Prize bakan iki göz
Bir prizin iki deliği ve altındaki çizgi, bir arabanın farları ve ızgarası, bir evin iki penceresi ve kapısı: bunlara bakınca çoğumuz bir an için şaşkın, gülümseyen ya da somurtan bir yüz görürüz. Bu yanılsamaya yüz pareidolisi denir. Ay'daki yüzden kızarmış ekmekteki yüze kadar gündelik hayatta çok sık karşılaşırız ve çoğu zaman bir kez gördükten sonra görmemek imkânsızlaşır.
Bu deneyde kullandığımız 16 nesneyi kendimiz çizdik. Sekizinde parçalar yüze benzer biçimde dizilmiş; diğer sekizi aynı türden nesneler ama parçaları yüz düzeninde değil. Böylece yalnızca ne kadar sık yüz gördüğünü değil, yüz düzeninin buna ne kadar katkı yaptığını da görebiliyoruz.
Yüz bulmaya ayarlı bir beyin
Yüzler bizim için o kadar önemli ki görme sistemi onları kaçırmamak üzerine kurulmuş gibi. Susan Wardle ve arkadaşları 2020'de beyin görüntüleme ve beyin dalgası ölçümlerini birleştirerek hayalî yüzlerin beyinde nasıl temsil edildiğine baktı. Hayalî yüzler ilk anda gerçek yüzlere, aynı türden yüzsüz nesnelerden daha çok benzer biçimde temsil ediliyordu; ama yaklaşık 250 milisaniye içinde bu temsil sıradan nesnelerinkine dönüştü. Araştırmacılar bunu, hassasiyete seçicilikten daha çok önem veren, geniş ayarlı bir yüz algılama mekanizmasının izi olarak yorumladı.
Bu eğilim yalnızca insanlara özgü değil. Jessica Taubert ve arkadaşları 2017'de rhesus maymunlarının, insanlarda yüz pareidolisi uyandıran nesne fotoğraflarına, yüz görülmeyen benzer nesnelerden daha uzun baktığını ve göz hareketlerinin yüze bakarkenki düzeni izlediğini gösterdi. Pareidoli, çizgi film izleyerek öğrendiğimiz bir alışkanlıktan çok, başka türlerle paylaştığımız bir yüz algılama sisteminin yan ürünü gibi görünüyor.
Beklenti yüzü çağırır
Bir yüz görme olasılığı yalnızca nesneye değil beklentimize de bağlı. Liu ve arkadaşları 2014'te katılımcılara yalnızca rastgele gürültüden oluşan görüntüler gösterdi ama yarısında bir yüz ya da harf saklı olduğunu söyledi. Katılımcılar denemelerin %34'ünde yüz, %38'inde harf gördüğünü bildirdi. Yüz gördüklerini söyledikleri anlarda beynin yüze duyarlı bölgelerinden biri olan sağ fusiform yüz alanı da tepki verdi.
Bu yüzden deneyimizde iki ayrı ölçü tutuyoruz: yüz benzeri nesnelerde ne kadar sık yüz gördüğün ve yüz düzeni olmayan eşlerinde ne kadar sık 'evet' dediğin. İlki yüz düzenine duyarlılığını, ikincisi genel 'evet deme' eğilimini gösterir.
Hayalî yüzlerin ifadesi, yaşı ve cinsiyeti
Wardle, Paranjape, Taubert ve Baker 2022'de PNAS'ta yayımlanan çalışmalarında daha ileri bir soru sordu: Hayalî yüzleri yalnızca algılamakla mı kalırız, yoksa onlara gerçek yüzlere yüklediğimiz özellikleri de mi veririz? İnternetten ve kendi arşivlerinden topladıkları 256 fotoğrafla, toplam 3.815 yetişkinin katıldığı bir dizi deney yaptılar. Katılımcılar hayalî yüzlere rahatlıkla bir ifade, yaş ve cinsiyet verdi.
Her yüz için en sık verilen ifadeye bakıldığında yüzlerin %34’ünde mutluluk, %19’unda şaşkınlık, %14’ünde öfke öne çıktı; yüzlerin yalnızca %19'u ifadesiz bulundu. Yüzlerin %75'inin en sık verilen yaşı 30'un altındaydı. Ama en çarpıcı bulgu cinsiyetteydi.
Neden çoğu hayalî yüz erkek?
Katılımcılar cinsiyet sorusunda erkek, kadın ya da tarafsız seçeneklerinden birini seçebiliyordu; yanıtların yaklaşık yarısı tarafsızdı. Cinsiyet verilen yanıtların ise %81,4'ü erkek, %18,6'sı kadındı. Görüntülerin %90'ının ortalaması erkek tarafındaydı; katılımcıların %80'i erkek yönünde, yalnızca %3'ü kadın yönünde yanlılık gösterdi. Yanlılık katılımcının kendi cinsiyetine göre değişmedi.
Araştırmacılar olası açıklamaları tek tek denedi. Nesnelerin yalnızca adları gösterildiğinde (ör. 'patates') cinsiyet yanlılığı çıkmadı. Fotoğraflar gri tonluya çevrildiğinde yanlılık neredeyse aynı kaldı. Yüz görülmeyen eş nesneler de bunu açıklamadı. Yazarların önerisi, en az ayrıntıyla kurulan bir yüzün başka bir ipucu yoksa varsayılan olarak erkek sayılması; bu varsayılanın dilden mi, kültürden mi, gördüğümüz yüzlerden mi geldiği açık bir soru. 2023'te Wardle ve arkadaşları aynı yanlılığı 4 yaşından itibaren çocuklarda da buldu.
Türkçede 'o' kimdir?
Wardle ve arkadaşlarının katılımcılarının hepsi ABD'de yaşıyordu ve İngilizce konuşuyordu. İngilizcede bir kişiden söz ederken çoğu zaman 'he' ya da 'she' demek gerekir. Türkçede üçüncü tekil şahıs zamiri 'o' cinsiyet belirtmez. Dil açıklaması doğruysa Türkçe konuşanlarda yanlılığın daha zayıf çıkması beklenebilir; ama kültür, medya ve gündelik deneyim de rol oynayabileceği için böyle bir fark tek başına dili kanıtlamaz.
Bu yüzden kalabalık sonuçlarında Türkçe ve İngilizce sayfalarda oynayanları ayrı gösteriyoruz. Bu yalnızca sayfanın dilidir; kimin hangi dili konuştuğunu ya da nerede büyüdüğünü bilmiyoruz. Yine de böyle bir karşılaştırmanın, yaygın bir varsayımı sınamak için iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz.