İki çerçeve, tek karar.

Aynı rakamlar, farklı kelimeler. Kararını rakamlar mı veriyor, yoksa onların nasıl anlatıldığı mı?

20 snsürer 1katılım Anonimkayıt gerekmez
+200−400KURTARILIRÖLÜR
EXP. 012

600 kişinin hayatı tehlikede: önerilen iki programdan hangisini seçersin?

Deney yükleniyor… JavaScript kapalıysa deney çalışmaz; bilim kutusunu ve makaleyi aşağıda okuyabilirsin.

Önce deneye katıl.

Bilimi okumak cevabını etkileyebilir. Katıldıktan sonra her şey açılır; istersen yine de şimdi okuyabilirsin.

Deneye dön
Bilim kutusu

Aynı sonuç, iki farklı cümle: çoğumuz kazanç dilinde temkinli, kayıp dilinde kumarbaz oluruz.

Ne ölçüyoruz

Sana iki çerçeveden biri rastgele gösteriliyor: programlar ya kurtarılacak ya da ölecek kişi sayısıyla anlatılıyor. İki çerçevede de kesin seçenek (200 kişi kurtulur = 400 kişi ölür) ve riskli seçenek birebir aynı; beklenen sonuç da hepsinde 200 kurtulan. Ölçtüğümüz şey, kesin seçeneği seçenlerin oranının sadece anlatıma göre değişip değişmediği.

Araştırmalar ne diyor

Tversky ve Kahneman 1981'de Science'ta, kazanç çerçevesini okuyan 152 kişinin %72'sinin kesin seçeneği seçtiğini, kayıp çerçevesini okuyan 155 kişinin ise yalnızca %22'sinin kesin seçeneğe gittiğini bildirdi. Kühberger'in 1998 meta-analizi yüzü aşkın çalışmada ortalama etkiyi d = 0,31 buldu; yayın yanlılığını düzelten 2018 tarihli yeniden analiz (Steiger ve Kühberger) ise d = 0,52 hesapladı. Bu probleme benzeyen 40'tan fazla çalışmanın ortalamasında kesin seçenek kazanç çerçevesinde %63, kayıp çerçevesinde %41 oranında tercih edildi. 36 örneklem ve 6.000'i aşkın kişiyle yapılan Many Labs replikasyonu etkiyi doğruladı (d ≈ 0,60), ama orijinal çalışmadakinden (d ≈ 1,13) belirgin biçimde küçük buldu.

Neden böyle

Beklenti teorisine göre sonuçları mutlak büyüklükleriyle değil, bir referans noktasına göre kazanç ya da kayıp olarak değerlendiririz. Kazançlarda her ek birimin değeri azaldığı için 'kesin 200' riskli bir 600'den daha çekici gelir; kayıplarda ise tablo tersine döner ve kesin bir kaybı kabullenmektense kumar oynamayı yeğleriz. Tamamlayıcı bir açıklama dikkatle ilgili: '200 kişi kurtulacak' cümlesi kurtulamayacak 400 kişiyi açıkça söylemez, zihnimiz de çoğu zaman yalnızca söyleneni tartar.

Sınırlılık

Senaryo varsayımsal; laboratuvardaki katılımcılar için de öyleydi, ama gerçek bir kriz anında insanlar başka bilgiler de arar. Bu problem psikoloji derslerinin klasiği olduğu için daha önce gördüysen cevabın etkilenebilir; etkinin büyüklüğü de ifade ve sunuş ayrıntılarına göre değişiyor.

%72Kazanç çerçevesinde kesin seçeneği seçenler (N = 152)Tversky & Kahneman, 1981
%22Kayıp çerçevesinde kesin seçeneği seçenler (N = 155)Tversky & Kahneman, 1981
%63 / %41Benzer 40+ çalışmanın ortalaması: kesin seçenek (kazanç / kayıp)Kühberger, 2023
d ≈ 0,60Many Labs replikasyonu, 36 örneklem: etki büyüklüğüKlein ve ark., 2014
  1. Tversky, A., & Kahneman, D. (1981). The framing of decisions and the psychology of choice. Science, 211(4481), 453–458. Kaynağa git ↗
  2. Kahneman, D., & Tversky, A. (1979). Prospect theory: An analysis of decision under risk. Econometrica, 47(2), 263–291. Kaynağa git ↗
  3. Kühberger, A. (1998). The influence of framing on risky decisions: A meta-analysis. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 75(1), 23–55. Kaynağa git ↗
  4. Levin, I. P., Schneider, S. L., & Gaeth, G. J. (1998). All frames are not created equal: A typology and critical analysis of framing effects. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 76(2), 149–188. Kaynağa git ↗
  5. Klein, R. A., Ratliff, K. A., Vianello, M., Adams, R. B., Jr., Bahník, Š., Bernstein, M. J., … Nosek, B. A. (2014). Investigating variation in replicability: A "Many Labs" replication project. Social Psychology, 45(3), 142–152. Kaynağa git ↗
  6. Kühberger, A. (2023). A systematic review of risky-choice framing effects. EXCLI Journal, 22, 1012–1031. Kaynağa git ↗

Bir salgın, iki program

1981'de Amos Tversky ve Daniel Kahneman, Science dergisinde karar psikolojisinin en çok alıntılanan sorularından birini yayımladı. Katılımcılardan, 600 kişinin ölümüne yol açması beklenen alışılmadık bir salgına karşı hazırlanan yetkilileri düşünmeleri ve iki programdan birini seçmeleri istendi. Literatürde bu soru, orijinal metindeki bir ifade yüzünden hâlâ 'Asian disease problem' adıyla anılıyor; Many Labs replikasyonu gibi yeni çalışmalar ise senaryodan coğrafi ifadeleri çıkarıyor. Biz de öyle yaptık.

Bir gruba programlar kurtulacak kişilerle anlatıldı: A programında 200 kişi kesin kurtuluyor, B programında 1/3 olasılıkla 600 kişinin hepsi kurtuluyor, 2/3 olasılıkla kimse kurtulamıyor. Bu gruptaki 152 kişinin %72'si A'yı seçti. Diğer gruba aynı programlar ölecek kişilerle anlatıldı: C'de 400 kişi kesin ölüyor, D'de 1/3 olasılıkla kimse ölmüyor, 2/3 olasılıkla 600 kişinin hepsi ölüyor. Bu kez 155 kişinin yalnızca %22'si kesin seçeneği, yani C'yi tercih etti. Oysa A ile C, B ile D tamamen aynı sonuçları anlatıyor.

Beklenti teorisi: kazançta temkin, kayıpta cesaret

Bu tablonun teorik arka planı, Kahneman ve Tversky'nin 1979'da Econometrica'da yayımladığı beklenti teorisi (prospect theory). Teori üç basit fikre dayanıyor. Birincisi, sonuçları toplam servet ya da toplam can kaybı gibi mutlak ölçülerle değil, bir referans noktasına göre değerlendiririz. İkincisi, kazançlarda her ek birimin öznel değeri giderek azalır, bu da kesin kazancı riskli olandan daha cazip kılar. Üçüncüsü, kayıplar eşit büyüklükteki kazançlardan daha ağır hissedilir ve kayıp tarafında eğri tersine dönerek risk almayı çekici hale getirir.

Salgın sorusunda referans noktasını belirleyen şey kelimelerdir. 'Kurtulmak' dili, başlangıç noktasını herkesin öleceği bir durum olarak kurar ve her kurtulan bir kazanç gibi görünür. 'Ölmek' dili ise başlangıcı herkesin yaşadığı bir durum olarak kurar ve her ölüm bir kayıp gibi okunur. Kahneman, Tversky ile birlikte geliştirdiği bu çalışmalar nedeniyle 2002'de Nobel ekonomi ödülünü aldı; Tversky 1996'da hayatını kaybettiği için ödülü paylaşamadı.

Her çerçeve aynı değil

Levin, Schneider ve Gaeth'in 1998 tarihli etkili derlemesi, 'çerçeveleme' adı altında aslında üç ayrı olgunun incelendiğini gösterdi. Riskli seçim çerçevelemesi, bizim deneyimizdeki gibi kesin ve riskli seçenekler arasında tercih yapmayı içerir. Nitelik çerçevelemesinde tek bir özellik olumlu ya da olumsuz etiketlenir; aynı ürünün '%75 yağsız' ya da '%25 yağlı' diye tanıtılması klasik örnektir ve insanlar olumlu etiketli olanı daha çok beğenir. Hedef çerçevelemesinde ise bir davranışın yapılınca kazandıracakları ya da yapılmayınca kaybettirecekleri vurgulanır.

Bu ayrım önemli, çünkü üç türün mekanizmaları ve etki büyüklükleri farklı. Levin ve arkadaşlarına göre farklı paradigmaları tek bir 'çerçeveleme etkisi' gibi tartışmak, literatürde birbiriyle çelişiyormuş gibi görünen sonuçların önemli bir kaynağıydı.

Etki gerçek mi? Meta-analizler ve replikasyon

Replikasyon krizinin sarstığı psikolojide çerçeveleme etkisi, sağlam çıkan bulgulardan biri. Kühberger'in 1998 meta-analizi yaklaşık 30.000 katılımcıyı kapsayan yüzü aşkın çalışmayı birleştirdi ve ortalama etkiyi d = 0,31 olarak hesapladı. Yirmi yıl sonra yayın yanlılığını hesaba katan yeniden analiz, beklenenin aksine daha büyük bir değer buldu (d = 0,52). Salgın sorusuna benzeyen 40'tan fazla çalışmanın ortalamasında kesin seçeneği seçenler kazanç çerçevesinde %63, kayıp çerçevesinde %41'di: fark, 1981'deki 50 puanlık farktan küçük ama açık.

2014'te yayımlanan Many Labs projesinde, aralarında İstanbul'daki Koç Üniversitesi'nden bir örneklemin de bulunduğu 36 bağımsız örneklem aynı soruyu kullandı. Etki çok güçlü biçimde tekrarlandı (d ≈ 0,60) ve örneklemlerin %86'sında anlamlı çıktı, ama 1981'deki büyüklüğün kabaca yarısı kadardı. Kühberger'in 2023 derlemesi benzer etkilerin bonobo, şempanze ve kapuçin maymunlarında da gözlendiğini aktarıyor; tartışma artık etkinin varlığından çok, onu en iyi hangi açıklamanın yakaladığı üzerine.

Gerçekten irrasyonel miyiz?

Bazı araştırmacılar, kesin seçeneğin cümlesinin eksik bilgi verdiğini savunuyor: '200 kişi kurtulacak' ifadesi, geri kalan 400 kişiye ne olacağını açıkça söylemez ve bazı okuyucular bunu 'en az 200' gibi anlayabilir. Kühberger'in 2023 tarihli sistematik derlemesi de etkiyi saf bir mantık hatası olarak sunmanın abartılı olduğunu, insanların dikkatlerini metinde açıkça yazana odakladığını vurguluyor. Yine de seçenekleri tam olarak belirten varyasyonlarda da etkinin tamamen kaybolmadığı bildiriliyor.

Gündelik hayatta çerçeveler her yerde: bir tedavinin 'hayatta kalma' ya da 'ölüm' oranıyla anlatılması, bir indirimin 'kazanç' ya da 'kaçırılan fırsat' diye sunulması gibi. Önemli bir karardan önce seçeneği bir de öbür çerçeveden yeniden yazmak, yani '200 kişi kurtulur' cümlesini '400 kişi ölür' diye okumak, basit ama işe yarayan bir alışkanlık.

Sık sorulanlar

Çerçeveleme etkisi nedir?

Mantıksal olarak aynı seçeneklerin farklı kelimelerle (kazanç ya da kayıp, olumlu ya da olumsuz) sunulmasının tercihleri değiştirmesidir. En ünlü örneği Tversky ve Kahneman'ın 1981'deki salgın problemidir.

Salgın sorusunda doğru cevap hangisi?

Tek bir doğru cevap yok: her iki çerçevede de kesin ve riskli seçeneğin beklenen sonucu 200 kurtulan. Sorun seçimin kendisi değil, aynı kişinin sadece anlatım değişince tercihini değiştirmesidir.

Beklenti teorisi ne söyler?

İnsanların sonuçları bir referans noktasına göre kazanç ya da kayıp olarak değerlendirdiğini, kazançlarda riskten kaçındığını, kayıplarda ise risk aradığını ve kayıpları kazançlardan daha ağır tarttığını söyler.

Çerçeveleme etkisi herkeste görülür mü?

Hayır. Ortalamada güçlü ve tekrarlanabilir bir etki, ama bireyler arasında büyük farklar var ve büyüklüğü sorunun ifadesine, konusuna ve sunuş biçimine göre değişiyor.

Çerçevelemeden nasıl korunabilirim?

Bir seçeneği karar vermeden önce karşı çerçeveye çevirip yeniden okumak ve kayıpları da kazançları da sayılarla açıkça yazmak etkiyi azaltabilir.

Tartışma 0 yorum

Yorum yazmak ve oy vermek için gönüllü ol. 20 saniye sürer.
GirişGönüllü ol
Henüz yorum yok. İlk yazan sen ol.

Bu deney hakkında konular

Yeni konu aç →
Bu deney için açılmış ayrı bir konu yok. Yöntemi eleştirmek, bir makale paylaşmak ya da yeni bir soru sormak için konu açabilirsin.