Bir ayı, bir zil, bir yasak
1987’de Teksas’taki Trinity Üniversitesi’nde öğrencilerden tuhaf bir şey istendi: beş dakika boyunca akıllarından geçenleri yüksek sesle söyleyecekler ve bu sırada beyaz bir ayıyı düşünmeyeceklerdi. Masada bir zil vardı. Beyaz ayı akıllarına gelirse, söylemeseler bile zili çalacaklardı. Daniel Wegner ve arkadaşları bu sırada her şeyi kaydetti. Sonuç basit ve biraz komikti: katılımcılar düşünmemeleri söylenmişken bile beyaz ayıyı dakikada birden fazla kez düşündü.
Fikrin kendisi yeni değildi. Wegner ve arkadaşları makalelerine bir anekdotla başlar: anlatılana göre genç Dostoyevski kardeşine beyaz bir ayıyı düşünmemesini söylemiş, çocuk da uzun süre şaşkın kalmış. Yeni olan, bu sezgiyi ölçülebilir bir deneye dönüştürmekti. Deneyin asıl sürprizi ise bastırma sırasında değil, sonrasında geldi.
Geri tepme: bastırma bitince ne olur?
Wegner’in deneyinde iki grup vardı. Bir grup önce beş dakika bastırdı, sonra beş dakika boyunca beyaz ayıyı düşünmeye çalıştı. Öbür grup aynı iki talimatı ters sırayla aldı. Önce bastıran grup, ikinci dönemde beyaz ayıyı en baştan düşünmeye başlayan gruptan daha sık düşündü. Üstelik bu gruptaki zil sesleri dakikalar ilerledikçe arttı; öbür dönemlerin hepsinde ise zaman geçtikçe azalıyordu.
Araştırmacılar buna geri tepme dedi: bastırılan düşünce, bastırma kalkınca bir dalga gibi geri geliyordu. İkinci deneyde küçük bir değişiklik yaptılar: bazı katılımcılara, beyaz ayı aklına gelirse her seferinde kırmızı bir Volkswagen’i düşünmelerini söylediler. Bu katılımcılarda sonraki geri tepme belirgin biçimde azaldı. Dağınık bir kaçış yerine tek bir sığınak, bastırmanın bedelini düşürüyor gibiydi.
İronik süreçler
Wegner 1994’te bu bulguları ironik süreç kuramıyla açıkladı. Kurama göre zihnimizi bir yöne çevirmek iki süreç ister. Biri bilinçli ve yorucu bir işletmecidir: bize istediğimiz durumu sağlayacak düşünceleri, burada beyaz ayı dışındaki her şeyi arar. Öbürü sessiz bir denetçidir: istenmeyen durumun, yani beyaz ayının, geri gelip gelmediğini kontrol eder. Denetçi çaba istemez ama işini yapabilmek için aradığı şeyi aklının bir köşesinde tutmak zorundadır.
Her şey yolundayken işletmeci kazanır. Ama yorgunluk, stres ya da aynı anda yapılan başka bir iş işletmeciyi zayıflatırsa denetçi tek başına kalır ve aradığını bulur. Bu yüzden kurama göre ironik etkiler en çok zihinsel yük altında görünmelidir: uykusuzken bir şeyi düşünmemeye çalışmak, dinlenmişken çalışmaktan daha kolay ters teper.
Meta-analizler ne diyor?
Beyaz ayı deneyinden sonra düşünce bastırma üzerine yüzlerce çalışma yapıldı ve sonuçlar her zaman aynı çıkmadı. Abramowitz, Tolin ve Street 2001’de kontrollü çalışmaları bir araya getirdi. Bastırmadan sonraki geri tepme küçük ile orta büyüklükte bir etki olarak ortaya çıktı ve büyüklüğü, bastırılan düşüncenin türüne ve düşüncelerin nasıl sayıldığına göre değişiyordu.
Wang, Hagger ve Chatzisarantis 2020’de Wegner’in özgün düzenine benzeyen 31 çalışmayı yeniden inceledi. Geri tepme, kişilerin aynı anda başka bir zihinsel yük taşıyıp taşımamasından bağımsız olarak görüldü. Bastırma sırasındaki anlık artış, yani bastırırken düşüncenin hiç bastırmamaya göre daha sık gelmesi, ise yalnızca ek bir zihinsel yük varken ortaya çıktı. Kısacası bastırmak çoğu zaman düşünceyi o an biraz azaltabiliyor ama sonradan bir bedel ödetebiliyor.
Bu deneyde ne yapıyoruz?
Bizim sürümümüz iki dakika: bir dakika bastırma, bir dakika serbest. Katılımcıların yarısı önce bastırıyor, yarısı önce serbest kalıyor; hangi sırada olacağını kişiye özel bir tohum seçiyor. Böylece geri tepmeyi Wegner’in yaptığı gibi gruplar arasında ölçebiliyoruz: bastırmadan sonra gelen serbest dakikayı, hiç bastırmadan geçen serbest dakikayla karşılaştırıyoruz.
Wegner’in katılımcıları ikinci dönemde beyaz ayıyı düşünmeye çalışıyordu; bizim serbest dakikamızda ise yalnızca serbestsin ve ayı gelirse basıyorsun. Bu, sonraki pek çok çalışmada kullanılan izleme dönemine daha yakın. Her basışın zamanını kaydettiğimiz için dakikanın içindeki seyri de görebiliyoruz: ayı bastırırken başta mı daha çok geliyor, bastırma bitince giderek mi artıyor?
Gündelik hayatta beyaz ayılar
Uyumaya çalışırken yarınki toplantıyı, diyetteyken tatlıyı ya da bir sınavdan önce başarısızlık ihtimalini düşünmemeye çalışmak, beyaz ayının gündelik kuzenleridir. Düşünce bastırma, kaygı ve takıntılarla ilgili bazı psikolojik modellerde önemli bir yer tutuyor; çünkü istenmeyen bir düşünceyi zorla itmenin onu daha da yapışkan hâle getirebileceği düşünülüyor.
Araştırmalardan çıkan pratik ders mütevazı: bir düşünceyi hiç gelmeyecek biçimde silmek zor. Kendine sürekli “düşünme” demek yerine dikkatini tek ve ilgi çekici bir şeye vermek, ya da düşüncenin gelip geçmesine izin vermek çoğu zaman daha az yorucu. Wegner’in kırmızı Volkswagen’i bu yüzden hâlâ sık anılan bir örnek.