türkçede Meliscan Akdoğan, Ümit Akırmak ve İdil Gürsoy 2020'de Türkçe çağrışım normlarından (Tekcan ve Göz 2005) on liste kurdu. Tanıma testinde okunan kelimelere %83, gizli kelimelere %71, ilgisiz kelimelere %6 oranında 'vardı' dendi. Listelerin gücü yine çok farklıydı: 'uyku', 'gömlek', 'bayrak', 'soğuk' ve 'pencere' listeleri en çok yanılma üretenlerdi, 'polis' listesi en az. Türkçe oynayanlar için bu listelerden en güçlü beşini ve 'araba' listesini kullanıyoruz.

Neden kanıyoruz?

İki açıklama sık anılır. Birincisine göre listedeki her kelime anlam ağında gizli kelimeyi de kendiliğinden canlandırır; okurken zihninden 'uyku' geçmiş olabilir. Sonra testte bu iç canlanmanın kaynağını, yani kelimeyi gördüğünü mü yoksa yalnızca düşündüğünü mü, ayırt edemezsin. İkincisine göre bellek bir listenin ayrıntılarının yanında özünü de saklar: 'uykuyla ilgili bir liste'. Ayrıntılar soldukça özüne uyan her kelime tanıdık gelir.

David Gallo 2010'da DRM araştırmalarının on beş yılını derlerken bu yanılmanın tek bir süreçten değil, birden çok ve bazen birbirine karşı çalışan süreçten doğduğunu vurguladı. Ayrıca bu laboratuvar yanılmasına yatkınlıktaki kişisel farkların, kamusal olayları yanlış hatırlamak gibi gündelik yanılmalarla ilişkili bulunduğunu aktardı. Önemli bir nokta: DRM yanılması bir dikkatsizlik ya da zayıflık işareti değil. Anlamı ve özü saklayan, genelleme yapabilen sağlıklı bir belleğin yan ürünü.

Puanın ne anlatır, ne anlatmaz?

Puanın, okunan sekiz kelimeden tanıdıklarının sayısından, okunmayan sekiz kelimeye (dört gizli, dört ilgisiz) 'vardı' dediklerinin sayısı çıkarılarak bulunur; −8 ile 8 arasındadır. İsabetle yanlış alarmı birlikte tartan, kendi sonucunu bir bakışta özetleyen bir sayı; sıralama ya da yarış için değil. Deneyin asıl sonucu ise gizli kelimelere 'vardı' deme oranın ve bu cevaplardaki güvenin: ilgisiz kelimelere neredeyse hiç kanmayıp gizli kelimelere kanmak, yanılmanın rastgele değil, anlamdan doğduğunu gösterir.

Sonucunu laboratuvar değerleriyle karşılaştırırken farkları hatırla: özgün deneylerde her listeden sonra serbest hatırlama vardı ve bu, yanlış tanımayı artırabiliyor; biz hemen tanıma testine geçiyoruz. Kelimeler sesli değil yazılı ve listeler daha kısa. Deneyi bilenler gizli kelimeyi arayacağı için testten sonra bunu soruyor ve kalabalıkta ayrı gösteriyoruz. Bilimsel veride ilk oyunun kalır; tekrar oynadığında artık hileyi bildiğin için sonuç farklı olacaktır.

Sık sorulanlar

DRM yöntemi nedir?

Deese (1959) ile Roediger ve McDermott'un (1995) adlarını taşıyan bir yanlış anı yöntemidir. Katılımcılar, listede olmayan bir kelimenin çağrışımlarından oluşan listeleri okur ya da dinler; sonra bu gizli kelimeyi çoğu zaman okunan kelimeler kadar sık 'hatırlarlar'.

Puanım nasıl hesaplanıyor?

Okunan sekiz kelimeden 'vardı' dediklerinin sayısından (isabet), okunmayan sekiz kelimeye 'vardı' dediklerinin sayısı (yanlış alarm) çıkarılır. 'Kesin vardı' ve 'galiba vardı' cevapları 'vardı' sayılır. Puan −8 ile 8 arasındadır.

Gizli kelimeye kandım; belleğim mi kötü?

Hayır. Roediger ve McDermott'un (1995) katılımcıları gizli kelimelere %84 oranında 'vardı' dedi. Bu yanılma, anlamı ve özü saklayan sağlıklı bir belleğin yan ürünü olarak görülür; Gallo (2010) birden çok sürecin birlikte rol oynadığını vurgular.

Hangi listeler en çok kandırıyor?

Stadler, Roediger ve McDermott'un (1999) 36 listelik normlarında yanlış tanıma en zayıf listede %27, en güçlüsünde ('pencere') %84'tü. Türkçede Akdoğan ve arkadaşları (2020) 'uyku', 'gömlek', 'bayrak', 'soğuk' ve 'pencere' listelerinin en çok yanılma ürettiğini buldu.

Deneyi zaten biliyordum; sonucum geçerli mi?

Bilenler gizli kelimeyi arayabildiği için genellikle daha az kanar. Testten sonra deneyi daha önce görüp görmediğini soruyoruz ve kalabalık sonuçlarında ilk kez görenlerle bilenleri ayrı gösteriyoruz.

Neden yarış ya da sıralama yok?

Bu deney bir kez, habersizken oynandığında anlamlı: gizli kelimeleri öğrendikten sonra artık aynı testi yapmıyorsun. Bu yüzden yarış odası, meydan okuma ve sıralama tablosu yok; oturumlarda herkesin kendi başına oynadığı tek kişilik bir test olarak eklenebilir. Bilimsel veride ilk oyunun kalır; tekrar oynayabilirsin ama sonuç artık farklı bir şeyi ölçer.

Tartışma 0 yorum

Tartışmaya katılOkumak serbest. Yorum yazmak ve oy vermek için gönüllü ol; 20 saniye sürer.
Henüz yorum yok.İlk yazan sen ol; iyi bir soru tartışmayı başlatır.

Bu deney hakkında konular

Yeni konu aç →
Bu deney için açılmış ayrı bir konu yok. Yöntemi eleştirmek, bir makale paylaşmak ya da yeni bir soru sormak için konu açabilirsin.