Açık Renk hafızası Newhall ve ark., 1957

Rengi hatırla.

Bütün ekranı kaplayan bir rengi üç saniye aklında tut, sonra renk tonu, doygunluk ve parlaklık şeritleriyle yeniden kur. Hafıza rengi nereye kaydırıyor?

2 dksürer 0katılım Anonimkayıt gerekmez
8,26neredeyse aynısıasıl renk
EXP. 038

Bir rengi üç saniye gördükten sonra üç şeritle ne kadar doğru yeniden kurabilirsin?

Deney yükleniyor… JavaScript kapalıysa deney çalışmaz; bilim kutusunu ve makaleyi aşağıda okuyabilirsin.

Tekrar oyna, yüksel

Sıralama.

  1. Henüz kimse sıralamaya girmedi. İlk sen ol.
Sıralamada yalnızca gönüllüler görünür. Anonim oynayışların, gönüllü olunca hesabına bağlanır.Gönüllü ol renk hafızası · her kişinin en iyi oynayışı sayılır · “Bugün” her gece yarısı (İstanbul) sıfırlanır
Önce deneye katıl.

Bilimi okumak cevabını etkileyebilir. Katıldıktan sonra her şey açılır; istersen yine de şimdi okuyabilirsin.

Deneye dön
Bilim kutusu

Renk hafızası bir fotoğraf gibi çalışmaz: hatırlanan renkler çoğu zaman kendi kategorisinin merkezine ya da görülen renklerin ortalamasına doğru kayar, sıklıkla da olduğundan daha doygun hatırlanır.

Ne ölçüyoruz

Bir rengi kısa bir süre gördükten sonra ne kadar doğru hatırladığını ölçüyoruz. Beş elin her birinde hedef renk 3 saniye boyunca bütün ekranı kaplıyor; köşede saliseleri akan bir 'aklında tut' sayacı var. 2. ve 4. ellerde ardından 4 saniyelik bir bekleme geliyor (nötr gri ekran ve geri sayım); 1., 3. ve 5. ellerde yalnızca kısa bir geçiş var. Sonra soldaki üç dikey şeritle (renk tonu, doygunluk, parlaklık) rengi kuruyorsun; bütün ekran o an seçtiğin rengi alıyor. 'Bu renk' ile onayladığında ekran ikiye bölünüyor: üstte senin rengin, altta hedef. Hata, iki renk arasındaki CIEDE2000 renk farkı (ΔE00) olarak hesaplanıyor ve renk başına puan 10/(1+(ΔE00/22)^1,6) oluyor: ΔE00 5 yaklaşık 9,1, 10 yaklaşık 7,8, 20 yaklaşık 5,4, 40 yaklaşık 2,8 puan. Beş renkten en fazla 50 puan toplayabilirsin. Ayrıca hemen hatırladığın renkleri (1., 3. ve 5. el) bekledikten sonra hatırladıklarınla (2. ve 4. el) karşılaştırıyor ve hatalarının bir yönü olup olmadığına bakıyoruz: renkleri daha doygun, daha açık ya da başka bir tona kaymış mı hatırlıyorsun?

Araştırmalar ne diyor

Newhall, Burnham ve Clark (1957), 25 test rengini hem yan yana hem de hafızadan eşleştirtti. Hafızadan yapılan eşleştirmeler daha değişkendi ve sistematik olarak daha yüksek doygunlukta, biraz da daha yüksek parlaklıktaydı. Bartleson (1960), 50 gözlemciden çimen ve tuğla gibi 10 tanıdık nesnenin rengini 931 Munsell renk kartı arasından hafızadan seçmelerini istedi; 10 hafıza renginin hepsi gerçek renklerden anlamlı biçimde farklıydı, çimen daha yeşil, tuğla daha kırmızı hatırlanıyordu ve çoğu durumda doygunluk ve açıklık artıyordu. Olkkonen, McCarthy ve Allred (2014), gecikmeli renk tahminlerinin o sırada görülen renk kümesinin ortalamasına doğru çekildiğini ve bekleme 0,4 saniyeden 4 saniyeye uzadığında bu çekimin güçlendiğini gösterdi. Bae, Olkkonen, Allred ve Flombaum (2015) ise hafızadan verilen cevapların kategori sınırlarından uzaklaşıp kategori merkezlerine doğru kaydığını buldu.

Neden böyle

Bir rengi kısa süre aklında tuttuğunda elinde gürültülü bir iz kalır. Olkkonen ve arkadaşlarının önerdiği Bayesçi açıklamaya göre beyin bu belirsiz izi, renkler hakkında önceden bildikleriyle, örneğin o ana kadar gördüğü renklerin genel dağılımıyla birleştirir; iz ne kadar gürültülüyse önceki bilgiye o kadar çok yaslanır ve tahmin ortalamaya doğru çekilir. Bae ve arkadaşlarının 'ikili içerik' modeli buna renk kategorilerini ekler: bir rengi hem 'bir tür mavi' olarak hem de o maviye özgü ayrıntılarla saklarız. Kategori bilgisi cevabı kategorinin merkezine doğru çeker; bu eğilim gecikme olmadan da görülür ama hafızada büyür. Hansen ve arkadaşları (2006), hafızanın renk görünümünü bile etkileyebildiğini gösterdi: meyve fotoğraflarının gri görünmesi için renklerinin, meyvenin tipik renginin tersi yönüne kaydırılması gerekiyordu.

Sınırlılık

Ekranlar kalibre değildir; aynı renk iki cihazda farklı görünebilir ve gece modu, mavi ışık filtresi, otomatik renk ayarları ya da ortam ışığı sonucu etkiler. Hedef de senin rengin de bütün ekranı kapladığı için gözün o renklere kısa süreli uyumu, gördüğünü etkileyebilir. Renk tonu, doygunluk ve parlaklık şeritleri algısal olarak eşit adımlı değildir: şeritte aynı mesafe bazı renklerde küçük, bazılarında büyük bir renk farkı yaratır; bu yüzden bazı renkler doğal olarak daha zor çıkabilir. Puanlamada kullandığımız CIEDE2000, CIELAB'in düzensizliklerini azaltmak için geliştirildi ama o da kusursuz değildir; nesne renkleriyle yapılmış ölçümlere dayanarak geliştirildi. Renk görme eksikliği olan kişiler, özellikle kırmızı-yeşil eksenindeki renklerde daha büyük hatalar yapabilir. Beş renk az olduğu için kişisel sonuç gürültülüdür; hafızanın genel eğilimleri en iyi kalabalığın verisinden görülür.

daha doygun, biraz daha parlakHafızadan eşleştirilen renkler, yan yana eşleştirmeye göre (25 test rengi)Newhall ve ark., 1957
10 / 10Hafıza rengi gerçek renginden anlamlı farklı çıkan tanıdık nesneBartleson, 1960
4CIEDE2000'in sınandığı, nesne renklerine dayanan renk ayırt etme veri kümesiLuo, Cui ve Rigg, 2001
0,4 sn → 4 snOrtalamaya çekilmeyi güçlendiren bekleme artışıOlkkonen ve ark., 2014
ΔE*ab ≈ 2,3Fark edilebilir en küçük renk farkı, 1976 formülüyle (sıkça anılan değer; ΔE00'a doğrudan aktarılamaz)Mahy ve ark., 1994; Sharma ve Trussell, 1997
  1. Newhall, S. M., Burnham, R. W., & Clark, J. R. (1957). Comparison of successive with simultaneous color matching. Journal of the Optical Society of America, 47(1), 43–56. Kaynağa git ↗
  2. Bartleson, C. J. (1960). Memory colors of familiar objects. Journal of the Optical Society of America, 50(1), 73–77. Kaynağa git ↗
  3. Bae, G.-Y., Olkkonen, M., Allred, S. R., & Flombaum, J. I. (2015). Why some colors appear more memorable than others: A model combining categories and particulars in color working memory. Journal of Experimental Psychology: General, 144(4), 744–763. Kaynağa git ↗
  4. Olkkonen, M., McCarthy, P. F., & Allred, S. R. (2014). The central tendency bias in color perception: Effects of internal and external noise. Journal of Vision, 14(11), 5. Kaynağa git ↗
  5. Hansen, T., Olkkonen, M., Walter, S., & Gegenfurtner, K. R. (2006). Memory modulates color appearance. Nature Neuroscience, 9(11), 1367–1368. Kaynağa git ↗
  6. Mahy, M., Van Eycken, L., & Oosterlinck, A. (1994). Evaluation of uniform color spaces developed after the adoption of CIELAB and CIELUV. Color Research & Application, 19(2), 105–121. Ayrıca: Sharma, G., & Trussell, H. J. (1997). Digital color imaging. IEEE Transactions on Image Processing, 6(7), 901–932. https://doi.org/10.1109/83.597268 Kaynağa git ↗
  7. Luo, M. R., Cui, G., & Rigg, B. (2001). The development of the CIE 2000 colour-difference formula: CIEDE2000. Color Research & Application, 26(5), 340–350. Kaynağa git ↗
  8. Sharma, G., Wu, W., & Dalal, E. N. (2005). The CIEDE2000 color-difference formula: Implementation notes, supplementary test data, and mathematical observations. Color Research & Application, 30(1), 21–30. Kaynağa git ↗

Bir rengi aklında tutmak

Bir mağazada beğendiğin bir kazağın rengini evdeki pantolonunla uyumlu olup olmayacağını düşünerek hatırlamaya çalıştın mı? Ya da duvar boyası seçerken, aylar önce bir kafede gördüğün o yeşili tarif etmeye? Çoğumuz renkleri iyi hatırladığımızı sanırız; ama iki rengi yan yana karşılaştırmak ile birini hafızadan yeniden üretmek çok farklı işlerdir.

Bu deneyde bir hedef renk üç saniye boyunca bütün ekranı kaplıyor; sonra onu renk tonu, doygunluk ve parlaklık şeritleriyle hafızandan yeniden kuruyorsun. Beş elin üçünde kurmaya hemen başlıyorsun, ikisinde ise önce dört saniye nötr gri bir ekranda bekliyorsun. Bekledikten sonra hatanın ne kadar büyüdüğü, renk hafızanın ne kadar çabuk bulanıklaştığını gösteriyor. Hatanın yönü ise belki daha ilginç bir şeyi: hafızanın renkleri nereye doğru 'düzelttiğini'.

Hafızadaki renk daha canlı

S. M. Newhall, R. W. Burnham ve Joyce R. Clark 1957'de basit bir soru sordu: bir rengi yan yana karşılaştırarak eşleştirmek ile önce görüp sonra hafızadan eşleştirmek aynı sonucu verir mi? Bu farkın önemli olduğunu düşünüyorlardı, çünkü gündelik hayatta renkleri çoğunlukla art arda, hafızaya dayanarak karşılaştırırız; renk ölçümünde ise standart yöntem yan yana eşleştirmedir. 25 test rengiyle yaptıkları deneyde hafızadan yapılan eşleştirmeler daha değişkendi, daha kısa sürüyordu ve sistematik olarak daha doygun, biraz da daha parlaktı. Üç ek deney de aynı yönü doğruladı. Yazarlara göre hatırlanan renklerin bu 'güçlenmesi', hafızanın seçici doğasının doğrudan bir sonucuydu.

C. J. Bartleson 1960'ta aynı soruyu tanıdık nesnelerle sordu. 50 gözlemci, 931 Munsell renk kartı arasından çimen, tuğla gibi 10 doğal nesnenin hafızalarındaki rengini seçti. On hafıza renginin hepsi, nesnelerin ölçülen ortalama renginden anlamlı biçimde farklıydı ve her biri nesnenin baskın renk özelliğine doğru abartılmıştı: çimen daha yeşil, tuğla daha kırmızı. Çoğu durumda hatırlanan renk daha doygun ve daha açıktı. Hafıza, renkleri olduğu gibi değil, olması gerektiğini düşündüğümüz gibi saklıyor gibi görünüyor.

Kategoriler: 'Mavi' demek hatırlamayı nasıl değiştirir?

Renkleri sürekli bir yelpaze olarak görürüz ama aynı zamanda onlara ad veririz: mavi, yeşil, turuncu. Uzun süre görsel çalışma belleği araştırmaları, renk hafızasını yalnızca renk uzayındaki sürekli bir değerin kaydedilmesi olarak ele aldı. Gi-Yeul Bae, Maria Olkkonen, Sarah Allred ve Jonathan Flombaum 2015'te bu varsayımı sorguladı. Katılımcılar hedef renkleri hem gecikmeli hem gecikmesiz olarak yeniden üretti; ayrı deneylerde aynı renk kümesi içinde kategori sınırları ve her kategorinin en tipik, 'odak' renkleri belirlendi.

Sonuçlar açıktı: hafızadan verilen cevaplar kategori sınırlarından uzaklaşıp kategori merkezlerine doğru kayıyordu. Daha şaşırtıcı olanı, aynı örüntünün hedef gözün önündeyken, yani hiç bekleme olmadan da görülmesiydi. Yazarlar bir 'ikili içerik' modeli önerdi: bir rengi hem kategorisiyle ('bir tür yeşil') hem de o renge özgü ayrıntılarla saklarız ve cevabımız ikisinin bir karışımıdır. Bu modele göre hafızada tutmanın asıl etkisi, algıda zaten var olan kategori eğilimlerini büyütmek. Bu yüzden bizim deneyimizde hemen kurduğun renkler de önemli: sınırdaki bir rengi bekleme olmadan da biraz merkeze kaydırıyor olabilirsin; dört saniye beklediğin 2. ve 4. elde bu kayma büyüyebilir.

Ortalamaya çekilme

Hafızanın bir başka eğilimi, tek tek renklerden çok, görülen renklerin tümüne bağlı. Maria Olkkonen, Patrice McCarthy ve Sarah Allred 2014'te katılımcılara bir renk gösterip kısa bir bekleme sonrasında onu tahmin etmelerini istedi. Renkleri farklı ton aralıklarına sahip kümelerden seçtiler. Hangi küme kullanılırsa kullanılsın, ton tahminleri o kümenin ortalamasına doğru çekiliyordu; insanlar deney sırasında gördükleri renklerin dağılımını öğreniyor ve bu bilgiyi kullanıyordu.

Bu çekimin gücü, hafızadaki izin ne kadar gürültülü olduğuna bağlıydı. Hedef ile tahmin arasındaki bekleme 0,4 saniyeden 4 saniyeye uzatıldığında ya da hedef rengin üzerine renkli gürültü eklendiğinde, ortalamaya çekilme belirgin biçimde güçlendi. Bayesçi bir açıdan bakıldığında bu mantıklı bir strateji: elindeki iz zayıfsa, genel olarak ne tür renkler gördüğüne dair bilgiye daha çok yaslanmak, ortalamada hatayı azaltabilir. Bizim 2. ve 4. elimizdeki 4 saniyelik bekleme, bu çalışmada çekimi güçlendiren bekleme süresiyle aynı uzunlukta ve tam olarak bu izi zayıflatmak için var; hatalarının bu ellerde ortalamaya ya da kategori merkezlerine doğru büyüyüp büyümediğine bakıyoruz.

Hafıza görmeyi de etkiler

Hafızanın renkler üzerindeki etkisi yalnızca geçmişi hatırlarken ortaya çıkmıyor. Thorsten Hansen, Maria Olkkonen, Sebastian Walter ve Karl Gegenfurtner 2006'da katılımcılardan ekrandaki meyve görüntülerinin rengini, gri görünene kadar ayarlamalarını istedi. Katılımcılar meyveleri gri gördüklerinde, meyvelerin rengi aslında griden, o meyvenin tipik renginin tersi yönüne doğru kaymış oluyordu. Başka bir deyişle, tipik olarak renkli bir nesnenin gri bir kopyası, o tipik rengin hafif bir izini taşıyor gibi görünüyordu.

Yazarlara göre bu bulgu, renk duyumunun yalnızca gözden gelen veriyle belirlenmediğini, üst düzey görsel hafızanın da onu belirgin biçimde etkilediğini gösteriyor. Bu deneyde tanıdık nesneler kullanmıyoruz; hedeflerimiz rastgele seçilmiş, bütün ekranı kaplayan renkler. Yine de 'bu bir turuncu', 'bu açık bir mavi' gibi kategoriler ve o ana kadar gördüğün renkler, hem rengi nasıl gördüğünü hem de nasıl hatırladığını etkileyebilir.

Puanın ne anlatır, ne anlatmaz?

Her rengin hatasını CIEDE2000 formülüyle, ΔE00 olarak ölçüyoruz. CIELAB uzayındaki düz uzaklık (ΔE*ab, 1976 formülü) basit bir ölçü, ama renk uzayının her bölgesinde göze aynı ölçüde uymuyor. Luo, Cui ve Rigg'in 2001'de yayımladığı ve CIE'nin resmî renk farkı formülü olarak benimsediği CIEDE2000 yine CIELAB'e dayanıyor; ama açıklık, kroma ve ton farklarını ayrı ayrı ağırlıklandırıyor, mavilerde daha iyi sonuç vermek için kroma ile ton farkları arasına bir etkileşim terimi, griler için de a* eksenine bir ölçek düzeltmesi ekliyor. Yazarlar formülü, nesne renkleriyle yapılmış dört güvenilir renk ayırt etme veri kümesini birleştirerek sınadı; CIEDE2000 bu verilerde CMC ve CIE94 formüllerinden açık farkla daha iyi sonuç verdi. Formül epey karmaşık olduğu için Sharma, Wu ve Dalal 2005'te doğru uygulama için ayrıntılı notlar ve sınama verisi yayımladı. Renk biliminde sıkça anılan 'yaklaşık 2,3 birimlik fark edilebilir en küçük fark' değeri ise (Sharma ve Trussell, 1997; Mahy ve ark., 1994) eski 1976 formülüne, ΔE*ab'ye aittir; iki ölçünün değerleri renge göre farklılaştığı için bu sayıyı doğrudan ΔE00'a aktarmamak gerekir.

Hafızadan ve şeritlerle kurulan bir renkte küçük hatalar kaçınılmaz olduğu için puan eğrisini yumuşak tuttuk: renk başına puan 10/(1+(ΔE00/22)^1,6). ΔE00 5'lik bir hata yaklaşık 9,1, 10'luk hata 7,8, 20'lik hata 5,4, 40'lık hata 2,8 puan getiriyor; beş rengin toplamı en fazla 50. Asıl ilgi çekici olan, hemen kurduğun renklerle (1., 3. ve 5. el) dört saniye bekledikten sonra kurduklarının (2. ve 4. el) arasındaki fark ve hatalarının yönü: daha doygun mu hatırlıyorsun, daha açık mı, tonu bir yöne mi kaydırıyorsun? Sonucunu yorumlarken arayüzü de hesaba kat: şeritler renkleri ekranın renk modeline göre tanımlar ve şeritteki eşit adımlar algıda eşit adımlar değildir. Ekranın kalibrasyonu, parlaklığı, gece modu gibi ayarlar ve ortam ışığı da sonucu etkiler. Beş renk, kişisel bir eğilimi kesin olarak göstermek için az; hafızanın renkleri nereye çektiğini en iyi, kalabalığın binlerce cevabı bir araya geldiğinde göreceğiz.

Sık sorulanlar

Renk hafızası nedir?

Bir rengi gördükten sonra aklında tutma ve onu yeniden tanıma ya da üretme becerisidir. Araştırmalar, hatırlanan renklerin gerçek renklerden sistematik biçimde farklı olabildiğini, örneğin daha doygun ya da kategorinin tipik rengine daha yakın hatırlandığını gösteriyor.

Hatırladığım renkler neden daha canlı?

Newhall, Burnham ve Clark (1957) hafızadan yapılan renk eşleştirmelerinin sistematik olarak daha doygun ve biraz daha parlak olduğunu buldu. Bartleson (1960) da tanıdık nesnelerin hafıza renklerinin çoğu durumda daha doygun ve daha açık olduğunu gösterdi; çimen daha yeşil, tuğla daha kırmızı hatırlanıyordu.

ΔE00 nedir, puanım nasıl hesaplanıyor?

ΔE00, CIE'nin benimsediği CIEDE2000 formülüyle hesaplanan renk farkıdır. CIELAB uzayına dayanır ama açıklık, kroma ve ton farklarını ayrı ayrı ağırlıklandırarak göze daha iyi uymayı amaçlar. Her renk için puanın 10/(1+(ΔE00/22)^1,6) olarak hesaplanır: ΔE00 5 yaklaşık 9,1, 10 yaklaşık 7,8, 20 yaklaşık 5,4, 40 yaklaşık 2,8 puan. Beş rengin toplamı en fazla 50'dir.

Beklemek renk hafızasını nasıl etkiler?

Olkkonen ve arkadaşlarının (2014) çalışmasında bekleme 0,4 saniyeden 4 saniyeye uzayınca renk tahminlerinin görülen renklerin ortalamasına doğru çekilmesi güçlendi. Bu deneyin 2. ve 4. elindeki 4 saniyelik bekleme de bu etkiyi görmek için var; bu ellerdeki hatalarını hemen kurduğun renklerdekilerle karşılaştırıyoruz.

Renk adları hatırlamayı etkiler mi?

Görünüşe göre evet. Bae ve arkadaşları (2015), hafızadan verilen cevapların kategori sınırlarından uzaklaşıp 'en tipik' kategori renklerine doğru kaydığını buldu. Bu eğilim gecikme olmadan da vardı ama hafızada büyüyordu.

Ekranım sonucu etkiler mi?

Etkiler. Ekranlar kalibre değildir; parlaklık, gece modu, mavi ışık filtresi ve ortam ışığı renkleri değiştirir. Hedef ile cevap aynı ekranda gösterildiği için bu etkinin bir kısmı dengelenir, ama daha tutarlı bir ölçüm için bu ayarları kapatmanı öneriyoruz.

Tartışma 0 yorum

Yorum yazmak ve oy vermek için gönüllü ol. 20 saniye sürer.
GirişGönüllü ol
Henüz yorum yok. İlk yazan sen ol.

Bu deney hakkında konular

Yeni konu aç →
Bu deney için açılmış ayrı bir konu yok. Yöntemi eleştirmek, bir makale paylaşmak ya da yeni bir soru sormak için konu açabilirsin.