İnce ses, küçük top
Biri sana iki top gösterse, biri küçük biri büyük, ve tiz bir ses çalıp 'Bu ses hangisinden çıkıyor?' diye sorsa ne derdin? İnsanların çoğu küçük topu gösterir. Daha pes bir ses çalınınca büyük topu. Bu türden, farklı duyulara ait özellikler arasında kurulan ve insanların büyük ölçüde paylaştığı eşleşmelere duyular arası eşleşme denir.
Charles Spence'in 2011'de yayımlanan kapsamlı derlemesi bu alanın başvuru kaynaklarından biri. Spence, sesin tizliği ile görsel yükseklik, boyut ve parlaklık arasındaki eşleşmeleri en sağlam örnekler arasında sayar. Bu eşleşmeler yalnızca anket cevaplarında görünmez; uyumlu çiftlerle verilen tepkiler, uyumsuz çiftlere göre daha hızlı olabilir.
Bebekler de 'ince sesli küçük top' der mi?
Catherine Mondloch ve Daphne Maurer 2004'te 30–36 aylık çocuklara iki zıplayan top gösterdi ve ortadan gelen bir sesin hangi topa ait olduğunu sordu. Çocuklar tiz sesi güvenilir biçimde daha küçük ve daha açık renkli topla eşleştirdi. Araştırmacılar bunu, bazı eşleşmelerin öğrenmeden önce, doğuştan gelen bağlantıların izleri olabileceğine dair bir ipucu olarak yorumladı.
Ama her eşleşme bu kadar erken ve evrensel değil. Bazıları dünyayı gözlemleyerek öğrenilir: büyük hayvanların, büyük davulların, büyük nesnelerin sesi genellikle daha pestir. Bazıları da dilin taşıdığı kavramlardan beslenir.
Türkçede ses neden 'ince' ve 'kalın'?
Türkçede tiz bir sese 'ince', pes bir sese 'kalın' deriz. Felemenkçe ve İngilizce gibi dillerde ise ses 'yüksek' ve 'alçak'tır. Sarah Dolscheid ve arkadaşları 2013'te Felemenkçe ve Farsça konuşanları karşılaştırdı; Farsça da Türkçe gibi kalınlık kelimelerini kullanır. İki grubun dil kullanmayan basit perde görevlerinde farklı davrandığını, Felemenkçe konuşanlar perdeyi kalınlık kelimeleriyle anlatmaya alıştırılınca de Farsça konuşanlara benzediklerini buldular.
2020'de Dolscheid, Çelik, Erkan, Küntay ve Majid bu kez Türkçe ve Felemenkçe konuşanları test etti. İki grup da tiz sesi ince çizgiyle eşleştirdi; ama yükseklik eşleşmesinde ayrıştılar. Kalın çizginin yukarıda, ince çizginin aşağıda olduğu çatışmalı durumlarda Türkçe konuşanlar ağırlıkla kalınlığa göre seçti, Felemenkçe konuşanlar daha sık yüksekliğe göre. Bu deneydeki ince–kalın sorusu bu yüzden özellikle ilginç; kalabalık sonuçlarında Türkçe ve İngilizce sayfalarda oynayanları ayrı gösteriyoruz.
Sert tını, sivri şekil
Ünlü bouba-kiki deneyinde (bu laboratuvardaki 'Bouba mı, kiki mi?' deneyi) insanlar uydurma kelimeleri şekillerle eşleştirir. Burada kelime yok: aynı perdede çalan iki ses var, biri yumuşak ve yuvarlak tınılı, öbürü cızırtılı ve sert. Mohammad Adeli ve arkadaşları 2014'te 119 kişiyle yaptıkları çalışmada yumuşak tınıların yuvarlak, sert tınıların köşeli şekillerle güçlü biçimde eşleştiğini buldu.
Aynı çalışmada ilginç bir ayrıntı da var: seslerin temel frekansı, yani tizliği, katılımcıların seçtiği dikey konumla ilişkili çıkmadı. Tizlik ile yükseklik arasındaki eşleşme pek çok çalışmada güçlü bulunsa da her uyaran ve görevde ortaya çıkmıyor.
Tatlının şekli, ekşinin rengi
Duyular arası eşleşmeler tatlarla da kurulur. Carlos Velasco ve arkadaşlarının 2016'daki çalışmasında katılımcıların tat kelimeleri ve şekiller hakkındaki yargıları iki kümeye ayrıldı: yuvarlak şekiller ve 'tatlı' bir yanda; köşeli şekiller ile 'tuzlu', 'ekşi' ve 'acı' öbür yanda. Yuvarlak küme daha olumlu, köşeli küme ise daha 'güçlü' bulundu.
Renklerde de benzer bir düzen var. Spence ve arkadaşlarının 2015'teki derlemesine göre tatlı en çok kırmızı ve pembeyle, ekşi yeşil ve sarıyla, tuzlu beyaz ve maviyle, acı siyah ve morla eşleşir. Woods ve Spence 2016'da bu örüntüyü büyük ölçüde tekrarladı: tatlı en sık pembeyle, ekşi yeşille, tuzlu beyazla, acı siyahla eşleşti. Biz renk sorularında tadı yalnızca adıyla soruyoruz; 'limon gibi' demek sarıyı, 'kahve gibi' demek kahverengiyi akla getirirdi. Bu eşleşmeler ambalaj tasarımcılarının da ilgisini çekiyor: bir paketin rengi ve şekli, içindekinin tadına dair beklentimizi etkileyebilir.
Herkes aynı eşleşmeyi yapar mı?
Hayır. Alan, kültürler arası farkları giderek daha çok ciddiye alıyor. Andrew Bremner ve arkadaşları 2013'te Namibya'nın kuzeyindeki Himba topluluğuyla çalıştı. Himba katılımcılar bouba-kiki eşleşmesini Batılılar gibi yaptı; ama Batılıların köşeli şekille eşleştirdiği gazlı suyu köşeli şekle eşlemediler ve daha az acı olan sütlü çikolatayı Batılıların tersine köşeli şekille eşleştirdiler.
Bu yüzden sonuç ekranındaki 'tipik yön' bir doğru cevap değil, araştırmalarda en sık bildirilen yön. Senin eşleşmelerinin bir kısmı kalabalıktan ayrışabilir; bu, duyularının yanlış çalıştığı anlamına gelmez, deneyimlerinin, dilinin ve tercihlerinin izini taşıdığını gösterir.