Gülümse demeden gülümsetmek
Duyguların yüzümüze yansıdığını herkes bilir. Yüz geri bildirimi fikri ise yönü tersine çevirir: yüzümüzün aldığı biçim de hissettiklerimizi biraz değiştirebilir. Bu fikri sınamanın zorluğu açık: birine “gülümse” dersen ne ölçtüğünü anlar ve belki de sana yardım etmek için karikatürleri daha komik bulduğunu söyler.
Fritz Strack, Leonard Martin ve Sabine Stepper 1988’de buna akıllıca bir çözüm buldu. Katılımcılara deneyin asıl amacını gizleyen bir açıklama yapıp kalemi ağızlarında tutmalarını istediler. Bir grup kalemi dişleriyle tuttu ve yüzü farkında olmadan gülümsemeye yaklaştı; öbür grup dudaklarıyla tuttu ve gülümsemek zorlaştı.
1988: 5,14’e 4,32
Kalem ağızdayken katılımcılar karikatürleri 0 (hiç komik değil) ile 9 (çok komik) arasında puanladı. Kalemi dişleriyle tutanlar ortalama 5,14, dudaklarıyla tutanlar 4,32 verdi. Fark 0,82 puandı ve yüz geri bildiriminin en zarif kanıtlarından biri olarak ders kitaplarına girdi.
Çalışma 2016’ya kadar 1.300’ü aşkın kez alıntılandı ve kalem tekniği, insanlara ne yapacaklarını söylemeden yüz ifadesini değiştirmenin standart yolu oldu. Ama yıllar boyunca aynı deneyin birebir tekrarı yapılmadı; sonraki çalışmalar genellikle başka ölçüler ve başka düzenekler kullandı.
2016: 17 laboratuvar, 0,03
2016’da Eric-Jan Wagenmakers’ın öncülüğünde 17 laboratuvar, kayıtlı bir tekrar raporu kapsamında Strack’in ilk deneyini yeniden yaptı. Protokol önceden hazırlanıp onaylandı; karikatürler önceden sınanıp orta derecede komik olanlar seçildi; katılımcıların kalemi doğru tutup tutmadığını görmek için video kaydı alındı. Deneyin amacını tahmin edenler ve karikatürleri anlamadığını söyleyenler analizden çıkarıldı.
1.894 katılımcının verisi birleştirildiğinde fark 0,03 puan çıktı; %95 güven aralığı −0,11 ile 0,16 arasındaydı. Orijinaldeki 0,82, bu aralığın çok dışındaydı. Sonuç, psikolojideki tekrarlama tartışmasının sembollerinden biri oldu.
Kamera, bir ayrıntı mı?
Strack, tekrarla birlikte yayımlanan yorumunda iki farka dikkat çekti: tekrarlarda katılımcılar video kamerayla kaydediliyordu ve kullanılan karikatürler katılımcılara eski ya da yabancı gelmiş olabilirdi. Gözlendiğini bilmek, insanları kendi iç hislerine daha az güvenmeye itebilirdi.
Noah, Schul ve Mayo (2018) bu fikri doğrudan sınadı: deneyi bir kez kamerayla, bir kez kamerasız yaptılar. Kamera yokken yüz geri bildirimi etkisi ortaya çıktı, kamera varken kayboldu. Bu tek bir çalışma ve etkiyi kesinleştirmiyor; ama küçük bir yöntem farkının sonucu değiştirebileceğini gösteren güzel bir örnek.
Many Smiles: büyük bir uzlaşma denemesi
Coles, Larsen ve Lench 2019’da 138 çalışmayı bir araya getiren bir meta-analiz yayımladı: yüz geri bildirimi gerçekten vardı ama etkisi küçüktü ve koşullara göre değişiyordu. Marsh, Rhoads ve Ryan (2019) ise dokuz dönem boyunca 400’ü aşkın öğrenciyle yaptıkları sınıf gösterisinde orijinale yakın bir etki buldu.
Bunun üzerine fikre inananlarla kuşku duyanlar bir araya gelip Many Smiles çalışmasını tasarladı. 19 ülkeden 3.878 katılımcının verisi, gülümseyen bir yüzü taklit etmenin ve isteyerek gülümsemenin mutluluğu hem artırabildiğini hem de başlatabildiğini gösterdi. Kalem görevinde ise kanıt daha az kesindi. Yani fikir yaşıyor; ünlü kalem yöntemi ise onu göstermenin en güvenilir yolu olmayabilir.
Bizim kalabalığın payı
Bu deneyde katılımcılar evde ve kimse onları izlemiyor; bu yönüyle kameralı tekrarlardan çok orijinale benziyor. Öte yandan gözetim olmadığı için kalemi doğru tutup tutmadığını yalnızca senin bildiriminden biliyoruz ve sayfanın adı tutuşlardan birini ele veriyor. Bu yüzden, tekrar çalışmasında olduğu gibi, deneyin amacını doğru tahmin edenleri ve kontrol sorularını geçemeyenleri ana karşılaştırmadan ayırıyoruz.
Karikatürlerimiz balabs için çizildi; puanlar orijinal karikatürlerin puanlarıyla doğrudan karşılaştırılamaz, ama iki grup arasındaki fark karşılaştırılabilir. Sonuç ekranında bu farkı, 1988’deki 0,82 ve 2016’daki 0,03 ile aynı çizelgede, güven aralığıyla birlikte gösteriyoruz. Her yeni katılımcı bu hikâyeye küçük bir veri noktası ekliyor.