Bir kahvaltı sorusundan kişilik analizi çıkar mı?
Burç yorumları, kahve falı, “hangi kahvesin?” testleri ve kişilik çözümlemesi vaat eden uygulamalar hep aynı duyguya oynar: biri ya da bir şey seni okumuş gibi hissetmek. Bu deneyde o duyguyu kendi gözünle görmek istiyoruz. Önce birkaç tuhaf soru soruyoruz; ardından cevaplarından çıkmış gibi görünen 12 cümlelik bir kişilik analizi gösteriyoruz.
Analizi ne kadar isabetli bulduğunu 0 ile 5 arasında puanlıyor, sonra her cümle için “bana uyuyor” ya da “uymuyor” diyorsun. Sonuç ekranında asıl sırrı açıklıyoruz: analiz herkes için kelimesi kelimesine aynı. Kalabalığın ortalama puanını, hangi cümlenin en çok “tuttuğunu” ve Forer’ın 1949’daki öğrencileriyle aranızdaki farkı orada görebilirsin.
Forer’ın sınıfı
Psikolog Bertram Forer 1949’da giriş düzeyindeki psikoloji dersinde 39 öğrencisine bir kişilik testi uyguladı. Bir hafta sonra her öğrenciye adı yazılı, “kişisel” bir değerlendirme verdi ve isabetini 0 (çok zayıf) ile 5 (mükemmel) arasında puanlamalarını istedi. Değerlendirmeler aslında herkese aynıydı; cümlelerin çoğunu bir gazete bayisinde satılan astroloji kitabından almıştı.
Dickson ve Kelly’nin (1985) aktarımına göre öğrencilerin verdiği ortalama puan 4,3 idi. Kimse 2’nin altında puan vermedi ve yalnızca beş öğrenci 4’ün altında kaldı. Forer’ın uyarısı nettir: bir değerlendirmenin kişiye isabetli gelmesi, onu üreten yöntemin kişiyi başkalarından ayırt edebildiğini göstermez. Herkese aynı derecede uyan bir metin, aslında kimseyi tarif etmez.
Neden “Barnum”?
Paul Meehl 1956’da, klinik psikolojideki kişilik raporlarını eleştirirken bu olguya “Barnum etkisi” adını verdi. Ad, gösterilerinde “herkese bir şey” sunmasıyla ünlü sirk patronu P. T. Barnum’dan geliyor. Meehl’in kaygısı, neredeyse herkes için doğru olan cümlelerin bir hasta hakkında bilgi veriyormuş gibi rapora yazılmasıydı.
Sonraki yıllarda yapılan çok sayıda çalışma Forer’ın bulgusunu tekrar tekrar üretti. Dickson ve Kelly’nin (1985) derlemesi, kabulün özellikle iki şeye bağlı olduğunu vurgular: metnin kişiye özel olduğunun söylenmesi ve metnin olumlu olması. Snyder ve Larson’ın (1972) çalışmasında aynı metnin “özellikle senin için” hazırlandığını duyanlar, “insanların çoğu için geçerli” diye duyanlardan daha yüksek isabet puanı verdi.
Bir Barnum cümlesinin anatomisi
Bu deneydeki 12 cümleyi Forer’ın metnini kullanmadan, bilinen tekniklerle yeniden yazdık. İki uçlu cümleler bir özelliği ve tersini birlikte söyler: “önce gözlemci kalırsın, güvendiğinde rahatlarsın.” Hemen herkes bu iki durumu da yaşamıştır. Evrensel cümleler herkesin deneyimini anlatır: bir şarkının insanı yıllar öncesine götürmesi gibi. Gurur okşayan cümleler (“derin bağları önemsersin”) kabul edilmeye daha yatkındır; insanlar olumlu özellikleri kendilerine daha kolay yakıştırır.
Belirsiz cümleler ise yanlışlanamaz: “gerçek potansiyelini gösterebileceğin yeri hâlâ arıyorsun” cümlesine kim kesin bir “hayır” diyebilir? Okurken her cümleyi kendi hayatımızdaki bir örnekle eşleştiririz; uyan örneği hemen buluruz, uymayan örnekleri aramayız. Sonuç ekranındaki çözümde her cümlenin hangi teknikle yazıldığını ve kalabalığın yüzde kaçının “bana uyuyor” dediğini görebilirsin.
Bu bilgi ne işe yarar?
Barnum etkisi yalnızca burç yorumlarını açıklamaz. İşe alımda kullanılan bazı kişilik raporları, “bilimsel” görünen çevrimiçi testler ve kişiselleştirilmiş reklamlar da aynı duygudan yararlanabilir. Bir sonucun sana çok uyması, onun senin hakkında bir şey bildiğini göstermez; asıl soru, aynı sonucun başkalarına da ne kadar uyacağıdır.
Barnum metinlerine karşı en iyi savunma, sonucu başkalarının sonucuyla yan yana koymaktır. Forer’ın öğrencileri değerlendirmelerinin aynı olduğunu ancak birbirlerine gösterince anladı. Sonucunu paylaşırsan arkadaşların da aynı analizi göreceğini unutma; bu deneyin en eğlenceli yanı belki de bu.